İslâm milletinin şu anki durumu ve geleceği kaygı verici

ve hatta umutsuzluğa neden olayların içinde, yoğunluğunda. Uçurum giderek

büyüyor. Bir araya gelinemeyecek kadar da derinleşiyor. Müslümanlar

emperyalizmin birer oyuncağı konumuna düştüler. Onlar ise keyif çatıp uzaktan

uzağa bir yandan seyrediyor, bir yandan da alabildiğine karmaşayı arttırıcı,

kışkırtıcı olmaktan geri kalmıyorlar. Geri kalmamak onların görevi.

Müslümanlar ise bu durumda bütünleştirici, bir araya

getirici, bir ortak dil yakalamalarını sağlayıcı ortak bir dilden, bir

anlayıştan yoksun. Önderlerin sözleri dikkate alınmıyor. Ortalığı kaplayan

gazeteciler ise siyasal iktidarların birer sözcüsü, goygoycusu olduklarından

ortaya atılıyorlar, adeta birer Donkişot kesiliyorlar. Yol gösterici olmaktan

çok alevlendirici oluyorlar. Olayların başlangıcında, sezgilerinden,

öngörülerinden, hatta kafa yorup analitik bakışlarından yoksunluklarından o

anki psikoloji ile ortalığı birbirine katıyorlar.

Her geçen gün olaylar daha derinlik kazanıyor.

Yıllardır çırpındığımız, üzerinde durduğumuz milletimiz

ayrıştırıcı, bölücü, parçalayıcı her edim, davranış ve söylemlerden uzak

kalınması idi. Ne yaz ki sesimizi yeterince bu millete duyuramadık. Alanlarımız

kapalı, perdeler gerili, yollarımız tutuk. Bunun nedeni, iktidarın

olanaklarından yararlanma, pastadan pay alma, yer tutmadan ötürü susmayı ya da

öncü savaşı olmayı tercih ediyorlar.

Şu Arap Baharı diye nitelenen dalgaya kapılanların

yaşadıkları heyecan, tutku, onları kendinden geçirmiş milleti de peşlerinden

sürüklemişlerdi. Salt bu sürükleniş olsa iyi. Suriye olayıyla birlikte ise

mezhep gerilimi alabildiğine tırmandırılmıştı. Suriye olayında cihat duygusu

ile Müslümanların mezhep gerilimiyle kırdırıldığı süreç ve o sıcak gerilim

henüz unutulmuş değil. Birbirine kırdırılan Müslümanlardı oysa. Müslümanlar

haçlı savaşını birbirilerine karşı sürdürdüler.

Perdenin gerişinde yer alanlar tarafları silahlandırıp

birbirine vurdururken ölen her insan Müslüman dı. Yıkılan eser kültür

tarihimize aitti, bizim kentlerimizdi. Müslümanların birbirlerine karşı

nefretleri, öfkeleri gerilimleri en son noktaya kadar varmış durumda.

Buna kim neden oldu, neden bunlara çanak tutuldu, neden

böyle bir duruma gelindi bunun vicdan muhasebesi yapılıyor mu acaba

Birbirilerini öldüren Müslümanların ateşte oldukları üzerinde hiç mi

düşünülmüyor. Müslümanlar güç yitirirlerken, nerelerini tüketirlerken neye ve

kimlere alet oluyorlar farkında oluyorlar mı

Alevi-Sünni gerilimi tırmandırılırken, bugün yaşanan şu

katliamda bu söz sahiplerinin, onlara yol veren ve onları silahlandıranlar hiç

mi kusur sahibi değildiler

Biz bu tehlikelerin farkına vardığımızda bizi Şia yanlısı

olarak suçlayanlar oldu. Oysa Şia ile uzaktan yakından bir ilgimiz yoktu. Biz

Müslümanların birlikteliklerini, kardeşlik hukuklarını, aradaki farkların

Müslümanların bir zenginliği olduğunu, sapkınlıklara varmadıkça hemen hepsinin

bizde bir yerinin olduğunu anlatmaya çalıştık. Biz hangi Halife-i Güzini ve

onun ardıllarını ayrı görebilir, küçümseyebiliriz ki Ehl-i kıble olan, namaza

duran, kelime-i tevhidde buluşan bütün Müslümanları bir tutmak durumundayız.

Mezhepler, tarikatlar sapkınlıklara varmadıkça Müslüman dırlar, İslâm

milletindendirler. İslâm milletinin parçalanması ancak emperyalizmin işine

yarar.

Irak işgalinde Irak a demokrasi getirenlerin Irak ı ne

hale getirdikleri ortada. Suriye de Esed i devre dışı bırakma bahanesiyle bizi

bataklığa sürükleyenlerin nasıl geride durup keyif çattıkları da ortada. Zalim

diye nitelenen Kaddafi sonrası Libya nın, Mısır ın durumu ortada. Emperyalizmin

dalgasına kapılanlar, demokrasi tutkusuyla, boyalı süslemeleriyle ne hallere

düştüklerini acıyla görüyoruz. Müslüman milletine yazık oluyor. Müslümanlara

yazık oluyor. Aylarca anti Şiacılık ve ya anti Sünnicilik yapanlar oturup

vicdanlarını önlerine koysunlar ve düşünsünler. Bu felaketlerde onların

payının, sorumluluğunun ne olduğunu iyi düşünsünler. Bu ağır sorumluluğun

altından kalkabilecekler mi Kazanan kim, Müslümanlar mı emperyalizm mi,

Siyonizm mi, kim