Çocuklara anlatılan şöyle bir masal var: Beş kardeş

varmış. Bunlar ava gitmişler. Biri avı görmüş, biri vurmuş, biri pişirmiş, biri

yemiş, küçük kardeş de hani bana, hani bana! demiş.

BM nin beş kardeşi , pardon beş dâimî üyesi ve

yaptıkları bu masala uyuyor. BM nin 193 üyesi var. Ancak bunlardan beş dâimî

üye haricindeki 188 i ağız birliği edip bir karar alsalar, hattâ avazlarının

çıktığı kadar bağırsalar, çağırsalar, yırtınsalar, bu beş üyeden biri veto

etti mi, o karar boştur. Bu beş üye dünyayı âdeta bölüşmüş gibidir. Kavgaları

danışıklı dövüş tür. Gerçekte aralarında gizli bir ittifak vardır. Suriye

arenasında bu açıkça görülmektedir. En son Rusya, ABD ile fiskoslaştıktan sonra

aktif olarak Suriye savaş oyunu ndaki yerini almış ve ilk olarak bize musallat

olmaya başlamıştır. NATO da Rusya Türkiye ye saldırırsa 48 saatte oradayız!

Türkiye ye asker bile veririz! diyerek gaz vermektedir.

Bu beş kardeşin kullandıkları düzinelerle taşeron

örgütleri vardır. Yapacaklarını çoğu defa bunlar eliyle yaparlar. Yaparken de

akıllarınca dolambaçlı yollar kullanırlar, hedef şaşırtırlar. Meselâ, Irak ta

Saddam devrinin muazzam silahları yanlışlıkla peşmerge güçlerinin, ya da

deaş ın eline geçer. Suriye de Esat zamanında kimlik dahi verilmeyen, insan

yerine konulmayan kürt nüfus, sözüm ona pyd, ypd (bunların harflerini büyük

yazmaya değmez) adı altında örgütlenmişlerdir. Amerika, İngiltere, Fransa,

bunların sözüm ona Esad la savaşması için silah ve mühimmat verir. Bu

silahların bir kısmı yine o beş kardeşin ortak yapımı olan deaş ın, ya da

pkk nın eline geçer. Ne hikmetse bu pyd, ya da ypg, ya da adları her ne ise,

hiçbir zaman Esat a zarar verici hareketlerde bulunmazlar. Bilakis bu zâlimin

işlerini kolaylaştırırlar. Türkmenlere, Araplara ait köyleri bombalarlar,

insanları evlerini terk etmeye mecbur ederler. Uluslararası teşkilatlar da bu

yapılanları tespit etmiş, ypg nin savaş suçu işlediğini ve deaş ten kurtardığı

Arap ve Türkmen köylerini yakıp yıktığını rapor etmiştir.

Bu beş kardeş , tıpkı fillerin züccaciye dükkânına

dalması gibi, size demokrasi getireceğiz! diye Irak a, Libya ya, Suriye ye

dalmış bu ülkeleri târumar etmişlerdir. Aslında bu aç kurtların ağızlarının

suyu akarak baktıkları yer, ülkemizdir. Kurtlar sofrasını geçen asrın başında

kurmuşlardı, ama kuzu gördükleri avlarını yiyemediler, midelerine oturdu. O

günden bugüne oyun üzerine oyun tezgâhlıyorlar. Doğu ve Güneydoğu bölgemizdeki

sancıda da onların parmağı var. Geçmişte Çekiç Güç kuvvetleri helikopterlerle

teröristlere silah ve mühimmat atmış, yakayı ele verince de ya yanlışlık

oldu , ya da o çuvallarda mercimek vardı demişlerdi. Şimdi ise ABD; pkk nin

Suriye kolu ypg ye (ya da pyd ye) uçaklarla 112 balya (50 ton) silah yardımında bulunuyor. Başbakan sayın

Ahmet Davutoğlu bu harekete çok sert tepki göstermesine rağmen onlar işi

pişkinliğe vuruyor, Biz ypg ye desteği arttıracağız. Çünkü onlar Işid i

vuruyor diyorlar. Ypg ye destek için kalkan uçaklar da bizim İncirlik i kullanıyor.

Adamlar hem kucağımızda oturuyor, hem sakalımızı yoluyor. Beş kardeşin

taşeronları ise şımardıkça şımarıyor. Ypg bu defa da Amerika dan omuzdan fırlatılan stinger füzesi istiyor.

Bunları Esad ın uçaklarına karşı kullanacağız! diyorlar. Oysa Esad ın

uçakları şimdiye kadar ypg yi vurmuş değil. O füzeler büyük ihtimalle

yanlışlıkla başka taşeron örgütlerin eline geçecek. Zaten bölgede kimin eli

kimin cebinde belli değil. At izi, it izine karışmış durumda. Elini sallasan

elli ajana değiyor.

Aslında bizimkisi, eşeğe gücü yetmeyince semerini

dövüyor darbımeseline benziyor. Şu malum eşeklere, ya da Hâşâ min huzur

(sözüm meclisten dışarı)- eşek oğlu eşeklere hadlerini bildirecek babayiğitler

çıkıncaya kadar bu traji-komik oyun devam edip gidecek. Beş aç kurda ve onların

yancısı İsrail e beş kardeş gösterilmediği müddetçe İslam coğrafyası alev

alev yanmaya devam edecek. Sözüm ona bunlardan bazılarına dostumuz deniliyor.

İnsanın böyle dostları olduktan sonra düşmana ne lüzum var.