“Ne güzel yüzde 30, 40’larda iktidar oluyorduk! Başımıza nereden sardı bu yüzde 50+1’!” Bu çok önemli cümle, mühim bir zirve toplantıda dudaklardan dökülmüş.

“Nereden sardı?” denilen sanırım “Küçük Ortak!” Koşulsuz destek ve teslimiyete olan güvensizlik de bu kuşkudan olsa gerek!

Bu yeni sistemin siyaseti ve partileri nasıl etkilediğine bir bakın hele!

***

CHP, sadece yüzde 25 tabanını değil, 50+1’i ikna etmek için söylemlerini değiştiriyor. Sürpriz adaylar arıyor. Geleneksel tabanı da tutayım, yüzde 70’i de ikna edeyim diye uğraşıp duruyor.

***

Başkanlık da başkanlık diyen iktidarın durumu farklı mı? 16 yıldır yüzde 34-49 arası oy ile tek başına ülkeyi yönetiyordu. Şimdi yüzde 50+1 için, 15 yıllık muhalifi MHP’yi iktidarına ortak etti.

Yeni sistemin getirdiği sıfır baraj ittifakı da daha çok muhalefet partilerine yaradı.

***

Sahi bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, Külliye’nin, AK Parti’nin hukukçuları yazmadı mı?

Ve sahi kimin aklı bu Başkanlık ve yüzde 50+1 çıpası? Gel de ortağından kuşkulanma! “Nereden sardı başımıza bu başkanlığı?”

 

DEMOKRASİ KENTİNE, GÜLER YÜZLÜ ADAY

Geçen hafta Diyarbakır’da Kürtleri, önceki gün Bursa’da göçmenler ve Balıkesir’de Yörükleri dinledim. Saadet Partisi Balıkesir 1. sıra adayı Mustafa Yılmaz’ın bir gününü ilçede, köylerde birlikte izledim. İzlenimlerim şöyle:

Aydın, Adnan Menderes’in, Isparta Demirel’in kalesi!

Özal’ın Malatya’sı, Erdoğan’ın Rize’si, Bahçeli’nin Osmaniye’si var.

Ama bir şehir, hiçbir liderin kenti olmadı. Kuvay-ı Milliye’nin, Hasan Basri Çantay’ın kenti Balıkesir! Demokrasi’ye gebe bir kent.

Oy verirler mi, vermezler mi bilmem. Her Balıkesirlinin gönlüne giren, -fakülteden arkadaşım diye değil!- herkesin, her partilinin seçilmesini istediği bir aday var o kentte. Saadet Partisi 1. sıra adayı, gazeteci, TV programcısı, yazar ve siyasi danışman Mustafa Yılmaz.

BALIKESİR’E SON BAKAN, 30 YIL ÖNCE!

“Surat Asmak Hakkımız” diye kitap yazılan, yüzlerin asıldığı bir ülkede, herkese gülümsüyor. İnsanların kendini “Değersiz” hissettiği bir coğrafyada marjinalinden, liberaline, patronundan işsizine, çocuktan kadına, gence yaşlısına kadar herkese değer veriyor. Dinliyor.

Bu yemyeşil meralarda neden bir tane kuzu, buzağı sesi duyulmadığını, bu iktidarın fabrika yerine cezaevi yaptığını anlatıyor.

“Bu ülkede 15 yılda 700 milyar inşaat sektörüne, gökdelenlere, son bir yılda ise 14 milyar dolar tarıma ayrılmasının” garabetini köylüye, şehirliye, işsize, patrona tane tane izah ediyor. Balıkesir’in en son Bakanı DYP’li Abdülbaki Ataç’tı. O da tarımdan değil, Kıbrıs’tan sorumluydu!” diyor. İnsanlar itirazsız, ilgiyle dinliyor.

 

BALIKESİR SÜRPRİZİ!

Balıkesir’de 1 Kasım 2015’te 4 AK Parti, 3 CHP, 1 MHP çıkarmış. İsmail Ok şimdi İYİ Parti adayı. Şimdi çıkacak vekil sayısı 9.

Saadet, bütün partilerin takdirini kazanan, Kepsut’un tanınan siması Cemalettin Hafız’ın oğlunu aday çıkarırken AK Parti, bütün milletvekillerini ve adaylarını kendisi değiştirmiş. Yani, “Yanlış oldu!” demiş. Tek istisnası bir diğer gazeteci arkadaşımız, 4. sıradan listeye giren, ÖNDER camiasının tanınan ismi Mustafa Canbey.

İlde konuşulan 4 AK Parti, 3 CHP, 1 İYİ Parti. Eğer Saadet çıkarmazsa, 7 Haziran sonuçlarına göre HDP çıkaracak. Veya tek vekil üç parti arasında gidip gelecek. Saadet, Balıkesir için gerekeni yapmış. Sıra demokrasi kentinde!

SEÇİMDEN SONRA KONGRE MEVSİMİ

Saadet, beklenenden yüksek alırsa…

Erdoğan, AK Parti’den, Muharrem İnce CHP’den çok alırsa…

MHP, bir çok ili İYİ Parti’ye kaptırıp, irtifa kaybederse…

Meral Hanım dışarıda kalıp, İYİ Parti Meclis’e “Güçlü” girerse…

Demirtaş, HDP’den çok yüksek veya az alırsa…

Bu yaz da siyasette sıcaklar mevsim normallerinin üzerine çıkacak! Ağustos’tan itibaren, kongre ve değişim mevsimi başlayacak. Sinyaller hep bu yönde…

YORGUN SEÇMENİN ALTERNATİFİ

Nüfusumuz çok genç… Ancak seçmenimiz yorgun!

Meftunu ve mesafelisiyle iktidar seçmeni de yorgun!

Türkçü, Kürtçü ve katı ideolojik saplantılı muhalefetten seçmeni de yorgun!

Her dönem aynı isimlerle tabanının karşısına çıkan partililer de yorgun.

Seçmen aslında bir “Değişim” arıyor. Özellikle iktidar seçmeni ise, “Ya kötüye giderse” diye korkuyor. Bugünkü bütün “kazanımlarını” daha ileri götürmek istiyor.

Bu şartlarda Milli Görüş’ün yeni kadrolarıyla Meclis’e girmesi, bir daha ki döneme seçim yorgunu milletimize güçlü bir alternatif olabilir.