Efendim  yayıncı

kuruluş önce Hollanda maçını ıskalıyordu az kalsın. Sonra araya birileri girdi

ve maçı izleyebildik. Yayıncı kuruluş derken, dikkatinizi çekerim; bu kuruluş

şimdilerde devletin çok ama çok önemli bir kuruluşu tarafından yönetiliyor.

Yani yayın pahalı diyenler devletin adamları... Yani bizim devlette bu maçı

yayınlayacak para yok demektir bu... Olur mu böyle şey Alt tarafı kaç para ki

size göre Neyse teknik destekçi Saran araya girdi ve destek verdi de, tabii ki

başkaları da, maçı izledik.

Şimdi bir yere daha geleceğim. Bu yayıncı kuruluşun ekran

yorumcuları var. Diyorlar ki, Aman bu Lüksemburg maçı çok önemli. Çünkü

kazanıp puan alacağız ve FİFA sıralamasındaki yerimizden bir veya iki adım

yukarı çıkacağız... Hadi be! Yayıncı kuruluşun adamları ya, bu eften püften

maça sözüm ona değer yükleyip, bize maçı izlettirecekler. Daha başka bir

yönden, reklâm potansiyelini arttırıp yayıncı kanala mangır kazandıracaklar.

Sonunda ne mi oldu Lüksemburg gibi bir devi(!), özel-mözel, zar-zor, 2-1 yenip

üç puanı kaptık. Ve FİFA dan alkışlarla kaç basamak çıktık, bilemem. Yakında

gelir haberi

Devam edelim. Kusura bakmayın, size başlık için eziyet

ediyorum ama ne yapayım. Efendim; milli maç arasına bazı gazeteler ve onların

uyduları bazı televizyonlar Lucescu nun Fenerbahçe yle anlaştığını neredeyse

kesin bir dille verdiler. Tabii ki hemen Fenerbahçe resmi sitesinden bu haber

yalanlandı. Peki, Lucescu, Rumen federasyonu başkanının da açıkladığı gibi

gerçekten de gelir mi Hiç mi hiç sanmam... Bakın Fenerbahçe, Denizli de

şampiyonluğu kaybettiği akşamı bir yönetim kurulu üyesi Lucescu yu arayıp

teklifini yapmıştı. Ancak hoca sözleşmesinin devam ettiğini, bittiğinde de

gelme şartının en önemlisi olarak idman sahasına ve soyunma odasına yönetici

girmesinin yasaklanacağını söylemişti. O teklifi yapan yönetici, teşekkür edip

durumu değerlendireceklerini söylemiş ama malum kişiye sadece, Gelemiyor

diyebilmişti.

Hazır Lucescu dan açılmışken... Bu hoca bir kasaba

takımına on yılda dokuz şampiyonluk ve o kadar süper kupa ve ülke kupası

kazandırmanın yanı sıra bir de UEFA Kupası kazandırdı. Şampiyonlar Ligi nde de

gruplardan çıktı, kimleri yenmedi ki... Şu anda o kasaba kulübünün kasasında da

70-80 milyon avro nakit para var. Ve böyle bir hoca hakkında Sinan Engin atıp

tutmaz mı hayret ediyorum işte. Aynı Sinan kardeşime bir sorum var; Beşiktaş

takımı Samsun maçında kendini katlederken, sen menajer olarak saha kenarında

ellerin kolun bağlı neden durdun Oysa sen, Gaziantepspor maçında hakem Ali

Uluyol a koşan üç taraftarı santraya kadar gidip göğüslemiş, sonra da

karakoldan kurtarmıştın.

Ah ah ah neler var daha neler! Düşünebiliyor musunuz; bir

Süper Lig kulübümüz şu anda dördüncü teknik adamı ile sözleşme imzaladı. Yani

aynı sezonda bitime dokuz hafta kala dördüncü hoca... Eh, arkalarında sponsor

da var ya, harca babam harca... Siz daha Bülent Korkmaz ı çok ararsınız beyler!

Yazık! O canım stadın takımı böyle mi olur yahu Anladınız değil mi hangi

takımdan söz ettiğimi...

Neyse burada keselim... Nasılsa bizde malzeme bitmez...

Daha fazlasına da büyük acımız varken, güç yetmez. Bir savcımızın katledilişi

var. Bu katilleri neredeyse öven, onların arkasında durur gibi gözüken bütün

meslektaşlarıma, aslında onlara meslektaş değil katil amigosu demek lazım da,

lanet olsun diyorum...