Ne kadar sıkıntı içinde olursak olalım elbette bayramlar bayram olma niteliğini kaybetmez. Çünkü bu günler yaratanımızın bizlere armağanıdır. Hem de imtihan vesilesidir. Bu bakımdan bayram her şartta bayramdır.Ancak,bayram sevincinin ruhlarda duyulması,insanların birbirlerini düşünebilmeleri ve kucaklaşabilmeleri için bayramı huzurlu bir ortamda idrak etmek ve yaşamayı da gönül arzu ediyor.

Ancak,yıllardan beri her bayramı İslam dünyasının büyük bir bölümü kan ve gözyaşı ile karşılıyor.Dünyanın herhangi bir köşesinde acı çeken kardeşimiz varken biz istediğimiz kadar huzur ve güven ortamında yaşayalım gönül rahat etmiyor,etmemesi de lazım.Yapılabilen sadece elden geldiğince maddi ve manevi olarak acıları paylaşmaya çalışmak,bir yetimin göz yaşını silmekle sınırlı kalıyor.Ama,acı ve gözyaşı döken Müslümanların sayısı o kadar fazla ki,isteseniz de yetişemiyorsunuz.Yaşadığımız dünyada sömürgeci güçlerin oluşturduğu ittifak Müslümanlara hep kan ve gözyaşı reva görüyor. Bunda İslam dünyasının içine yuvarlandığı teslimiyetçi tavrında önemli rolü var elbette. Dileğim,İslam Birliği’nin gerçekleştiği,Müslümanların kendilerine biçilen konuma mahkumiyetten kurtularak belirleyen ve yön veren konumuna geldiği bir dünyada Bayramları yaşamak ve o bayramlarda Bayram yazısı yazmak. Dilerim yaşarken bunu görürüz.Gerçi önemli olan istenen hedefin gerçeklemesidir.O hedefe ulaşıldığını biz görmesek bile evlatlarımızın görmesi de  hoş olur.Ama gönül bizimde görmemizi arzu ediyor.

Yazımı tüm kardeşlerimin Kurban Bayramını tebrik ederek ve bir okuyucumun gönderdiği Bayram mesajı ile noktalamak istiyorum:

“Allahım..Zulüm,terör ve cehalete kurban verilmesin.Emrinle sunulan kurbanlar bedel olsun.Bayramlar bayram olsun..Amin”