Bucağınızdan çıkıp ilçeye gitmek, oradan bölgeye
gitmek, oradan kıta merkezlerine gitmek seyahat olduğu gibi ülkeden ülkeye
dolaşmak, ilden ile dolaşmak da seyahattir. Böylece mal ve kültürler arasında
etkileşim ve mübadele doğar. Üretim ve tüketimin yanında bölüşme ve değiştirme
sorunu vardır. Bu da seyahat ile sağlanmaktadır. / Kur an ın diğer ayetlerine
dayanarak ulaşım ve haberleşme sağlanmaktadır. Bunların yerleri insanlığa
aittir. Ancak bunlardan yararlanabilmemiz için yatırım yapmak gerekmektedir. O
halde yolların yarısı onu inşa edenlerin olacak, diğer yarısı da herkesin
olacaktır. / Bunu sağlamak için seyahat biletlerinin maliyetini iki misli
fiyatla satıyoruz. Böylece giderleri karşılıyoruz. Kalan yarısını da insanlara
seyahat etsinler diye dağıtıyoruz. İstedikleri araçla seyahat edebiliyorlar.
Böylece seyahat edenler bu müesseseyi kurup buna katılanlardır. / Satılan veya
karşılıksız verilen bilette tüm seyahat masrafları dâhildir. Kervansaraylar
tarihi örneklerdir. Yeme, içme, yatma, tedavi olma, yakıt ikmali, araba bakımı
ile ilgili tüm masraflar seyahat biletlerine şarj edilmiştir. / Burada
seyahatten kasıt tüm insanlığın birbirleri ile ilişkili olmalarıdır, seyahatin
sağladığı imkânlarla tam mübadelenin sağlanmasıdır. Ayrıca ambara verdiğiniz mal
karşılığı bir kira payı ödersiniz ama o pay zamanla artmaz. Ambara konan mallar
birbirini sübvanse ederler. Bunun gibi uzağa veya yakına gitmesinden dolayı
farklı taşıma bedeli alınmaz, yakındakiler uzaktakileri sübvanse ederler. / Bu
sayede önce bütün insanlık, sonra bütün ülke, sonra bütün il de tek piyasa
hâline gelir. Mevsimler arası fiyatlar ortadan kalktığı gibi -mesafe ne olursa
olsun- yerler arası fiyatlar da ortadan kalkar, yeryüzü tek piyasa hâline
dönüşür.
Saihûn kelimesi tüm bunları içermektedir. Çünkü Kur an
burada bir müesseseden bahsetmektedir. Kişilerin teker teker seyahatlerinden
söz etmektedir. (s. 8)
İnsanların birlikte hareket edip ortak ürünleri elde
etmek için yöneticileri vardır, başkanları vardır. Onların yaptıklarına uymakla
birlik sağlanır. / Aşiret/ocak içinde her aşiretin bir başkanı vardır. Beş
vakit namazı beraber kılarlar. / Kabile/bucak bir topluluktur ve başkanları
vardır. Başkanlar semtlere birer emir atamıştır. Bucak halkı o emirleri kabul
etmiştir. / Şa b/il merkez bucakları ve bu bucağın da başkanı vardır. İlçe
merkez bucaklarına yöneticileri o başkan atar. / Kavimde/devlette merkez bucak
vardır. Bölge illerinin yöneticilerini ülke başkanı atar. / İnsanlığın bir
merkez ili vardır. Bu Mekke dir. Mekke ilinin merkez bucağının başkanı kıta
merkezlerine birer yönetici atar. Böylece insanlık örgütlenerek bütün insanlık
için çalışmada ve yaşamada birlik sağlanır. (s. 9)
Ocakta ocak halkından oluşan ocak meclisi vardır. Bucakta
bucak halkından oluşan bucak meclisi vardır. Bunlar haftada bir defa (Cuma
günü) toplanıp kongrelerini yaparlar. / Bunun yanında merkez bucaklar vardır.
İl ve ilçe bucakları birer merkez bucaklardır. / Ülke ve bölge merkez illeri
vardır. O ilin merkez bucakları ülke merkez bucaklarıdır. / Nihayet insanlığın
da kıta merkezleri vardır. Buralarda insanlığın illeri ve bucakları bulunur.
Yasama meclislerini bunlar oluştururlar. / Savaş böyle bir düzeni kurmak için
yapılır. Birileri bunu kurmak isteyenlere mâni olurlar, kurmak isteyenler de
onlarla kıtal yapmak zorunda kalabilirler. / Biz Adil Düzen için çalışacağız,
insanlığa Adil Düzen i duyuracağız. Kendimiz kendi ocağımızda, kendi
semtimizde ve kendi bucağımızda Adil Düzen i uygulayacağız. Diğer insanlar
bizim bu tebliğimize göre hareket edecekler. Bazı iktidarlar belki baskı
uygulayacaklar ama Adil Düzen çalışanları sabredip direneceklerdir. Sonunda
onların işleri bozulacak, ya iktidarda olanlar olarak hakkı kabul edecekler ve
yine onlar iktidarda kalacaklar, ya da iktidardan gidecekler ama onları oradan
biz göndermeyeceğiz, Allah gönderecektir. O sorun bizim sorunumuz değildir.
Bizim sorunumuz Adil Düzen i uygulayarak örnek gösterip tebliğ etmedir. /
Sonra ne olmaktadır / İşte, devletleri yıkıldıktan sonra biz yeniden devlet
kuracağız, Adil Düzen e göre devlet kuracağız. Biz devletleri yıkmayacağız,
devletler kendi çıkmazları içinde yıkılacaklardır. / Adil Düzen gelecek, kanlı
mı gelecek, kansız mı gelecek, buna millet karar verecektir sözü bunu ifade
eder. Millet Adil Düzen i isterse kansız getirir. Ama Adil Düzen İlâhi kader
nedeniyle mutlaka gelecektir. (s. 10; KUR AN VE İLİM 769. hafta tefsir (Tevbe
Suresi) seminerimizden aktarı-YORUM Ve İLMÎ-AHLÂKÎ-İKTİSADÎ-SİYASÎ-SOSYAL
olarak çağımızdaki hayatın her alanında var olan SOSYAL TUFAN a karşı gereğini
yapmaya yani ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN GEMİSİNİ inşa etmeye davet
ediyorum BİZE DÜŞEN SADECE AÇIK TEBLİĞDİR; ve s-SELÂM mea d-DUA )