Batı nın yüzleri vardır.

Görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen, olan olmayan

Batı dendiğinde, kompleksli insanların gözünde erişilemeyen, hayranlık duyulan, saygı beslenen, imrenilen şey olarak akla geliyor. Bu duygu ve düşüncedeki insanların gözünde ona uymayanlara yakıştırılan şeyler de var. Bunların gözüyle Orta Doğu dan bakılınca modern, gelişmiş, insancıl, müreffeh gibi olumlanacak şeylerle tanımlanır. Batı hep bu yüzüyle görünür.

Asıl yüzü ve ruhu hep örtü altındadır, görünmezdir, bilinmezdir. Aslında bilinir, tanınır, fakat nedense o yüzü ne konuşulur ne de düşünülür.

Batı; bombadır, nükleer ve kimyasal silahlardır, füzedir, eroindir, mafyadır, zehirli gazlar, işkence odaları, gaz odalarıdır.

Abede kendinden olmayan insanların üzerine ölüm yağdırıyor. Batı bir yandan kendisini olumlayacak gibi gösteren kavramlar üretiyor diğer yandan da insanlığın üzerine karanlığını bombalıyor.

Kadınlar, Yaşlılar, Anneler, Babalar, Sevgililer adıyla bir sürü gün ihdas ediyor. Aynı günlerde Irak ta gece yarısı bir eve baskın yapıyor, yedi aylık çocuktan tutun,  kadınlarına ve yaşlılarına kadar hepsini havaya uçuruyor.

Abede, dolayısıyla Batı -onlar bir bütündürler, birbirinden ayırmamak gerekiyor- insanlığın ruhunu sömürüyor. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sadece kendisine ait biliyor ve ondan nasiplensin istiyor. Bu mantık ve bakış aynı ruhtan olanları da etkiliyor. Düşünün Irak işgal edilirken, Batı kompleksi taşıyanlar ve onlardan etkilenenler, onların kırıntılarından yararlanmaya, ya da onların gölgelerinde bulunmaya özen gösterirler. "Irak ta aynı masada olmak", "Büyük Orta Doğu Projesinde onların", sofralarının kıyısına ilişmek. Bunu, bir başarı olarak görmek.

Bir millete, aşağılanma, kölelik ruhu sinince bu gibi durumlarda kendince bir bahane üretir. Zihni reflekslerini bunun üzerine kurgular. Bize ait kavramların, düşünüş biçiminin hayattan dışlanması, yabancı kavramlara sorunlara yaklaşım çözüm değil açmazlar getiriyor.

Irak ta Samarra kenti ve halkı Abede bombardımanı altındadır. Irak, işgal edildiğinden beri, Irak halkı huzursuz, mutsuz ve bahtsızdır. Irak ta kadınlar, çocuklar, yaşlılar ölüm kusan silahların gölgesinde yaşamaktadırlar.

Modern Batı insanlığı öldürüyor, insanlığı huzursuz ve mutsuz ediyor.

Güneyimizde ilginç, ama görünmez bir hareketlilik var gene. Van daki olaylar bir rastlantı mı Kendi insanlarını öldüren canlı bombalar Kendilerini havaya uçurduklarında hem kendilerini, hem de kendi insanlarını imha ediyorlar. Ölenler sadece kendilerini değil insanlığı, şehirlerini, kendi kültürlerini de bombalıyorlar. Bu ölümler karanlık Batı ruhu için bulunmaz fırsatlar doğuruyor.

Ajanlar güneyde cirit atıyor. 40 otobüs dolusu asker İncirlik ten Muş hava alanına taşınıyor. Sanki kendi ülkesinin topraklarındadır, sanki Türkiye köle bir ülkedir, Abede nin bir vassalıdır, eyaletidir. Irak ta Filistin de yaşanan bunca acıya rağmen, hâlâ onlarla birlikte olunabiliyor. Hâlâ Büyük Orta Doğu Projesinde Abede ile olunabileceği ifade ediliyor.

Karanlığıyla insanlığın üzerine abanıyor Batı. Bu yüzü bile sevimli görülebiliniyor, ya da görmezlikten gelinebiliniyor. Filistinlilere yapılanlara bakılıp da Batı ya yüz çevrilemiyor. Neden Batı nın kavramlarına yenik düşmüş olanların ruh yapıları burada kendini gösteriyor.

Bir medeniyet toplamındaki insanları birbirinden ayırmak, parçalamak ve birbirine düşman etmek Batı nın bakış açısı ve mantığından kaynaklanıyor. Irk, ulusalcılık, yerellik, mafyalılık.

Veyl sayın Abdullah Gül! Veyl sayın Abdullah Gül! Hadi sizler kimlik değiştirdiniz, düşüncenizden vazgeçtiniz, gömlek değiştirdiniz, fikir partisinden de geçtiniz eteklerinde yetiştiğiniz büyüklerinizi de terk ettiniz Evet Büyük Doğucu geçindiniz, peki rahmetli Üstad Necip Fazıl yaşasaydı o keskin kaleminden, zehir zemberek oklarından kendinizi nasıl kurtaracaktınız O Üstat ki, Büyük Doğu yla Batı ya, kavramlarına, Yahudilere, Siyonistlere, Dönmelere büyük bir savaş açmıştı. O ki, en küçük bir kavram tanımlamasına bile tahammül etmezdi.

Evet gene veyl diyoruz. Irak ta, Filistin de ölen çocukların, kadınların, yaşlıların ve insanların acı çığlıklarını, ölümlü yüzlerini, bombalanan kültür tarihini ne zaman göreceksiniz