İnsanı diğer canlı türlerinden ayıran en önemli özelliği vicdandır. Vicdan aklı, iradeyi, inancı, merhameti içinde barındıran zengin bir ülke gibidir. O yüzden İslam geleneğinde vicdani hassasiyetin gelişimini sağlayan, ahlâk eğitimine hassaten önem verilmiş ve çocukların merhameti içselleştirebilmeleri için eğitim kurumları ile koordineli bir şekilde çalışılmıştır.

Bugün vahşet, toplumun hemen her kesimine sızmış durumda ve insanlar önlem olarak cezalara vurgu yapıyor, cezaların ağırlaştırılmasını istiyorlar. Bu elbette önemli ancak katile, caniye dönüşen bu psikopatların ilaveten kapsamlı bir tedaviye tabi tutulmaları ve merhamet yanlarının gelişmesi için destek almaları gerekir. Fakat ne halkımız ne de yetkililerimiz olayın bu yanıyla ilgilenmiyor şiddetin caydırıcı cezalarla ortadan kalkabileceğine inanıyorlar. Ancak olmuyor, mahkemeyi vicdanlarda oluşturmadıkça cezalar tek başına işe yaramıyor.

İnsanın bozulması eşyanın bozulması gibi değildir, insan bozulduğunda nerede hangi tehlike ile karşılaşacağınızı kestirmeniz mümkün olmaz. İnsan bozulduğunda tehlike toprağı, suyu, hayvanı ve tüm canlıları etki altına alır ve şiddetin her türüne tanık olursunuz.

Hayvanları, bitkileri, toprağı, havayı insanın şerrinden korumak için etkin ve kalıcı önlemler alınmadıkça psikopatlar canları istediği vakitte hayvan katliamlarına ve doğayı tahrife devam edeceklerdir.

Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde sosyal medyaya bir barınakta hayvanlara işkence edip öldüren canilerin görüntüleri düşmüştü. Olayın ardından vicdan sahibi herkes tepkilerini ortaya koymuş ve hayvan hakları yasası gündeme gelmişti. Az evvel de dediğim gibi işin içine vicdanı katmadığınız sürece yasanın tek başına ne kadar işe yarayacağını bilemiyoruz ancak son yıllarda hayvanları hedef seçen psikopatların hızla arttığını görüyoruz, o nedenle acilen önlem alınmalıdır. Hayvanlara karşı işlenen suçların kapsamı genişletilmeli ve hayvanlara işkence eden psikopatlar haklarını koruyacak güce sahip olmayan bu canlıları koruyacak vicdanlı insanların olduğunu görmelidirler.

Bilindiği üzere Konya’da yaşanan olayın ardından, hayvan yasası yeniden gündeme geldi ve yasanın aciliyet arz ettiğinden bahsedildi. Gıda olarak yararlanmanın dışında hayvanları katletmenin, işkence etmenin, tecavüz etmenin suç kapsamına alınması sadece hayvanlar için değil insanların güvenliği için de önem arz edecektir. Zira hayvanlara işkence eden psikopatlar insan için ve bütün canlılar için tehlike oluşturmaktadır. Önlem alınmadığı sürece hayvana işkence edip bundan keyif alan caniler aynı mantıkla savunmasız insanları da hedef seçecektir, bundan kuşkunuz olmasın.

Barınaklarda hapsedilen hayvanlar özgürleştirilmeli ve bu barınaklara etkin bir önlem alınıncaya kadar, hayvanlara işkence eden, tecavüz eden psikopatlar kapatılmalıdır ki, aksi takdirde bu canilerin şerri sokaklarımıza kadar taşacaktır.