Mübarek Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı nı geride

bıraktık. Dünya Müslümanları olarak tek merkezden komut aldık, hep beraber

nefis terbiyesinden geçtik. Allah kazananlardan eylesin.

İşimiz çok, yolumuz yokuş, yükümüz ağır... Bizim mücahede

anlayışımız zamanla sınırlı değildir; takatimizin sonuna kadar bu yolda

yürümek, diye özetlenebilecek bir inanca sahibiz. Yapacak işin kalmaması ancak

ömrümüzün nihayete ermesiyle mümkündür. İyinin ve doğrunun hâkim olması için

yapılması gereken işler ömür boyu sürer gider. Bir yerde sorun varsa, bizim de

yapacak işimiz var demektir. Şunu çok iyi bilmekteyiz ki, dünya döndüğü

müddetçe dünyada sorun çıkmaya devam edecektir. Bize düşen, sadece sorunların

niçin çıktığını sorgulamak ve orada takılı kalmak değil; çıkan sorunun,

imtihanımızın bir parçası olduğunu bilmek durumundayız. Ayrıca sorunun

giderilmesi için doğru bir yöntemle mücadele etmek gibi bir vazifemizin

olduğunu unutmamamız gerekir. Aynı zamanda yeni sorunlara karşı da hazırlıklı

olunmalıdır. Sorunun temelini doğruyla yanlışın mücadelesi oluşturmaktadır. Bu

da kıyamete kadar devam edecektir. Doğru tarafta yer almak ve mücadele azmini

diri tutmak mecburiyetindeyiz. Sorunları çözmeye çalışırken, sorunun bir

parçası olmamaya azami derecede dikkat edilmesi gerekir.

Mücahede devam ediyor: Ülkemizde, çevremizde, İslam

aleminde ve dünyada çözüm bekleyen yığınla sorun var. Mısır ın haricindeki

ülkelerde planlı-programlı çalışmalar yapılamadığı ve doğru bir yönteme sahip

olunamadığı için büyük bedeller ödendi ve hâlâ ödenmeye devam ediliyor. Mısırlı

kardeşlerimizin özellikle insan yetiştirmeyi amaçlayan eğitim metodu, paralel

kuruluşların dikkatle inceleyip kendi yapılarına kazandırmaları gereken en

güzel kazanım olacaktır. Mısır da geçtiğimiz ay başlayan ve devam etmekte olan

asrın direnişi, ezilen ve sömürülen milletlerin mücadelesine yeni bir boyut

kazandırmıştır. Bu ülkedeki muvaffakiyet, sadece Mısır la sınırlı

kalmayacaktır. Bu durumu çok iyi bilen şer cephesi tabi ki boş duramayacaktır.

Onların bir tek metodu var; o da vahşettir. Dünya tarihi bunların vahşi

örnekleriyle doludur. Önümüzdeki günlerin bu anlamda çok çetin geçeceğini

söyleyebiliriz.

Mücahede zamanla sınırlı olmadığı gibi mekanla da sınırlı

değildir; sadece sorun çıktığında devreye sokulacak bir davranış biçimi hiç

değildir. Ömrümüzün her anı ve bulunduğumuz her mekân bu vazifeyi yerine

getirmemiz için uygundur ve bizler için bir fırsattır. Bu durum, bizim için bir

yaşam tarzıdır. Etrafımız, kelimenin tam anlamıyla bir ateş çemberine döndü;

alevler yüzümüze vuruyor. Bu ateşin bizi de yakmayacağı düşünülemez.

Mücahedenin yöntemi bellidir: Tek başımıza değil, hep

birlikte bu işi yapacağız ve inşaallah bu sefer başaracağız. Birlikte olmanın

yegâne metodu; bir araya gelmek, İslam Birliği ni kurmak ve tek merkezden

yönetip yönetilmektir.