Önümüzde bir fotoğraf var. AKP’nin ilk yıllarından kalma bir fotoğraf bu! TBMM çatısı altında ve TBMM Genel kurul salonunda çekilmiş bir fotoğraf! Fotoğrafta beş kişi bulunuyor.
Ön sırada Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ve Abdüllatif Şener, arka sırada ise Abdülkadir Aksu ile Ali Babacan var.
Evet, bu fotoğraf AKP’nin ilk yıllarından kalma bir fotoğraf!
Bugüne geldiğimizde Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındaki bu dört isimden üçünün karşısına geçtiklerini ve O’na karşı cephe açtıklarını görüyoruz.
Abdullah Gül’ün tavrı belli! Ali Babacan kendi partisini kurdu!
Abdüllatif Şener ise CHP’de siyasete devam ediyor. Hepsinin ortak özelliği Recep Tayyip Erdoğan ile yollarını ayırmış olmaları!
“Beraber yürüdük biz yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurlarda” diye yola çıkanlar şimdilerde birbirleri hakkında hiç iyi şeyler düşünmüyorlar. Tabir caizse ellerinden gelse birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar!
O günlerde “Bizi izlemeye devam edin” diyorlardı. Onları hep izledik, gördük ki dörtte üçünün yolları ayrılmış.
Sadece Abdülkadir Aksu’dan Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde bir söz sadır olmuyor.
Kuruluş yıllarında Recep Tayyip Erdoğan ile beraber olan dört isimden üçü ise şimdi karşı cephedeler!
Yani Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yola çıkanların dörtte üçü bir başka deyişle yüzde 75’i kendisini terk etmiş durumdalar.
Birlikte yola çıkanların dörtte biri yani yüzde 25’i Erdoğan’ın yanında durmayı sürdürüyor.
Böyle bir tablo karşısında AKP kurmaylarına düşen, Erdoğan’ın nasıl böyle yalnızlaştığını araştırmak olsa gerek.
Bu yalnızlaşmayı izaha çalışırken suçu ayrılanların üzerine yıkmak ve onları “hain” diye tanımlamak işin ucuzculuğu olur.
AKP kurmayları ayrılanları suçlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışma yerine “bu arkadaşlarımız bizden niye koptular” sorusuna cevap aramalıdırlar.
Parti içinde bir anlaşmazlık söz konusu ise anlaşmazlık konularını sadece ayrılanların kaprislerine bağlamak doğru bir yaklaşım olmasa gerek.
Ayrılanlar kadar onları ayrılmaya mecbur edenlerin kaprisleri de masaya yatırılarak çözüm aranmalıdır.
Elbette bunları durup dururken yazmıyoruz.
Erdoğan’ın partiden ayrılanların yeniden davaya kazandırılması gerektiği yolundaki çağrısından yola çıkarak kendilerine yol göstermeye çalışıyoruz!