Uzun zamandır
görüştüğüm bir arkadaşım var. Onunla tanıştığım gün, defterine özenle kazınmış
bir isim dikkatimi çekmişti. Bu ismin arkadaşımın aile efradından birine ait
olabileceğini düşündüm. Daha sonra bu ismin cep telefonuna, kitapların iç
kısmına, bilgisayara ve eşyaların üzerine yazıldığını ve arkadaşım üzerinde
kalıcı bir etkisinin olduğunu fark ettim. Kendimce çıkarımlarda bulundum. Bu
arkadaşımın ölen bir yakınının ismi olabilirdi, ya da uzun süredir göremediği
bir akrabası olabilirdi. Belki de hayali bir isimdi diye düşündüm
Geçtiğimiz gün cüzdanını açarken, içinden bir fotoğraf
çıkardı bir süre baktı ve geri koydu. Yüzünde buruk bir hüzün oluştu,
sorduğumda şu cevabı verdi: Samiye benim liseden arkadaşımdı. Onunla aynı
yurtta kalıyor ve aynı okulda okuyorduk. Ranzalarımız bitişikti. Samiye
hayatımda tanıdığım en iyi dosttu. Her şeyimiz ortaktı, kendinden önce beni
düşünür ve yükümü hafifletirdi. Başım darda kaldığında hemen koşar ve benim
yanımda yer alırdı.
O bana dostluğu öğretmişti. Lise ikinci sınıfın sonunda
teyzemle İstanbul a geldim ve okula burada devam etmeye karar verdim. Samiye de
aynı yıl memleketi olan Denizli ye dönmüş ve eğitimine burada devam etmeye
karar vermiş. O zamanlar cep telefonları yoktu, internet belirli kişilerin
sahip olabileceği bir araçtı. Fakat duygularımızı taşıyan mektuplar vardı.
Mektup yazdım ve okuldan arkadaşımın adresini istedim ama ulaşamadım.
Samiye yi hiç unutmadım, o benim hatıralarımdaki dost
olarak kalmaya devam etti. Büyüklerimiz insan birlikte ağladığı dostunu unutamaz
demişler. O benim gözyaşlarımın ortağıydı. Şu an nerede ya da hangi görevde
çalışıyor bilmiyorum ama onu bir kez de olsa görmeyi çok isterdim Arkadaş
hoşça vakit geçirdiğimiz kişidir. Dost ise sırlarımızın, acı ve neşemizin
ortağıdır. Taşımakta güçlük çektiğiniz yükü omuzlarınızdan alıp kendi sırtına
koyabilendir. Ağladığımızda elimize mendil uzatan ve içimizi ferahlatan
kişidir. Dost, yoksulluğumuzda yanımızdan ayrılmayan ve ekmeğini bölüp veren
kişidir. O yüzden dostların attığı taş
çok daha fazla acıtır. Fakat uzattığı gül de bir o kadar ferahlatır ve
güçlendirir. O gün arkadaşımı dinlediğimde onun duygularını bütün yoğunluğu ile
hissettim ve bir dostun dostuna ulaşamamasının kalıcı bir hasrete dönüştüğünü
düşündüm.
ulaşamamasının kalıcı bir hasrete dönüştüğünü düşündüm.