Bu öğretim yılından itibaren artık düz liseler öğrenci

almıyor. Mevcut öğrencilerini mezun edecekler, ondan sonra da tarih olup gidecekler.

Düz liseler niçin kapatıldı, eğitimde ne gibi sıkıntılara yol açıyordu doğrusu

anlayabilmiş değilim. Söz gelimi bizim dönemimizde olduğu gibi ikinci sınıftan

itibaren kollara ayrılma devam ettirilip ihtiyaca göre bu kolların sayısını

artırmak mümkün idi. Her ne ise.

Aslında düz liselerin kapatılacağı sinyalleri çok önceden

verilmeye başlanmıştı. Söz gelimi Anadolu ve Fen liselerinin açılması, giderek

dal liselerinin çeşitlendirilmesi bunu gösteriyordu. Böyle olunca lisede okumak

isteyenler eğer dal liselerine gitmek istiyorlarsa sınava girmek, sınavı

kazandıkları takdirde istekleri daldaki liseye girebiliyor, kazanamazlarsa

mecburi istikamet düz liseler oluyordu. Yani dal liselerini kazanamayanlar için

düz lise mecburi istikamet haline getirilmişti. Bu seneden itibaren ise ortaya

yeni bir durum çıktı. Bu sene düz liselere kayıt yapılmadığı için öğrenciler ya

Anadolu, Fen, Öğretmen ve Sağlık liselerini kazanacaklar ya da meslek

liselerine gidecekler. Bir de açık lise tercihleri var. Yani artık düz liselerin

yerini teknik meslek liseleri aldı. Kısacası hiçbir dal lisesini kazanamayanlar

için teknik meslek liseleri mecburi istikamet haline getirilmiş oldu.

Denebilir ki, ülkemizin meslek sahibi ara elemana büyük

ihtiyacı olduğu için teknik liseler bu sebeple artırıldı. Darbecilerin

dayatması ile zorunlu eğitimin kesintisiz olarak 8 yıla çıkarılması bu ihtiyacı

daha da artırdı. Bunun giderilmesi gerekiyordu. Ancak, gelinen noktada ülkeyi

yakın gelecekte başka sıkıntıların beklediğini söylemek yanlış olmaz. Söz

gelimi bazı düz liseler sağlık meslek lisesine dönüştürüldü. Buna bir de teşvik

sebebiyle özel sağlık liseleri eklendi. Bunun yanında hemen her ilçede ve bazı

beldelerde bir teknik lise açılıyor. Yani, nüfusu 20 ile 35 bin arasında

değişen bir ilçede bir Anadolu lisesine karşılık birkaç meslek lisesi faaliyete

geçiriliyor. Belli ki hedef yüksek tahsil kapısındaki yığılma önlenmeye

çalışılıyor. Herkesin yüksek tahsil yapması gerekmeyebilir. Ancak, gençlerimiz

daha işin başında kendilerini zorunlu olarak istemedikleri bir okulda

bulmamalıdır. Yani, hiçbir yeri kazanamadı bari falan okula gitsin yaklaşımı

hem gençler hem de velileri açısından istenen bir durum değildir, olmamalıdır.

Ortaokulu bitirdiğim yılları hatırlıyorum da öğrenciler

istedikleri liseye girebiliyor, buna karşılık o zamanlar adı sanat okulu olan

meslek liselerine istek fazla olduğu için sınavla girebiliyorlardı. Şimdi olay

tersine dönmüş/döndürülmüş görünüyor. O günkü uygulama mı iyiydi bugünkü mü

kısa zamanda görülecektir. Eğer özellikle sanayide büyüme düşük kalacak olursa

meslek lisesi mezunu işsizler ordusu oluşacak demektir. Üniversite kapısındaki

yığılmaya çözüm ararken bu defa meslek sahibi lise mezunu genç boşta

gezecektir. Bu arada, bir kararla açılan teknik liselerin atölye ve laboratuar

ihtiyaçları karşılanamadığı sürece bu okullarda mesleğini hakkıyla öğrenmiş

genç yetiştirmek nasıl mümkün olacak Böyle bir sakınca görülmüş olacak ki,

yeni açılan meslek liselerinde ciddi atölyelere ihtiyaç hissetmeyen bilişim ve

iletişim gibi dallar çokça açılıyor. Sanki bu ülkenin her sene bu dallarda

yetişmiş yüz binlerce elemana ihtiyacı varmış gibi.

Derdim ille de eleştiri değil. Eğitim alanında ciddi

araştırma yapmadan ayaküstü kararla eğitim sisteminin değiştirilmesi alışkanlık

haline getirilmemelidir. Getirildiği takdirde bir sıkıntıyı gidermek adına

yapılan düzenleme başka sıkıntılara sebep olabilir. Öğrenmede deneme yanılma

bir yoldur ama bu iş eğitim sisteminde doğru değildir.

Ortaya çıkan bir başka problem ise ortaöğretimde giderek

taşımalı eğitim yaygınlık kazanıyor. Eskiden taşımalı eğitimin ücretini devlet

karşılıyordu, şimdi ortaöğretimde bedelini veliler ödüyor. Çünkü öğrencilerin

yaşadıkları belde ve ilçede okuma şansları azalıyor. Mecburen civardaki ilçe ve

beldeleri de tercih etmek zorunda kalıyorlar. Bu ise sadece servis

mecburiyetini değil, barınma sorununu da gündeme getiriyor. Ortaöğretime

yönelik devlet yurtları yok denecek sayıda olduğu için bu boşluğu bazı gruplar

karşılıyor. Kısacası, ortaöğretim çocukları büyük ölçüde aileden koparıyor.