Bulunduğum konumun dışında bir spor sever olarak futbol,

basketbol ve voleybol maçlarını severek takip ediyorum. Maç yayın saatlerinin

uygunsuzluğu yüzünden NBA maçlarının hepsini takip edemiyorum. Fakat basketbol

sevgimi Euroleague maçları ile gidermeye çalışıyorum. Anadolu Efes, Fenerbahçe

Ülker ve Beşiktaş bu sezon bizi Euroleague’de temsil ediyor. Bu üç takımımız

için de hem ortaya konan oyun bakımından hem de kadro kalitesi bakımından en

büyük hayal kırıklığını Fenerbahçe Ülker yaşattı. Euroleague’de Final-Four

beklerken oynanan son 4 maçta adeta rakiplerine ezilerek yenilen

sarı-lacivertlilerin Euroleague Top 16’da gruplardan çıkması oldukça zor

gözüküyor. Fenerbahçe Ülker’in yaşattığı fiyaskonun muhasebesini kısaca

yapalım.

***

Öncelikle Fenerbahçe Ülker’in son şampiyonluğunu elde ettiği

kadrodaki yabancılara şöyle bir bakalım. Sarunas Jasikevicius, Trance Kinsey,

Darjus Lavrinovic, Marko Tomas, Roko Ukic, Gasper Vidmar, Sean May, Türk

statüsünde oynayan Emir Preldzic, Mirsad Türkcan ve Koç Neven Spahija. Bir

önceki sezon ise Sarunas Jasikevicius, Trance Kinsey, Darjus Lavrinovic’i

gönderip, Bojan Bogdanovic, Morris Finley, Curtis Jerrells, Jamest Gist

transfer edildi. Bu üçlünün arasında sadece Bogdanovic Fenerbahçe Ülker’e güç

katacak oyuncu olarak göze çarptı. Diğer oyuncuların fiyasko olduğunu

düşünürken beterin beteri var misali David Andersen, Mike Batiste, JR Bremer Bo

MacCalebb, Romain Sato, Uros Tripkovic kadroya dahil oldu. Bunun yanı sıra

İtalyan Koç: Simone Pianigiani takımın başına getirildi. Bu yapılan

transferlerde de Bo MacCalebb’i kötünün iyisi olarak ayıralım.

Tripkovic için şu anda söylenecek bir şey yok çünkü Koç

Pianigiani sayesinde onu doğru dürüst izleme fırsatı bulamadık. Bir oyuncu

düşünün takıma takviye olsun diye transfer ediliyor ve çok önemli maçlarda

oynatılmıyor. Takım her maç 90 sayı yiyor. Euroleague’in en kötü ribaunt alan

takımı, en fazla sayı yiyen ve en az sayı atan takımı oluyor. Fakat ortada

bunun hesabını verecek bir muhatap bulunmuyor. BBL’de her kötü sonuçtan sonra

hakem hatalarını dile getirerek gündem oluşturan Fenerbahçe Ülker Şube

Direktörü Nedim Karakaş bile sessizliğe bürünmüş durumda. Fenerbahçe Ülker’li

yöneticilere buradan sesleniyorum. 36 yaşındaki Euroleague ribaunt kralı

Mirsad’a jübile yaptırıyorsunuz. 35 yaşındaki Batiste’yi transfer ediyorsunuz.

Yaşlı diye yolladığınız 36 yaşındaki Jasikevicius şu anda Barcelona’da oynuyor.

Beğenmediğiniz 29 yaşındaki Roko Ukic Panathinaikos’ta oynuyor. 33 yaşındaki

Darjus Lavrinovic CSKA Moskova’da oynuyor. Bu takımların hepsi şu an

Euroleague’nin üst düzey takımları. Bu işte bir yanlışlık var Barcelona,

Panathinaikos ve CSKA Moskova takımları böyle bir hatayı nasıl yapmışlar anlamak

mümkün değil! Fenerbahçe Ülker’li yöneticilerden daha mı iyi bilecekler! Hem

sonuç da ortada değil mi Sarı-lacivertliler her maç 90’ın altında sayı

yemiyor. Takımın defans yapacak gücü yok. Ribaunt alacak mecali yok. Bu nasıl

transfer politikası, bu nasıl bir idarecilik anlamak mümkün değil. Emin olun

Damir Mirsic ve Mirsad Türkcan şu halleri ile bile bu son alınan yabancılardan

daha çok takıma katkı yaparlar.

***

Fenerbahçe Ülker geçmişte Euroleague’de hiç bu kadar aciz

kalmamıştı. Diğer basketbol takımlarının ekonomik kriz nedeniyle bütçe

küçülttüğü sezonda Fenerbahçe Ülker’de hem yapılan transferler hem de oyun

anlamında bu kadar büyük yıpratıcı, mental olarak bir çöküş yaşanılması ve

Euroleague’e havlu atılması artık bardağı taşırmıştır. Bir an önce kanayan yara

durdurulup tedavi edilmelidir. Bu nasıl mı olacak Öncelikle Fenerbahçe Ülker

takım koordinatörü Kemal Dinçer derhal istifa etmeli. Seyirci gibi maçı izleyen

Piangiani ile yollar ayrılmalı. Gelecek yıl aynı hatalar yapılmamalı. Ergin Ataman’ı

Galatasaray, Erman Kunter’i Beşiktaş, Oktay Mahmuti’yi Anadolu Efes takımın

başına getirdi. Yani sizin anlayacağınız yerli üst düzey koçların hepsini

rakiplerine kaptıran Fenerbahçe, Pianigiani’yi takımın başına getirerek kumar

oynamıştır ve kumarı kaybetmiştir. Şimdi diyecekler ki şansızdık vs... Hadi

canım siz de!