Kar yağmaya devam ediyordu… Serçe duvar dibinde kendine bir yer eşeledi ve kanatlarını iyice kenetleyerek ısınmaya çalıştı. Burada bir süreliğine de olsa kalabilirdi.

Evin sahibi ile yaşıt olan bu duvar kış boyunca kedi köpek ve kuşların korunağı oluyordu. Bahar geldiğinde ise çocuklar evlerden çıkar ve duvarın hemen kıyısına kurarlardı oyunlarını. Bu yaşlı duvar evi diğerlerinden ayıran önemli bir özellikti.

Serçe kanatlarını çırptı, acıkmıştı, bir şeyler bulmalıydı. Minik gagasıyla eşeledi toprağı, duvara iyice yaslandı, kurumuş otları ayıkladı. Bugüne kadar hiç aç kalmamıştı. Onların ne ihtirasları ne de aç kalma korkuları vardı. Allah rızıklarını bu canlılara bir şekilde ulaştırıyordu. Serçe bir süre daha oyalandıktan sonra olduğu yerden uçup apartmanın penceresine kondu. Pencerenin önündeki boşlukta birkaç ekmek kırıntısı vardı.

Bu parçalardan birini aldı ve tekrar eski yerine duvarın dibine geldi. Apartmanın sahibi yaşlı bir hanımdı. Kalan ekmekleri kurutup pencerenin önüne bırakıyordu.

Kuşlar günün belli vakitlerinde pencereye konar önce bildik doğal konserlerini verirler sonra yaşlı kadının bıraktığı ekmek parçalarını alır giderlerdi. Yaşlı kadın aynı gün serçenin ekmek parçalarından birini aldığını görünce rahatladı. Rızkını alıp giden kuşa bakarken, Allah’ın Rahmetini bütün hücrelerinde hissetti. Odasına geçtiğinde derinden bir ah çekti.

Atmış beş yıllık hayatını birkaç kuruş para kazanabilmek için harcamış, ne kendine ne de çocuklarına vakit ayıramamıştı. Ya eşim işten ayrılırsa, ya bu ay maaş alamazsak, ya çocukların okul masraflarını karşılayamazsam… düşüncesi ile hayatı kendine zehir etmişti. 

Vakit ne de çabuk geçivermişti. Hayalini kurduğu ilmi çalışmalara, yakınları ile geçirebileceği vakitlere, çocuklarına, komşularına hatta ibadetlerine dahi yeterince vakit ayıramadığını düşünüyordu. İhtiyacı bir barınak ve bir lokma ekmek iken o çok daha fazlasına ulaşmak istiyor ve bütün enerjisini bu yolda harcıyordu. 

Kadın pencereye geçip, duvarın dibinde ekmek parçası ile karnını doyurmakta olan serçeye tekrar baktı. Bu kuş ona istediği gibi yaşayamadığı çilekeş hayatını yeniden hatırlatmıştı.

Acaba bundan sonrası için çok mu geç kalmıştı Düşündü ve nefes alıp vermenin en büyük imkân olduğunu anladı. Geçmişi getiremem ama bundan sonraki hayatımda yapmak isteyip de yapamadığım şeylere vakit ayırabilirim diye düşündü. Artık aç kalma korkusu yaşamıyordu.