BEŞ vakit namaz bizlere Mi raç gecesinin hediyesidir.
Kur an-ı Kerim de beş vakit namaz sarîh bir sûrette ifade edilmemiştir. Bununla
beraber, Kur an-ı Kerim in birçok ayet-i kerimesinde beş vakit namaz, işârî
mânâda ifade edilmiştir. (Bakara / 238; Hûd / 114; İsrâ / 78; Tahâ / 130; Rum
/ 17-18 gibi âyet-i kerimeler, beş vakit
namaza işaret etmektedir.) Rum Sûresinin 17-18. âyet-i kerimelerinde meâlen
şöyle buyrulmaktadır: Haydi siz, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda,
gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah ı ki göklerde ve yerde
hamd O na mahsustur- tesbih edin (namaz kılın). Bu âyet-i kerimelerde beş
vakit namaza işaret vardır. Şöyle ki; bu âyet-i kerimeler, tümsûne
kelimesiyle, akşam ve yatsı namazlarına; tusbihûne kelimesiyle, sabah
namazına; aşiyyen kelimesiyle, ikindi namazına; tuzhirûne kelimesiyle de
öğle namazına işaret eder. Bu vakitlerde Cenab-ı Hakk ı tesbih, ta zim ve
şükürden ibaret olan namazı kılınız emr eder.
Namaz vakitlerini sarîh bir surette (açıkça) tespit eden,
hadis-i şerifler ve Peygamber Efendimizin (asm) tatbikatıdır. Dolayısıyla, bu
ma nâdaki hadis-i şerifler, bu âyet-i kerimelerin tefsiri hükmündedir. Buna
dair pek çok hadis-i şerif vardır. Sahih-i Buhârî de yer alan, Amr İbn-i Selime
(ra) tarafından rivayet edilen hadis-i şerif de bunlardan biridir. Bu mübarek
sahabe, Mekke nin fethinden sonra Peygamber Efendimizle (asm) görüşmüş,
Müslüman olmuş, dönüp kavmini de İslâm a dâvet etmiş, onlara Sevgili
Peygamberimizden (asm) öğrendiklerini öğretmiştir. Amr İbn-i Selime nin rivayet
ettiği hadisten konumuzla ilgili kısmı aktaralım: Vallahi ben size bir hak
Nebî sallallahu aleyhi vesellem in yanından geliyorum; o, bize; Filanca namazı
şu vakitte kılınız; filanca namazı da şu vakitte kılınız! di(ye bütün namaz
vakitlerini bildir)di. Namaz vakti gelince de biriniz ezân okusun ve Kur an ı
en çok bileniniz size imâmet etsin! buyurdu, dedi.
Peki, namazın bu vakitlerde kılınmasının hikmetleri
nedir Namazın bu beş vakte tahsisinin hikmetlerini anlatanlardan Muhyiddin
Arâbî Hazretlerinin ifadeleri ile Bediüzzaman hazretlerinin 9. Söz isimli
eseri çok dikkat çekicidir. Bu esere Molla Muhammed el-Kersî tarafından çok
güzel bir şerh yazılmıştır. Bu vakitler, gün, sene, insanın ömrü ve âlemin
ömründeki mühim devirleri hatırlatmaktadır. Meselâ sabah vakti şunları
hatırlatıyor: Gün itibariyle, günün başlangıcını; sene itibariyle bahar
mevsiminin başlangıcını; insan ömrü itibariyle insanın ana rahmine düştüğü
zamanı; âlemin ömrü itibariyle, âlemin yaratılışının birinci gününü
hatırlatır. Öğle namazının vakti; günün kemâline; sene itibariyle yaz
mevsiminin ortasına; insan ömrü itibariyle gençlik kemâline; âlemin ömrü
itibariyle, Hz. Âdemin (as) yaratılış devrini hatırlatıyor. İkindi namazının
vakti; Güneş in gurûba meyletmesine; sene itibariyle sonbahara; insan ömrü
itibariyle ihtiyarlık vaktine; âlemin ömrü itibariyle Ahir zaman Peygamberinin
(asm) asr-ı saadetine benzemektedir.
Akşam namazının vakti; günün gurûbuna; sene itibariyle
sonbahar mevsiminin sonunda pek çok mahlûkatın hayat vazifesinden terhis
edilmesine; insan ömrü itibariyle insanın vefâtına; âlemin ömrü itibariyle
dünyanın kıyâmet başlangıcında harap olmasına benzemektedir. Yatsı namazının
vakti; karanlıkların her tarafı bütünüyle kaplayıp gündüz âleminin bütün
eserlerini siyah kefeniyle örtmesine; sene itibariyle kış mevsiminin, beyaz
kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesine; insan ömrü itibariyle vefat etmiş
insanın bütün eserlerinin dahi vefat edip unutulma perdesi altına girmesine;
âlemin ömrü itibariyle, imtihan yeri olan bu dünyanın bütün bütün kapanmasına
benzer. İşte insan namaz vakitlerinde, namaza kıyam ettiğinde bu devreleri
düşünmeli ve kendini, bütün sevdikleri, bütün mevcudatı ölümden, yokluktan
kurtaracak sadece ve sadece Allahu Azimüşşan olduğunu düşünmeli, o düşünce ile
Rabb-i Rahîminin (cc) huzurunda el bağlayıp dîvana durmalıdır.