Medeniyetlerin beşiği Anadolu, asırlara meydan okuyan tarihi mirasıyla dünyanın gündemine oturdu. Binlerce yıllık sırlara ev sahipliği yapan kadim köylerden, görkemli ibadethanelere ve gizemli su sarnıçlarına kadar uzanan o paha biçilemez kalıntılar, yabancıların radarından bir an olsun çıkmıyor. Bu kapsamda çok ciddi bir eleme süreci yürüten National Geographic, yeryüzünün en devasa açık hava müzelerinden biri olan Türkiye'deki o eşsiz durakları tek tek sıraladı.

TARİHİN SIFIR NOKTASINDAN EFES'İN GİZEMİNE

Milyonların hayranlıkla incelediği listenin en tepesine, yaklaşık MÖ 9600 yılına tarihlenen ve tüm dünyada ezberleri bozan Şanlıurfa'daki Göbeklitepe yerleşti. Tarımın inançtan önce geldiği yönündeki iddiaları çürüten ve dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi olan bu yapı, ilk sıranın tartışmasız sahibi olarak kaydedildi.

Hemen ardından yönümüzü 2 bin 134 metrelik bir zirveye çeviriyoruz. Adıyaman'daki Nemrut Dağı'nda, Kommagene Kralı Antiochos'un diktirdiği o devasa kral, tanrı, kartal ve aslan heykelleri, iki bin yıldır gün doğumu ve gün batımının en ihtişamlı tanıkları olarak listeye ağırlığını koydu.

İzmir'in Selçuk ilçesinde MÖ 10. yüzyıldan bugüne uzanan Efes Antik Kenti de bu görkemli rotanın vazgeçilmezi oldu. Roma döneminin dev tiyatrosu ve Celsus Kütüphanesi ile her yıl milyonları ağırlayan kentin, aynı zamanda Aziz Pavlus'a ev sahipliği yaptığı ve İncil'in Vahiy Kitabı'nda da geçtiği hatırlatıldı.

KAYALARA OYULAN ŞEHİRLER VE UNUTULMUŞ BAŞKENTLER

Kapadokya'nın o efsanevi peri bacaları, 4. yüzyıldan kalma kaya kiliseleriyle listede hak ettiği yeri aldı. Özellikle Göreme Açık Hava Müzesi'ndeki volkanik kayalara oyulmuş canlı fresklerin eşsiz bir görsel şölen sunduğuna dikkat çekildi.

İstanbul'un yeraltındaki o karanlık ve serin hazinesi Yerebatan Sarnıcı ise 6. yüzyılda I. Justinianus döneminden bugüne taşıdığı gizemli Medusa başıyla turistleri büyülemeye devam ediyor.

Rotayı Ege'ye çevirdiğimizde karşımıza bembeyaz bir doğa harikası çıkıyor. Pamukkale'nin travertenlerinin hemen üstünde yükselen Hierapolis Antik Kenti, Helenistik dönemden Roma'ya uzanan anıtsal kapılarıyla tarihin ve doğanın nasıl kucaklaştığını gözler önüne seriyor.

Doğu sınırımızda, Kars'ta ise karşımızda İpek Yolu'nun o eski kalbi duruyor. Bir zamanlar tam 100 bin kişinin yaşadığı Bagratlı Krallığı'nın görkemli başkenti Ani Örenyeri, bugün karlara teslim olmuş o büyüleyici silüetiyle görenleri bambaşka bir çağa ışınlıyor.

SARP KAYALIKLARDAN YIKILMAZ SURLARA

Trabzon Maçka'nın o amansız sarp kayalıklarına bir kartal yuvası gibi kurulan Sümela Manastırı, 4. yüzyıldan bugüne Karadeniz'in yeşili içinde yükselen o mistik havayla listeye damgasını vurdu.

Van Gölü'nün mavi sularında süzülen Akdamar Adası ve 921 yılında inşa edilen o tarihi kilise ise, meşhur gri tavşanlarıyla beraber tekne yolculuğunun ardından ulaşılan bir diğer büyüleyici durak olarak ifade edildi.

Bu görkemli seçkinin finalini ise İstanbul'un efsanevi kara surları yaptı. 5. yüzyılda İmparator II. Theodosius döneminde örülen ve 1453'te Fatih Sultan Mehmet'in ağır top atışlarına direnen o devasa savunma hattı, tam 1.500 yıldır zamana kafa tutmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi