Hep şaşkınlıkla izlerim; neden bazı belge ve bilgiler tam da

Türkiye’nin içte ve dışta önemli adımlarla karşı karşıya olduğu zamanlarda

ortalığa saçılır!

Mesela, Patriotların tam da Adana, Kahramanmaraş ve

Gaziantep gibi Milli Mücadele’de sembol olmuş şehirlere yerleştirilme

çalışmaları sürerken ve bu kapsamda binlerce yabancı asker Türk topraklarında

konuşlanacakken, nereden çıktı bu böcek’ meselesi   Bir Başbakanın ofisinde böcek’ bulunması

önemsiz midir

Aksine çok, ama çok önemlidir..

Elbette, bir ülkenin emniyet ve istihbaratı, Başbakanının

çalışma ofisinde ya da evinde gerekli tedbirleri almalı; alamıyorsa oturup bir

düşünmek lazım.

Şu sorunun cevaplanmasında yarar var;

Başbakan Erdoğan’ın Ankara Subayevleri’ndeki konutunda

oturmaya başladı günden bugüne kadar, o binada kimler ikamet etti

İstihbarat elemanları elbette dikkat etmişlerdir; bu zaman

diliminde burada oturanların şöyle bir gözden geçirilmeleri gerekmez mi

Türkiye, sıkıştırılmış yoğun dış gündem arasında böcek’

konusuna kilitlenmişken bir başka konu daha çok konuşulacağa benziyor.

TOPLUMLA İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI (TİB)

Ergenekon Davası’nda, Genelkurmay Başkanlığı’ndan alınan

belgeler arasında yer alan bir hard disk.

Hard diskte oldukça dikkat çeken bir bölüm var;  İnternet andıcıyken, Ergenekon’la birleştirilen

dava kapsamında yargılanan subaylar tarafından yazıldığı iddia edilen ‘TİB

Elemanları’ adlı bölüm..

TİB, yani bir dönem MGK bünyesinde çok etkili olan Toplumsal

İlişkiler Başkanlığı…

Burada, “TİB’i ABD kontrol ediyordu. Necdet Özel TİB’de çalışmıştır.”

ifadeleri dikkat çekiyor…

Başka isimler de var;

 E. Mu. Alb. Altan

Ateş. (Atilla Ateş’in kardeşi)

 E. Tümg. İhsan Beriş,

ÖKK kökenli.

 E. Jan. Öğr. Alb.

Veysel Gani.

 Ertuğrul Zekai Ökte.

 Taner Kumkale - N.

Ersin’in ekibinden.

 Oğuz Kalelioğlu - N.

Ersin’in ekibinden DİTİP operasyonu, deşifre eden Fatih Güllapoğlu, TİB’i ABD

kontrol ediyordu. Necdet Özel TİB’de çalışmıştır.”

Bu isimlerden Ertuğrul Zekai Ökte,  Strateji ve Psikolojik Savaş Uzmanı. Esasen

hukukçu.

Ökte’ye asıl rengini veren özelliği ise; Psikolojik Harekât

Teorisi üzerine yaptığı çalışmalar oldu.

Ökte’yi ön plana çıkaran, Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK)

bağlı olarak faaliyet gösteren Toplumla İlişkiler Başkanlığı’nı kurması ve

yönetmesi.

Ökte, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in de bir

dönem yer aldığı ileri sürülen stratejik ve kozmik merkezi kurdu ve yönetti.

Ökte’nin bir başka şapkası daha ortaya çıkmıştı; Kurup

başına geçtiği Yeniden Müdafaa-yı Hukuk Derneği Hareketi de ilginç bir

zamanlama ile faaliyete geçmişti; siyasete karşı derin yapılanmanın, darbe

planlarının yapılmaya başlandığı 2002’li yıllarda… 

Hard Disk’te adı geçen bir başka isim; Oğuz Kalelioğlu.

Kalelioğlu, 28 Şubat süreci döneminde Diyanet İşleri Başkanı

Mehmet Nuri Yılmaz’ın danışmanıydı.

Postmodern darbe sürecinde aldığı talimatları Diyanet İşleri

Başkanı Yılmaz’a aktaran Kalelioğlu, o dönem uygulanan hutbe ve vaaz

metinlerini Ankara’da kontrol ediyor ve Türkiye genelindeki camilere

dağıtılmasını sağlıyordu.

Bütün bunları konuşup tartışıyoruz, tamam da;  Sizce de birileri ‘cambaza bak cambaza!’

demiyor mu

HAY ALLAH! NEREDEN DE HATIRLADIM ŞİMDİ!

 Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar, üniversitede başörtüsü yasağını protesto etmek için

TBMM Dikmen kapısında kravatını beline bağlayan Zonguldak milletvekili Engin

Cansızoğlu vardı. Neredesin be abi

  Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar inançlı genç kızların idolü Emine Şenlikoğlu vardı.

Peşinden binleri sürüklerdi. Neredesin be bacım

 Nereden de hatırladım

şimdi; Bir zamanlar Recep Kırış vardı. TV’ci Ahmet Çavuşoğlu danışmanlık

yapardı kendisine. Neredesin be Recep abi

 Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar ‘iki İsmail’ vardı. Birbirlerini sürekli kıskanan,

TBMM kulislerinde fink atan, beni öne çıkarın diyen iki vekil. Kayboldunuz,

nerelerdesiniz

 Nereden de hatırladım

şimdi; Bir zamanlar oturduğu yerden, “Oku bakiyim!’ şeklinde sürekli laf atan

bir İbrahim Gürdal vardı. Demirel’in gözdesiydi. Nerdesin be abi

 Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar Ecevit’in TBMM’ye hediye ettiği bir Eskişehir milletvekili

vardı. Taklitleriyle ve bond çantasıyla ünlü. Neredesin be Hocam!

 Nereden de hatırladım

şimdi; Bir zamanlar bir ‘fırıldak Kubi’ vardı: Dönerdi de dönerdi. En son

artist olduğunu söylediler. Neredesin Kubi

 Nereden de hatırladım

şimdi; Bir zamanlar bir Abdurrahman Boztaş vardı; en uçuk propaganda

yöntemlerini bir enstrümantel gibi kullanırdı...

 Nereden de hatırladım

şimdi; Bir zamanlar tiyatro oyununu bir sevgiliyi bekler gibi beklediğimiz Ulvi

Alacakaptan vardı. Neredesin be abi

 Nereden de hatırladım;

Bir zamanlar Yavuz Gökmen vardı: Herkesin suspus olduğu dönemde en müşkül

konuların altından girer üstünden çıkardı.

 Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar bir Yalım Erez vardı; kulağımda kalan en karakteristik

cümlesi,”28 Şubat kararları uy-gu-la-na-cak-tır”dı.

 Nereden de

hatırladım; Bir zamanlar bir Mahmut abi vardı; ‘çaylaaar’ dediği zaman yer gök

inler, ortalık sakinleştiğinde gerçek anlaşılırdı…

NOT:  Bugün 26 Aralık

2012 Çarşamba... Uyan da balığa gidelim... İktidarın “2012 yılında yeni Anayasa

vaadi”ni sıcak tutmak adına... 2012’den 11 ay 26 gün daha eksildi. Yeni sivil

anayasanın yazımına başlanalı çok oldu, ilk cümleler ortaya çıktı... Şunun

şurasında ne kaldı;  sene sonuna geldik,

sonuç yok. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Umutlar tükenmek üzere...” demeye

başladı. Siviller, bu kez başarabilecek mi Takipçisiyiz...