“Brezilyalı rakibinin bacakları arasından çıkmaya çalışırken, yerden tabanı çakıyordu. Karar doğru idi.”

Elazığspor-FB maçında, FB futbolcusu Baroni’nin kırmızı kart gördüğü olaya, böyle nokta koymuş, futbol yorumculuğunda bir otorite olduğuna inandığımız gazetemiz yazarı Kemal Belgin Bey.

“Brezilyalı” diyor kurduğu cümlenin başında. FB’li Baroni deseydi, “çakmak” gibi anlatılmak istendiği (kastedildiği) kadar güçlü, vurgulu ve sert olmayacak mı idi

“Bacakları arasından çıkmaya çalışırken...” Bu kelimeleri kullanmış büyüğümüz ve sevgili yazarımız Kemal Belgin Bey, “çakma” fiilinin gerçekleşme anını anlatmak ihtiyacı hissettiğinde...

O dakikaları ekranların başında seyreden, yorumcu eski hakem, yorumcu futbol yazarı, yorumcu kulüp üyesi gazeteci gibi sıfatları olmayan ve fakat iki gözleri olan bu ülkenin insanları, Brezilyalı Baroni’nin bacaklarına iki eli ve iki kolu ile sarılıp düşürdüğünü Türk Onur’un, görmediler mi

Brezilyalı Baroni’nin belden yukarısı serbest, belden aşağısı Onur’un kontrolünde. Kafasıyla, elleriyle, kollarıyla ve vücudu ile Brezilyalı Baroni’ye, hiçbir rahatsızlık vermediğine, sayın yazarımız ve onunla kanaatdaş olan diğer gazetelerin yorumcuları, mutlaka kefildirler.

Brezilyalı Baroni’ye o faulü yapan Onur’un daha kaç dakika bırakmamak hakkı vardı “Kırmızı kart göstertmek gibi bir niyetim yoktu” diyen Onur’un bu hareketi neden örnek gösterilmedi “Semih gibi”

Az ya da çok bir tekme yediğini de özelikle belirten oyuncu Onur, öyle mi kıvranırdı, haykırırdı, ağlardı her az ya da çok tekme yediğinde

Semih dedik... Aut değil korner dedi, diye bir haftadır Semih ahlâkı yazmaları futbol yorumcularımızın, acaba rakibinin emeğine daha az saygılı bazı futbolculara ve çok çok çok daha az saygılı ve çok tedirgin (H.G. gibi) hakemlerimize bir “çakma” mıdır