Hatta Teheccüt namazının, farz namazlardan önce veya
sonra kılınan ve revâtip diye anılan sünnet namazlarından bile faziletli olduğu
kabul edilmektedir. Teheccüt namazının fazileti, meşakkat, yorgunluk, riya ve
gösterişten uzaklık gibi özelliklerinden ileri gelmektedir. Ayrıca Teheccüt
namazı, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bütün hayatı boyunca sürekli kıldığı
bir namazdır. Bu sebeple de sünnetlerin en faziletlisi, Hz. Peygamber (S.A.V.)
Efendimizin bu sünnetidir.
Namaz hakkındaki soruya Hz. Peygamber (S.A.V.)
Efendimizden cevabı alan sahâbe-i kiram, bu sefer Ramazan ayı orucundan sonra
hangi orucun daha faziletli olduğunu sordu.
Bilindiği gibi Ramazan ayında oruç tutmak farzdır.
Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü hariç, senenin
her gününde ALLAH rızası için oruç tutmak mümkündür. Ancak bunun için en uygun
ve faziletli ay hangisidir İşte akla gelebilecek bu soruyu sahâbe-i kiram, Hz.
Peygamber (S.A.V.) Efendimize Ramazan orucundan sonra en faziletli orucun
hangisi olduğunu sordu. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz de bu soruya cevaben:
Muharrem ayında tutulan orucun pek sevap olduğunu buyurdu. Muharrem ayının
değerini anlatmak için de ondan ALLAH Teâlâ nın ayı diye söz etti. Şüphesiz
bütün aylar ALLAH Teâlâ nın ayıdır. Ama Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz bu
ifadesiyle Muharrem ayının değerine ve onun iyi değerlendirilmesi gereğine
işaret etmiş oldu.
Kamerî ayların ilki olan Muharrem ayı, aynı zamanda haram
yani ALLAH Teâlâ katında hürmetli aylardandır. Hadis-i şerifte, Muharrem ayı
için: Şehrullah yani ALLAH Teâlâ nın ayı denilmesi, bu ayın şerefine işaret
içindir. Aslında bütün aylar, bütün yıllar, bütün zamanlar, bütün mekânlar,
bütün varlıklar, bütün insanlar, cümle eşya her şey ALLAH Teâlâ nındır. Ama her
şey ALLAH Teâlâ nın iken, Muharrem Şehrullah yani ALLAH Teâlâ nın ayıdır,
demekten maksat ne Bundan maksat Muharrem ayında ALLAH Teâlâ, kullarını çok
afv ü mağfiret ediyor; kullarını çok affettiği, tevbe eden kullarını çok
bağışladığı bir aydır, demek oluyor.
Hz. Ali den (R.A) rivayete göre bir adam kendisine:
- Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı emir
buyurursunuz, diye sormuş. Hz. Ali (R.A) da şöyle dedi:
- Ben bu konudan soran hiçbir kimseyi işitmedim. Sadece
ben Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yanında otururken bir adamın Ona:
- Ya Resûlellah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç
tutmamı emredersiniz Diye sorduğunu işittim. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
Eğer Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharremi
tut. Çünkü o, ALLAH Teâlâ nın ayıdır. O ayda bir gün var ki, ALLAH Teâlâ o
günde bir kavmin tevbesini kabul etmiştir, diğer bir kavmin de tevbesini kabul
eder. buyurdu.
Hadisi şerifte ALLAH Teâlânın tevbesini kabul ettiği
belirtilen kavim, Hz. Musa nın (A.S.) kavmidir. İsrailoğullarının firavundan
kurtarılışı, firavun ve ordusunun denizde boğulması kast edilmektedir.
Binaenaleyh içinde bulunduğumuz bu mübarek ayda mümkün
mertebe oruç tutmaya gayret etmemiz lâzımdır. En azından bu mübarek ayın
başında, ortasında ve sonunda birer gün oruç tutmayı, pazartesi ve perşembe
günleri orucunu, hele hele aşura günü orucunu kesinlikle ihmal etmeyelim.
Cenab-ı Hak, bu hadis-i şerifler gereğince amel edebilmeyi cümlemize nasib
eylesin. Amin.