Arınmak lazım!

Sokağa kulak vermek lazım!

Milletin gönlünden düşmemeyi başarmak lazım!

Herkesin ağzından çıkan lafa dikkat etmesi lazım!

Millet sandığa giderken muhasebesini yapar!

Yakın zamana kadar muhalefet sözcülerinden duymakta olduğumuz bu tür laflar artık iktidar sözcülerinin dillerinden düşmüyor.

İktidar sözcüleri Genel Başkanları Erdoğan’ın yüzüne karşı söyleyemedikleri bu lafları dolaylı yollardan söyleyerek ona bir mesaj vermeye çabalıyorlar.

Arınmaları gerektiğini söylerlerken çok haklılar!

Gerçekten de arınmaları şart haline gelmiş bulunuyor.

Her gün haklarında bir dizi suçlama yapılıyor.

Bu suçlamalar karşısında iktidar sözcülerinin takındıkları tavır çok dikkat çekici!

Suçlamaları yalanlamıyorlar ya da yalanlayamıyorlar!

Böyle bir şey olmamıştır diyemiyorlar.

Genellikle sessiz kalmayı tercih ediyorlar.

Onların bu sessizliği kamuoyunda “sükût ikrardandır” çağrışımı yaptırıyor.

Yani iktidar sözcülerinin yapılan suçlamaların altında ezilip kaldıkları varsayılıyor.

İşte o zaman “arınmaları” kaçınılmaz hal alıyor.

Peki, bu suçlamalar gerçekleri yansıtıyorsa o zaman kendi kendilerine tövbe etmekle işin içinden sıyrılabilecekler mi?

Tabanları “ne umduk, ne bulduk” şaşkınlığı içinde.

Bu nedenle sokaktan gelen sese kulak vermeleri elzem oluyor!

Sokaktan gelen seslere kulak vermek ve insanların kafalarında oluşan soru işaretlerine cevap vermeleri gerek.

İnsanların kafalarında oluşan soru işaretlerine tatminkâr bir cevap bulunamazsa gönüllerde kalmak imkânsızlaşıyor.

Yani gönüllerden düşmek kaçınılmaz oluyor.

Evet, yakın zamana kadar sadece muhalefet sözcülerinden duyduğumuz lafları şimdi iktidar sözcülerinden duyuyoruz.

Bu lafların, doğrudan yüzüne karşı söylenemeyen Genel Başkanları Erdoğan’a dolaylı bir biçimde iletilmek istendiği belli.

Gerçekten de muhalefet sözcülerinin işi zor ama iktidar sözcülerinin işi çok daha zor!

Bu nedenle ağızlarından çıkan her lafa çok daha fazla dikkat etmeleri lazım!

Zira bugün ağızlarından kaçan lafların yarın esiri haline gelmeleri mümkün!