Donald Trump, bir terör devleti olan Amerika’nın yeni başkanı olarak görevine başladı.

Bir günü diğer gününü tutmamasına, dengesiz ve patavatsız açıklama ve kararlarına rağmen şu soruyu sormadan edemiyoruz; sahi, Trump’ın bölgemize ilişkin tutumu ne olacak?

Daha doğrusu ‘derin Amerika’nın, Pentagon’un bölgenin geleceğine ilişkin sinsi ve karanlık planları, programları değişecek mi, değişmeyecek mi?

Esasen biz biliyoruz;

* Şunun altını kalın çizgilerle çizelim; terör devleti ABD başta olmak üzere Rusya, İngiltere, İsrail, Fransa, Almanya gibi devletler, teröre ve terör örgütlerine desteğini sürdürdükçe bölgede terör bitmez!

* Peki, onlar teröre desteklerini devam ettirdikleri takdirde -ki huylu huyundan kolay kolay vazgeçmiyor- Türkiye ne yapacak?

* Türkiye, ekonomi, dış politika, siyaset açısından daha güçlü bir devlet olacak. Birlik ve beraberliğini pekiştirecek. Kutuplaştırma, ötekileştirme yerine kucaklayıcı bir atmosferi meydana getirecek. Türkiye, caydırıcı bir ülke olacak. Dış parmaklar teröre destekten vazgeçmezse, Türkiye kendi gücüyle bunu yapacak…

* Gözden kaçırmayalım; Beyaz Saray, bir mektubunda ‘bir bölge lideri’ olarak tanımladığı üst düzey terörist ‘General Mazlum’u, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile eşit bir düzleme koymak istedi! Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

* Sürekli gündemimizde olması gereken bir husus; ABD’nin PKK, PYD ve YPG gibi terör örgütlerine verdiği binlerce TIR silah ve mühimmatın akıbeti ne oldu, ne olacak?

* ABD’nin 15 Temmuz hain darbesine verdiği destek ne oldu, ne olacak? Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

* Türkiye’nin en uzun komşu sınırı Suriye ile. Bu topraklarda olan biten öncelikle bu ülkeyi ilgilendirir. Amerika binlerce kilometre ötelerden bu topraklarla alakalı bir inisiyatife nasıl oluyor da ortak olabiliyor? Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

* Amerika’nın sınırımızda ilk etapta oluşturmaya çalıştığı “terör ordusu”, belleklerde tazeliğini koruyor! Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

* Şu çok açık; ABD, “sınırlarımızda terör devleti” senaryosundan ve karanlık yapılanmasından vazgeçmedikçe terör bitmeyecek! Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

ÇIBANBAŞI İSRAİL VARLIĞINI SÜRDÜRDÜKÇE…

* Şu da çok açık; hemen sınırımızda bir terör devletinin kurulmak istenmesinin ana gayesi, bir terör devleti olan İsrail’in bölgedeki güvenliğini sağlama almak! Tarih bunu bir kenara yazdı mı, yazdı!

* Şunu da hatırlatalım; bundan tam 8 sene önce, ABD Başkanı Donald Trump, İslam dünyasından gelen tüm tepkilere karşın Kudüs'ü İsrail'in resmi başkenti olarak tanımadı mı? Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'e taşınacağını açıklamadı mı?

* Bu bağlamda şunu da unutmayalım; aynı Trump, Yüzyılın Anlaşması paçavrası ile İslam toprağı Filistin’i haritadan tamamen silmek istemedi mi?

***

Kısaca; ABD bölgeden tasını tarağını toplayıp gitmedikçe, bölgeye ilişkin karanlık planlarından vazgeçmedikçe, Ortadoğu’nun çıbanbaşı İsrail varlığını sürdürdükçe ve Arz-ı Mev’ud (Vadedilmiş Topraklar) emelini bırakmadıkça bölgemizde terör sona ermez! Zira tüm terör örgütleri İsrail’in güvenliğini sağlamak için kurulur. Nokta!

YEMİN TÖRENİNDEN BİR AYRINTI!

Donald Trump 47. ABD Başkanı olarak yemin ederek görevine başladı, önceki gün. Yemin töreninden bir enstantane dikkatlerden kaçmadı.

* Trump, eşi Melania Trump'ın tuttuğu İncil üzerine yemin etti. Soru şudur; laiklik elden gitti mi, acaba?

* ABD başkanları geleneksel olarak yemin töreninden önce Washington'da "Başkanların Kilisesi" olarak bilinen St. John's Kilisesi'ndeki ayin törenine katılıyor. Soru şudur; laiklik elden gidiyor mu, gitmiyor mu?

* Donald Trump, eşi Melania Trump ve oğlu Barron eşliğinde St. John Kilisesi'ne gitti. Soru şudur; laiklik elden gitti mi acaba?

* Trump'ın damadı Yahudi Jared Kushner da kiliseye gitti ve eşi Ivanka Trump'a katıldı. Soru şudur; laiklik elden gitti mi acaba?

* Kilisedeki ayine katılanlar arasında görülen diğer kişiler arasında Mark Zuckerberg, Jeff Bezos ve Lauren Sánchez ve eski İngiliz Başbakanı Boris Johnson da vardı. Soru şudur; laiklik elden gitti mi, gidiyor mu?

* St John's Kilisesi'ndeki ayin "Americathe Beautiful" şarkısının söylenmesiyle sona erdi. Soru şudur; laiklik elden gitti mi acaba?

***

Tüm bu dini seremoniler ABD’de başkanlık yeminleri sırasında tekrar eder.

Bir kez daha soralım; her defasında laiklik elden gitti mi, acaba?

(Sultan baba fotosu aşağıdaki yazıda…)

SULTAN BABA’NIN TAVSİYESİ!

Hayatını Millî Görüş davasına adayan merhum “Sultan Baba”, İhsan Tamgüney…

* Sultan Baba namını nasıl almıştı? İhsan Tamgüney Hocaefendi; çevresine karşı merhametli, güler yüzlü, yardımsever, adaletli bir kişi olarak İslam’ın emrettiği diğer güzel vasıfları üzerinde taşıyan biri olarak bu namı aldı…

* Sultan Baba için Millî Gazete’nin ayrı bir yeri ve önemi, ehemmiyeti vardı… Kendisini ziyarete gelenleri Millî Gazete almaları konusunda uyarır ve tavsiyelerde bulunurdu.

* Ticaretle uğraşırdı Sultan Baba. Bakkal dükkânına kendisini ziyarete gelenlere sabun ve Millî Gazete almalarını tavsiye ederdi.

* Sabunun maddi, Millî Gazete’nin ise manevi temizlik yaptığını söylerdi.

***

12 Ocak 2025 Milli Gazete’nin kuruluş yıl dönümü idi. Sultan Baba’nın bu tavsiyesini hatırlatmak istedim. Mekânı cennet, makamı âli olsun!

MİLLİ GAZETE’M!

Ümmeti şefkatle kucaklayan bir annedir.

Çocuklarına kol kanat germede bir babadır.

Kardeşlerini tehlikelere karşı korumakta bir ağabeydir.

Yere düştüğünde elbiseni temizleyen abladır.

Milli ve manevi değerlerini öğretmede bir okuldur.

Her işinde ahlaki öncelemeyi tavsiye eden bir tarikattır.

Hakikati haykırmakta bir şeriattır.

Ümmetin kanayan yarasını anlatan aşktır.

Emperyalizmin korkulu rüyası, Siyonizm’in kâbusudur.

Muhafazakârların çözemediği bulmacadır.

İslam Birliği yolunda uğranacak ilk handır.

Manevi kirlerimizden temizleyen hamamdır.

Okumayanın dünyevi ve uhrevi saadeti kaçıracağı servettir.

Sen benim için bir gazeteden öte sevdamsın.

Mücadele azmimsin.

Bitmeyen cihadım, medeniyet tasavvurumsun.

Ümmeti aydınlatmak için 12 Ocak 1973’te doğan Erbakan Hocamın emaneti, Milli Görüş’ün ikinci evladısın.

Rabbimize hamd olsun.

Doğum günün ve kutlu yürüyüşün mübarek olsun.

(Cuma Şahin, AGD-MGV, Adana)