Son yazıma da birçok mail geldi. Telefonla arayanlar veya
çağımızın her hangi bir iletişim aracı ile ulaşanlar oldu. Cevaplar verdim kısa
veya uzun... Ama bundan böyle meselelere at gözlüğü ile bakanlara cevap
vermeyeceğim. Ortadaki gerçekleri bile görmezden gelme sanırım çağımızın en
büyük hastalığı olsa gerek. Haa bazı yorumlarda yanılma olabilir. Ne demişler,
o kadar yanlış kadı kızında bile olurmuş. Stancu için gerçekten umutlu idim.
Ancak hoca eline düşemedi. Bazı gençlerin sonu böyle olur işte. Hatırlarsanız
Fenerbahçeli Salih için de bu sütunlarda övgüler düzmüştüm. Şimdi, bir aksilik
olmazsa, Roma ya gidecekmiş. Ama dediğim gibi geliştirici, eğitici, değer
üstüne değer katan bir hocaya düşmezse sonu iyi olmaz. Ver Salih i Arsen
Wenger e, Lucescu ya iki sene sonra on misli fiyata sat. Örnekler tonla değil
mi
Dünya Kupası nı neredeyse yarıladık. İngiltere, İtalya,
İspanya gibi bu kupayı kazanmışları kaybettik. Onlara karşılık karşımızda
isimsiz-cisimsiz diyebileceğimiz takımlar var. Ama bunların içindeki
oyuncuların çoğunluğunu yabancı ülkelerde oynayanlar oluşturuyor. Daha önce de
sözünü etmiştim; o denli ihracat, o denli iyi milli takım... Bu, futbolda geri
kalmış, emekleme dönemine girmiş, çıkış arayan ülkeler için bir numaralı
formüldür. Yani çılgınca ithalat böyle ülkeleri bir yere götürmez. Neyse ki,
çok eleştirdiğim federasyon, bu defa ilk on birdeki yabancı sayısını beşe
indirdi.
Dünya Kupası nda bazı önemli oyuncular, yıldızlar hayal
kırıklığı sundu. Normal... Neden mi Adam, Avrupa da oynadığı büyük kulüpte
yılda 8-10 milyon avro kazanıyor. Milli takımda şampiyon olsa ne alır Fransa,
1998 de şampiyon olduğunda futbolcular 80 er bin dolar prim almışlardı. Ama
yılda 10 milyon avro alan oyuncu bir sakatlansa yanar. Çünkü Avrupa da bizdeki
gibi kulübeye bile girmeyenlere para verilmez. Hatta villada oturmaları bile
zordur. Bu nedenle de takım oyunu bazında aşama yapmışlar, topu illaki yıldıza
vermek yerine pozisyona göre değerlendirenler tırmanıyor.
Okurlar, Fenerbahçe nin Türkiye Süper Ligi nde yılın
takımı seçildiğini hatırlatmışlar. Ben de UEFA ca Avrupa da sanmıştım. Öyle ya
geçtiğimiz sezon Türkiye de başka hangi takım yılın takımı seçilebilirdi ki
UEFA nın yaptığına bak. Ben, en yakın rakibine tonla puan farkı atarak şampiyon
olacağım, sen de beni yılın takımı seçeceksin. Yok Kayserispor u seçselerdi
bari! Caner e gelince. Onu da Türkiye de yılın oyuncusu seçmişlerse, ayıp
olmuş. Bence Caner, geçen sezon Avrupa da ilk beş oyuncu içine bile girerdi.
Ben bu satırları kaleme alırken Cüneyt Çakır henüz ikinci
maçın düdüğünü öttürmemişti. Umarım ilk maçtaki performansını gösterir ve
finale yürür. Türkiye nin takımının olmadığı yerde hakemi bunu yaparsa, ülkemiz
adına bundan daha etkili ve büyük propaganda olur mu
Bu akşam sahura kalkılacak. Ben şimdiden tüm İslam
âlemine Ramazan ın hayırlı geçmesini dilerim. Gazetedeki dostlarıma,
arkadaşlarıma ve bizim dünyamıza ayrıca sağlıklı, mutlu Ramazanlar dilerim.