Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama bazı mevzuları

açıklığa kavuşturmamız şart. Yanlış anlaşılan, körü körüne üstüne gidilen,

takım tutmaya döndürülen, düşmanlığı körükleyen meselelerin üzerini örtmeye

çalışmaktan ben de yoruldum. Bazı başlıklar altında derdimi anlatmaya

çalışacağım. Bir an kim olduğunuzu ve fikrinizi neyle zehirlediğinizi unutun.

Ütopyanızdan çıkıp gerçeğe bir adım atın. Sonra her ne isterseniz, hangi rüyaya

dalmak, hangi yalana inanmak isterseniz siz bilirsiniz.

İktidarın hayrına çalışan böyle bir muhalefet bir daha

bulunur mu bilemem. Cumhur un Reisi bu ülkede siyaset yapan bir örgütü ve bazı

kişi ve grupları sanki onlar cumhur un bir parçası değilmiş gibi görmesine ses

çıkarmamalarını anlamış değilim. Tek başına bir adamın bütün gazete sütunlarını

ve televizyondaki kelebekleri doldurmasını anlamıyorum.

İktidar partisini savunan arkadaşlar;

Eleştiriler sizi rahatsız etmesin. Çünkü doğal olanı

idarede olanın eleştirilmesidir. Meyve veren ağacı taşlarlar atasözünün

kullanılacağı yer burası değildir. Türkçe öğretmeninize danışınız.

13 yıldır tek başına ülkeyi yöneten bir partinin seçim

beyannamesi hazırlaması ve vaatlerde bulunması gerçekten komiktir. bize şunu

yaptırmadılar, bunu yaptırmadılar diyecek olsalar kendi kendilerine yaptırmadıkları

anlaşılır.

Duble yollar, marmaray vs. bu ülke için lazım olan güzel

hizmetlerdir. Kimse bu hizmetleri yok saymıyor. Ama bu yapılanlar sanki

başkasının yapması gerekip de devletin yaptığı hizmetler değildir. Başkası

yapmadıysa o onun ayıbı. Kötü örnek alınmaz. Ayrıca bu hizmetleriniz maalesef

vatandaşa geri dönen yatırımlar değil. Çok zorda kalırsak eğer, o asfaltlar

yenebilen bir şeye dönüşüyorsa o başka

Türkçe ezan 70 sene önceki mevzu. Dinleyip dinleyip

şükretmenin âlemi yok. Çok partili sisteme geçildiğinden bu yana CHP zihniyeti

dediğiniz zihniyetin temsilcileri toplasanız 6 sene iktidarda kaldı bu ülkede.

Yani çektiğim çoğu sıkıntı solcuların değil sağcıların maharetiyle çektiğimiz

sıkıntılardı. Belki de Türkçe ezan meselesi bu gerçeği örtmek içindir.

Taraftar olmak başka, avukatlığa soyunmak başka, tapınmak

ise bambaşkadır. Bir milletin geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda duygusal

kararlar alınamaz.

Ekonomimiz kötü. Bunu kabul edin. 13 yıldır iktidarda kim

varsa bunun hesabını ondan sormak da oldukça doğal. Patatese mektup yazılan bir

ülkedeyiz. Gerisini siz düşünün. (Sayın Patates) herkesin borçlu olduğu, ülkede

en çok kâr eden kurumlar listesinde ilk 5 in içinde 2 tane banka varsa bu iyi

bir şey değil.

Merkez bankası faizleri kafasına göre belirlemiyor.

Konunun iktidarla alakası yokmuş gibi davranmanıza gerek yok.

Dış politika da başarılı falan değiliz. En iyi yaptığımız

iş işgal edilmesine yardımcı olduğumuz Müslüman coğrafyalardaki

vatandaşlarımızı tahliye etmek. Gerisi Avrupa ve Amerika ne isterse o. Acı ama

böyle. Buna savunma olarak diyeceğiniz şey yapmaz onlar, bir bildikleri

vardır, başta öyleydi ama şimdi rest çekti falansa hâlâ, psikolojik destek

almakta fayda var.

Bu arada bu seçimlerde yine Rabia işareti yapar mısınız

acaba

Dizi izleyerek gündem belirlenmez. (bunu yazmış olmaktan

bile utanıyorum ama)

Koalisyon olursa ülkenin kaosa gireceği de yalandır.

Koalisyon hükümetleri eyvallah sıkıntılıdır. Fakat gördük ki tek partili

iktidarda çözüm için maalesef yeterli değil. (Kıbrıs Harekâtının, açılan

fabrikaların, verilen en yüksek zamların koalisyon hükümetleri zamanı

yapıldığını unutmamakta fayda var)

Biliyorum beni tanıyanlar yine kızacak. Fütursuzca

saldırdığımı düşünüyorlar. Beni küçük gördükleri için kendilerini haklı zannediyorlar.

O zaman hatırlatalım.

Firavunlar zulüm yaptıklarına inanmıyorlardı. Onlar

yaptıklarını hak görüyorlardı.

Bu yapılanlar bu millete Hak değil. Hele İslam

coğrafyasında dökülen kana devletin elini bulaştıranlara hakkımı hiçbir zaman

helal etmeyeceğim. İdamlara sessiz kalan, haçlı ordusuyla yan yana duran,

sortilerin gölgesinde beni aciz bırakanlarla mahşerde hesaplaşacağım. Belki

ümmet derdini çok taşıyan kalmadı. Olsun. Ben hassasiyetlerimi reel politiğe

değişmek zorunda değilim. Fikrim zehirlenmedi hamdolsun.

Milli Görüş felsefesi bir kez daha hissettirmeli kendini.

Sadece kendi ülkemiz insanına değil. Dosta düşmana. Refah-Yol hükümeti iş

başındayken İsrail in Filistin e neden saldırmadığını merak etmiştim hep.

Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde bir abimiz sanki o cevabı aradığımı

biliyormuş gibi özetledi mevzuyu;

Hükümet ortağıyken Kıbrıs ı alan o adam Kudüs

sokaklarında Türk askerlerini yürütür korkusudur onlardaki!

Mantıklı. Şimdi rahat hareket ediyor olmaları bile mevcut

iktidarın Milli Görüşten ne denli sapmış olduğunun belgesi sayılmaz mı

Kalbinizin sahibine emanet..

Eyvallah!!!