Suriye üzerinde dönen yorumlanmaya muhtaç yeni gelişmeler var. Tabi ABD ile varılan Menbiç mutabakatından bahsediyorum. İlan edilen yol haritası tamam da, neden şimdi ve hangi gerekçe ile ABD YPG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesini kabul etti? Ayrıca kabul ettiği söylenen şartlar kamuya açıklananlarla mı sınırlı, yoksa işin içinde başka işler mi var? Bu adım ABD’nin YPG konusunda geri adım attığına mı işaret, yoksa arkasından başka bir şey mi gelecek? ABD, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında faaliyet gösteren YPG’ ye hangi sözü verdi?

NATO, ABD – Türkiye yakınlaşmasını memnuniyetle karşıladığını söylüyor. Diğer taraftan ABD’nin Menbiç’teki askeri meclise kentte kalmaları ve güvenliği sağlamaları konusunda söz verdiği söyleniyor. İyi de bütün bunları nasıl yorumlayacağız? Türkiye’nin dış politikadaki en büyük baş ağrısı Suriye’de şimdilerde neler oluyor?

Anlaşmanın ABD tarafından da teyit edilmesinden hemen sonra Dışişleri Bakanı Pompeo,  YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG’nin ülkenin doğusunda Irak sınırında DEAŞ’a karşı sürdürdüğü operasyonlara destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. Yani bu anlaşma ABD ile YPG’nin işbirliğine bir halel getirmemiş oluyor. Ayrıca bu anlaşma Türkiye’nin kırmızıçizgi olarak ilan ettiği Suriye’nin toprak bütünlüğü hedefinden istemese de geri adım atmış olabileceğine delalet ediyor. Çünkü Menbiç’te bu gelişmeler olurken PYD Suriye’nin kuzeyinde özerk yönetime hazır olup olmadığını sorgulamak adına Esad’a heyet göndermeyi konuşuyor. Aslında işin özüne bakarsanız Menbiç’teki bu anlaşmayla birlikte ABD Suriye’de kalıcı olduğunu tescil etmiş oluyor. Çünkü hala Irak sınırında devam ettiği iddia edilen DEAŞ tehdidine karşı ABD YPG işbirliğinin süreceği ifade ediliyor. ABD bu şekilde davranarak Menbiç’te geri adım atmış gibi yapıp kendisinin YPG ile olan ilişkisini Türkiye’nin dikkatinden kaçırmayı ve meşruiyetini Türkiye’ye onaylatmayı hedefliyor. Bilindiği gibi çekilme için ilan edilen süre 6 ay. Yani süreç biraz daha soğumaya bırakılacak. Diğer taraftan YPG’nin Fırat’ın doğusundaki faaliyetleri ne olacak bu belli değil. Bu arada eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu Menbiç’in eski önemini kaybettiğini şimdi İdlib’in hayatiyet kazandığını söylüyor. Eğer öyleyse ABD bu bilgiden hareketle mi Menbiç’te anlaşmaya evet dedi diye sorgulamak gerekmez mi? ABD Türkiye ile anlaştığını ilan ettikten sonra birden Rusya İdlib’e hava saldırıları düzenlemeye başladı. Bütün bu gelişmelerle bu anlaşma ile Suriye’de yeni bir evreye geçilmek istendiğini ve ABD’nin hem askeri hem de siyasi varlığının daha da kalıcı hale gelmesinin önünün açıldığını söyleyebiliriz. Diyeceksiniz ki, söylemeseniz ne olacak? ABD orada olmaya devam etmeyecek mi? O zaman ben de şunu söylerim; Irak’ta 1991 ile 2003 işgal yılı arasında neler yaşandı, herkes bunu bir kere daha düşünsün. Arada 12 yıl gibi bir süre var. Aynı Afganistan’da Rus işgalinden bugüne gelen süreçte yaşandığı gibi işi zamana yay, hedefine ulaş taktiği uygulanıyor.

Yani işin özü şu ki, geçmiş olsun güzel ülkem. İki yüzyıldan beri sıcak denizlere inmeye çalışan Rusya ve on bin km öteden gelip kendi varlığını İsrail’in varlığına adayan ABD ile Suriye’deki komşuluğumuz yapılan ölümcül hatalarla tescillenmiş oldu. Kuşatma son hızla devam ediyor…