Şunu biliyorsunuz; “Cemaat”e yakınlığı ile bilinen ve iktidar-cemaat çekişmesinden sonra AKP’den istifa eden Kütahya Milletvekili İdris Bal, “Demokratik Gelişim Partisi”ni kurdu.
Asıl amaçlarının Haziran 2015’te yapılması beklenen seçimlere girmek olduğunu ifade etti.
Şu bekleniyordu; tıpkı İdris Bal gibi AKP’den istifa eden ve Cemaat’e yakın olan bağımsız milletvekilleri Demokratik Gelişim Partisi’nde toplanacak.
Hakan Şükür, İdris Naim Şahin, hatta Ertuğrul Günay…
Ama öyle olmadı…
Ankara’da şok bir kulis siyaset çevrelerini şöyle bir dalgalandırdı.
Nedir o
Yeni partinin açıklanmasının üzerinden bir hafta geçmeden ikinci bir hamle…
O hamle, kulislere göre, uzun uzun seneler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok yakın olarak çalışan, eski bir AK Partili isim olan İdris Naim Şahin’den geldi.
İddialara göre, İdris Bal’ın ardından eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de yeni bir parti için kolları sıvadı.
İdris Bey’in, merkez sağ ve milliyetçi isimleri bir araya getirmeyi hedeflediği ve partinin isminin de “Anayurt” olacağı belirtiliyor.
Yine kulislere göre, İçişleri Bakanlığı’ndan beklenmedik bir şekilde alınan Ordu Bağımsız Milletvekili İdris Naim Şahin, Ankara ’da bir grup eski `merkez sağ’ ve milliyetçi isimlerin de bulunduğu grupla bir araya geldi.
***
Başka ilginç ayrıntılar da var;
* Yeni merkez sağ partide, İdris Naim Şahin ve Mehmet Bozdemir “eş başkan” olarak liderliği üstlenecek.
* Partinin amblemi de ay ve güneş olarak belirlendi. Partinin kısa adı da “AYPar.”
***
Ancak benim anlamakta zorlandığım bazı noktalar var;
* Hatırlayabildiğim kadarıyla, “eş başkan”lık sistemi ilk kez bir merkez sağ partide denenecek. Bundan murat nedir Ne hedefleniyor
* Cemaat’e yakın bir milletvekilinin kurduğu bir siyasi parti varken, Cemaat’e yakın bir başka isim daha neden yeni bir parti kurma ihtiyacı hissediyor Burada “ince” bir plan mı var Bu “ince” plan şu olabilir mi; belli bir süre sonra bu iki parti birleşecek! Bu mudur
* Partinin kısa adı da “AYPar.” Bu biraz “Aygaz” gibi okunmuyor mu
* Bir son not; “Anayurt” Partisi’nin, “Anayurt” isimli Ankara merkezli çıkan günlük gazete ile bir irtibatı, ilişkisi var mı Yoksa tamamen isim benzerliği mi Anayurt Gazetesi, Ankaralı gazetecilerin “Naci Babası” olarak bilinen, benim de yakından tanıdığım ve geçtiğimiz günlerde rahmetli olan Naci Alan tarafından çıkarılıyordu.
5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU İLE MİLLİ GAZETE DAĞITIYOR…
Konferans için gittiğim Bursa’da, Kerim Bulut anlattı; “Bizim Keles ilçemizde yaşadığımız çok ilginç bir fotoğraf var!”
`Nedir o fotoğraf
`İlçedeki Milli Gazete abonelerine gazeteyi her sabah Saadet Partisi İlçe Başkanı’nın eşi ulaştırıyor. Ama ilginç bir de detay var!
`O detay nedir
`Saadet Partisi İlçe Başkanı’nın eşi Milli Gazete’yi abonelerine ulaştırırken 5 yaşındaki çocuğu da her sabah kendisine eşlik ediyor.
“Vallahi bravo” demekten kendimi alamadım.
***
Dünkü Milli Gazete’de Saadet Partisi Ortahisar Teşkilatı’nın başlatmış olduğu Millî Gazete abonelik kampanyasını okuyunca bu anekdotu da aktarmak ihtiyacı hissettim.
Peki, Saadet Partisi Ortahisar Teşkilatı’nın başlatmış olduğu Millî Gazete abonelik kampanyasının ayrıntıları ne
Şöyle;
Abone çalışmasıyla ilgili açıklama yapan Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Cevat Ustaalioğlu, kampanyanın 41 gün süreceğini ve Trabzon genelinde 20 adet ve üzeri bir yıllık abone yapan kardeşlerimizden, birinciye tam altın, ikinciye yarım altın, üçüncüye çeyrek altın hediye vereceklerini belirtti. Ustaalioğlu, “Kampanya başlangıcının yeni olmasına rağmen ciddi abone dönüşleri aldık ve inşallah hedefimiz yüzde yüzlük bir abone artışı sağlamaktır” dedi.
Gayret ve çaba bizden, tevfik ve inayet Allah’tan (C.C.)!..
YOLDAŞLARIM!..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün dikkatimi çeken bir kelime kullandı; YOLDAŞLARIM!
Tahmin ediyorum; “Ne var bu kelimede ” diyeceksiniz…
“Yoldaş kötü bir kavram mı ” itirazlarını yapacaksınız…
“Yol arkadaşı”, “arkadaş”, “dost”, “ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri”, “bir çiftyıldızın kütle bakımından küçük olan bileşeni”, “arkadaş, dost; yol arkadaşı” anlamlarına geliyor, YOLDAŞ.
Ama “yoldaş”ın bir zamanlar çokça, Komünist Rusya’sında Komünist Parti mensuplarının kendi aralarında, yakın zamana kadar da bizim ünlü “sol tüfekler”in kullandığı bir argüman olduğunu da bilirsiniz.
Afedersiniz Kemal Bey ama benim merak ettiğim şu;
- Bu kavramı bilerek mi kullandınız yoksa ağzınızdan mı kaçırdınız Konuşma metninizde bu kelime var mıydı yoksa tamamen irticalen mi ifade ettiniz
YETİŞTİRİLMİŞ HAYATLAR
Türkiye’nin tek çocuk ilavesi olan Milli Çocuk’u hazırlayan karikatürist-yazar-programcı dostum Demirhan Kadıoğlu, hayatının romanını yazdı.
11 yaşımdan itibaren yurtlarda kalmış biri olarak yurt hayatını iyi bilirim.
Ama sevgili Demirhan Kadıoğlu, çok daha küçükken başladığı o yolculuğu, yetiştirme yurdunda yaşadığı olaylardan yola çıkarak “Yetiştirilmiş Hayatlar” romanı ile kitaplaştırdı.
Can Kardeş Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olan Demirhan Kadıoğlu’nun “Yetiştirilmiş Hayatlar” romanı Nesil Yayınları’ndan çıktı.
Roman, yetiştirme yurdu çocuklarının gerçek hayat hikâyelerini anlatıyor.
Romanın arka kapak yazısı şöyle: “Bir gün mutlaka gelecek umuduyla annenizi veya babanızı yıllarca beklediniz mi Oysa biz bekledik! Yetiştirme yurduna terk edilen kardeşlerim ve ben, her an, anne ve babamızın kapıdan girip bizleri evimize götürmesini bekledik. Zorlu bir süreç... Yalnızlık girdabında atılan kulaçlar... Ufukta liman özlemi... Peki, yetiştirme yurduna terk edilmiş çocuklarla kardeş gibi bir arada büyüyüp, sonrasında yapayalnız kalmanın ne demek olduğunu bilir misiniz Bir düşünün... Yalnızlık, insana hep kızdığı anne ve babasını buldurabilir. Evet, belki de hiçbir terk edilmiş çocuğun yapmayacağı bir şeyi yaptım. Annemi ve babamı buldum. Üstelik onlara, `Beni neden terk ettiniz ’ sorusunu sormadım.”
Tavsiye ediyorum…
NOT: Bugün 10 Kasım 2014, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!