Halkın ve Hakk ın övdüğü Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz
bu gece ALLAH Teâlâ Hazretlerine böyle dua ve niyazda bulunursa, acaba biz âciz
kulların ne yapması lâzımdır O na ümmet olma şerefine nail olan bizler de,
O nun izinden giderek, bu mübarek gecede affolunmuşlardan, helâlinden
rızıklandırılmışlardan, sıhhat ve saadete nail olmuşlardan, ilâhî huzura
erenlerden olmak niyazında bulunalım. İçimizi ve dışımızı bilen Rabbimize
ellerimizi ve gönüllerimizi açıp dua edelim. Selman-ı Farisi (R.A.) den
rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:
Rabbiniz hayiy yani isteyene istediğini veren, kerim
yani istemeden veren, bol verendir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı
zaman, o ellerini boş çevirmekten haya eder yani yapılan duayı mutlaka kabul
eder. Buyurdu. O halde Rabbimizin bu
vadinden istifâde ederek, açık olan tevbe kapısına ilticâ edelim. Tevbe edelim,
tevbemizi kabul eder. O Yüce Rabbimizden mağfiret isteyelim, bizleri affeder.
O, bizlere ana ve babalarımızdan daha şefkatli ve merhametlidir.
d- Bu gece mağfiret gecesidir. Ebû Musa el-Eş ari
(R.A.)den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
Muhakkak ALLAH Teâlâ, Şaban ayının yarısı, yani Berat
Gecesi kullarına rahmetle bakar ve herkesi mağfiret eder. Yalnız müşrik olan
kimse ile düşmanlık eden, kin ve husumet besleyen kimseyi mağfiret etmez.
Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre, Resûlullah (S.A.V.)
Efendimiz şöyle buyurmuştur: Şaban ayının yarısı, yani Berat gecesinin ilk
vaktinde Cebrail (A.S.) bana geldi, şöyle dedi. - Ya Muhammed! Başını semaya kaldır... Sordum:
- Bu gece nasıl bir gecedir Şöyle anlattı:
- Bu gece, ALLAH Teâlâ, rahmet kapılarından üç yüz
tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanlardan hemen herkesi bağışlar. Meğerki,
bağışlayacağı kimseler büyücü, kâhin, devamlı şarab, alkollü içki içen,
faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olalar. Bu kimseler tevbe edinceye
kadar, ALLAH Teâlâ onları bağışlamaz. Gecenin
dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail (A.S.) yine geldi ve şöyle dedi:
- Ya Muhammed! Başını kaldır... Bir de baktım ki, cennet
kapıları açılmış. Cennetin birinci kapısında da bir melek durmuş şöyle
sesleniyor:
- Ne mutlu bu gece rükû edenlere!.. İkinci kapıda da bir
melek durmuş şöyle sesleniyordu: -Bu
gece secde edenlere ne mutlu!.. Üçüncü kapıda duran melek de şöyle
sesleniyordu: -Bu gece dua edenlere ne
mutlu!.. Dördüncü kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
-Bu gece, ALLAH ı zikredenlere ne mutlu!.. Beşinci kapıda
duran melek de şöyle sesleniyordu:
- Bu gece ALLAH korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu!..
Altıncı kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
-Bu gece Müslümanlara ne mutlu!.. Yedinci kapıda da bir
melek durmuş şöyle sesleniyordu:
- Hiçbir dilekte bulunan yok mu ki, kendisine dilediği
verilsin
Sekizinci kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
- Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları
bağışlansın
Bunları gördükten sonra, Cebrail (A.S.)a sordum:
- Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak Şöyle dedi:
- Gecenin ilkinden, tan yeri ağarıncaya kadar. Sonra
şöyle dedi:
- Ya Muhammed! ALLAH Teâlâ, bu gece, Kelb kabilesinin
koyunlarının tüylerinin sayısı kadar kimseyi cehennemden azad eder 3
Abdulkadir
Geylani, a.g.e.