Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı!
TÜİK, her zaman yaptığı gibi yine enflasyon oranını bağımsız kuruluşların açıkladığı rakamların yarısı kadar göstermeyi sürdürdü!
TÜİK tarafından açıklanan rakamlar bile Eylül ayı enflasyon beklentilerinin aşıldığını ortaya koyuyor!
Eylül ayı enflasyon rakamlarının beklentileri aşması bize neyi gösteriyor?
Elbette enflasyon oranları ile ilgili tüm beklentilerin aşılacağı yolunda önemli bir ipucunu gösteriyor!
Ekonomiye yön verenlerin “2025 yılı 2024’ten iyi olacak, 2026 yılı da 2025’ten iyi olacak” şeklindeki açıklamalarının ayakları yere basmayan açıklamalar olduğunu gösteriyor.
Atalarımız ne demişler?
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir demişler değil mi?
Şimdi Eylül ayı enflasyon rakamlarının beklentileri aşması da bizlere enflasyon ile ilgili tüm beklentilerin aşılacağını söylüyor.
Evet, enflasyonun aşağı çekilmesi için birtakım önlemler alınıyor ama bunların yeterli olup olmadıkları tartışmaya açık!
Ekonomiye yön verenler, enflasyonu aşağı çekebilmek için emekli maaşlarını ve asgari ücreti düşük tutmayı tercih ediyorlar.
Emeklinin ve asgari ücretlinin aldıkları maaşlar enflasyon nedeni gibi görülürken, yapılan israflar hiç nazarı dikkate alınmıyor.
İtibardan tasarruf olmaz anlayışı hükümranlığını sürdürüyor.
Oysa bu görüşe temelden karşı çıkarak asıl itibarın tasarruf ile sağlanacağını düşünenler var.
Alınan tüm önlemlere rağmen ekonominin iki yakasını bir araya getirmek bir türlü mümkün olmuyor!
Birçok önlem alınıyor ama yine de beklentiler gerçekleşmiyor.
Ortaya çıkan enflasyon rakamları beklentileri aşıyor.
Ne gerçek manada israfın önüne geçilebiliyor ne de gerçek manada üretime hız verilebiliyor.
Köyler mahalle yapıldı.
Ve köylerde üretim adeta sıfırlandı!
Köyde geçinemeyenler de şehirlere akın etti!
Yani bu yaklaşımla enflasyon sorununun altından kalkmanın mümkün olmadığı anlaşılıyor!
Ancak ekonomiye yön verenler, izledikleri politikalarla mutlu sonu yakalayacaklarını sanmaya devam ediyorlar.
Beklentileri hep aşılıyor.
Bari beklentilerini biraz daha yüksek tutsalar da ikide bir böyle mahcup duruma düşmeseler...
Evet, Perşembe’nin gelişi yine Çarşamba’dan belli!