Bush-Erdoğan görüşmesinden çıkan sonuç bu...

Konuya açıklık getirelim:

1- Bizim hedefimiz, Ülkemizi bölmeye yönelik tehdidi ortadan kaldırmak idi, neydi bu tehdid ABD-İsrail ikilisi, Kuzey Irak ta kukla bir Barzani devleti kurdurarak, bu devlete Güneydoğu bölgemizi eklemek istiyor.

Milletimiz bu yakın tehlikenin farkında, Onun için, "neye mal olursa olsun bu bataklığın kurtulmasını istiyor."

Bush ise, meseleyi küçülterek, işin, "sivrisinekleri teker teker yakalayarak öldürmekten ibâret olduğunu" ileri sürüyor.

Bu çözüm, kesinlikle bir aldatmacadır, bu oyuna gelmemeliyiz, bu sonuç milletimizi asla tatmin etmez, etmeyecektir.

2- Başbakan dan Washington a gitmeden önce "PKK ya destek veren Barzânidir, bu terör örgütüne yataklık eden Barzani de sorumludur, bunun gereği yapılacaktır" şeklinde konuşuyordu.

Ama Bush ile görüştükten sonra, Barzani nin yaptıkları unutuldu, iş sadece "birkaç çapulcunun, istihbarat çalışmalarıyla, yerinin belirlenmesine, nokta operasyonları yapılmasına" indirgendi, yani sivrisineklerle mücadeleye dönüştü.

3- Bush Barzani yi korumaya devam ediyor. Bunda kararlı. Zirâ konuşmasında ısrarla, tekrar tekrar "Kuzey Irak ın istikrarı Türkiye nin de istikrarıdır," bunu koruyacağız diye vurguluyor, Sadece PKK nın, müşterek düşman olduğunu ileri sürerek bu çözümü bize de empoze etmeye çalışıyor.

Bu palyatif tedbire razı olursak ne olacak Olacağı şu: Barzani daha da güçlenecek, bölücü girişimlerine daha fazla hız katacak. Bu ise zonklayan bir çıban başıdır", Bu çıbanbaşı bertaraf edilmedikçe, kendimizi emniyette hissedemeyiz. Murat Karayılan ekibi gider, Bozyılan ekibi gelir sivrisinekler yine ufkumuzu kaplayabilir.

4- Türkiye köklü tedbirler almak zorundadır.

Bu tedbirlerin en hafifi ise, Kuzey Irak a uygulanacak ciddi bir ekonomik ambargodur. Millî Güvenlik Kurulu, bu konuda karar verdi, Ama Hükümet nedense ağırdan alıyor.

Siz şu işe bakın, Adamlar bizim vatanımızı devletimizi bölmek istiyor, bizim müteahhidlerimiz, bu korsan devletin altyapısını kurmak, imar etmek için harıl harıl çalışıyorlar. Ne imiş para kazanacaklarmış...

"Kurda merhamet, koyuna hıyanettir" Biz para kazanırız amma vatanımızı kaybederiz. Bu da her işin başı paradır felsefesinin bir cilvesi, ödediğimiz en pahalı faturalardan biri olur.

5- Bush un önerdiği bir yeni önlem ise, "Üç yüksek rütbeli generalden kurulu üçlü bir komite kurmak..." Bu formül daha önceden de uygulandı, başarılı olmadı. Bizce böyle bir kuruluşa gerek yoktur. Bilindiği gibi, Uluslararası hukuk kuralları, bizim, sıcak tâkip esnasında sınır ötesi operasyonlar yapmamıza zaten izin veriyor.

Bu üçlü komite ise bu konuda bize verilen insiyatifi kısıtlıyor. En azından etkimizi üçte bire indiriyor.

Diyelim ki bu üçlü generaller komitesinde bir konuda oylama yapıldı. ABD li general ile, Kuzey Iraklı general aleyhimizde ittifak etti, biz tek kaldık. Ne yapacağız, 5 Kasım görüşmesinde söz verdik, "sizin dediğiniz olsun diye boynumuzu büküp oturacak mıyız Yoksa komiteyi bir tarafa bırakarak millî menfaatlerimizi korumak için cesâretle insiyatifimizi mi kullanacağız ...

Görülen odur ki, böyle bir komitenin, pratikte çalışması zor, hatta mümkün değil. Gizli istihbaratı elde etmek için, sayın Generalleri böyle bir işle görevlendirerek meşgûl etmeye hacet yoktur, bu işleri uzmanlaşmış olan istihbaratçılara havâle ederseniz, iş biter.

6- Bush, oldu bittiyi kabul ederek Barzani nin kurduğu kukla devleti tanımamızı istiyor.

Bunu açıkça söylemiyor, ama satır aralarında sarfettiği sözlerle ÎMÂDA bulunuyor. "Türkiye nin istikrarı, Kuzey Irak ın istikrarıdır, Kuzey Irak ın istikrarı, Türkiye nin istikrarıdır" diye iki de bir vurgu yapıyor.

Birkaç gün önce, İstanbul a gelen ABD Dışişleri Bakanı Rice, daha açık konuşarak Barzani bölgesini, KÜRDİSTAN olarak telaffuz etmişti.

Câhili söylet, şâhide hacet kalmaz diye bir söz vardır. ABD nin esas gâyesi Irak ı bölmektir, Türkiye nin maksadı ise Irak ın bütünlüğünü korumaktır. ABD nin maksadı, bütün İslâm ülkelerinde ırk, mezhep farkını bahâne ederek, cümlesini bölüp parçalayıp yutmaktır.

Meseleyi, Bush kadar küçülterek değerlendirir isek aldanırız, sivrisinekler takip etmekten yorgun düşüp, Devletimizin milletimizin yüksek menfaatlerini korumakta zaafa düşeriz.

"Biz; "Bush-Erdoğan görüşmesinde, istediğimizi aldık" sözüne bu sebebten katılmıyoruz. Katılmamız mümkün değildir.