İstanbul un tam göbeğinde bir ilköğretim okulu

Öyle varoş bölgesi falan değil; halen gayrimüslimlerin

yaşadığı, bir zamanların sayfiye yeri olarak kabul gören, İstanbul

zenginlerinin ve kalburüstü ailelerin yaşadığı bir semtte bu okul

Üstelik cadde üzeri

Okul yakın zamanda yıkılıp yeniden yapıldı.

Civardaki diğer okullara göre eğitim kadrosu daha köklü

ve haliyle daha çok itibar gören bir devlet kurumu.

Geçtiğimiz günlerde bu okulda inanılmaz bir olay yaşandı

Caddenin hemen kenarında yer alan okulun giriş kapısının

önünde çöp konteynerleri var. Anlaşıldığı kadarıyla hem okul hem de çevrede

bulunan apartmanlar çöplerini bu konteynerlere atıyor.

Ancak bu konteynerlerden biri tam bir skandal yaşanmasına

sebep oldu.

İlköğretim okulunun 1. sınıf öğrencilerinden biri

teneffüs arasında kapıdan dışarı çıkarken bu konteynerin altında kaldı.

Konteyner zaten çok büyük ve ağır

Bir de içinin çöp dolu olduğunu düşünün.

Küçük kız öğrenci, dev konteynerin altında öyle

kalakalıyor.

Ne, Nerede benim öğrencim diyen öğretmen, ne Kapıya

sahip çıkması gereken okul görevlisi ne de Tüm bunlardan sorumlu okul müdürü

ve yardımcıları ortalıklarda yok!

Caddeden geçen bir kadın bu vahim manzarayı görünce

çığlığı basıyor

Küçük kız öğrencinin gövdesi tamamen konteynerin altında,

sadece başı gözüküyor.

Olaya müdahale etmek isteyen kadın, konteyneri kaldırmak

istiyor, başaramıyor.

Bu sırada eliyle kızın saçlarını ellediğinde kan

bulaşıyor parmaklarına

Kızın vücudu ve başı konteyner altında, soğuk ve ıslak

beton zeminde öylece dakikalarca kalıyor.

Okula polis ve ambulans çağrılıyor, öğrenci hastaneye

kaldırılıyor.

İstanbul un göbeğindeki ilköğretim okulu 1. sınıf

öğrencisi yoğun bakımda birkaç gündür ölüm-kalım mücadelesi veriyor.

Küçük kız öğrenci birkaç kez uyandırılmaya çalışıldı ama

uyanmadı, uyanamadı

Öğrenebildiğim kadarıyla kız öğrencinin anne-babası ayrı.

Tam bir sahip çıkılma durumu yok anlayacağınız.

VE FİNAL: 1) Bu olaydan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı

haberdar mı, acaba Haberdarsa, okul saatinde meydana gelen bu olaydan sorumlu

olanlarla ilgili bir işlem yapıldı mı, yapılıyor mu En azından bir müfettiş

görevlendirildi mi 2) Hadi diyelim Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı nın haberi

yok, İstanbul Valiliği ve İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, olayla

ilgili bilgilendirildi mi 3) O kocaman kocaman çöp konteynerlerini okul önüne

koyan ilgili belediyenin hiç mi kusuru yok

(NOT: Okul adı bende saklı. Bakanlık yetkilileri isterse

verebilirim. A.Ö.)

Boston bombaları kimden

ABD Boston Maratonu sırasında bombalar patladı

Ölenler, yaralılar var

Ülkede bir anda 11 Eylül fobisi baş gösterdi.

Obama, saldırıyı gerçekleştirenlere yönelik temkinli

bir dil kullanırken bazı kesimler hemen topa girdi, bile

Bunlardan biri de ABD li gazeteci Erik Rush.

Rush, bombalı saldırıyı gündeme getirerek, attığı

tweet te bir takipçisine Müslümanlar kötüdür, hepsini öldürmek lazım

ifadelerini kullandı.

Bu saldırıyı yapanlar henüz net olarak belli değil ama

Rush a sormak lazım; Afganistan da, Irak ta, Libya da, Pakistan da katledilen

masum Müslümanların hesabını kimler verecek

Leyla İpekçi nin pusulası!

Zaman yazarı Leyla İpekçi takip ettiğim yazarlardan

Yazılarını ilgiyle okuyorum.

Dün farklı bir konuya değinmiş; son dönemde köşelerinden

edilen yazarlar

İsim de veriyor:

Hasan Cemal;

Mehmet Altan;

Amberin Zaman;

Ceyda Karan ve Ali Akel.

Bu isimlerden her biri farklı gerekçelerle gazetelerinden

ne yazık ki ayrılmak durumunda kaldı.

Benim merak ettiğim ise şu;

Gazetelerinden atılan sadece bu isimler mi Leyla Hanım!

Mesela;

Star gazetesinde yazarken attığı bir twit sebebiyle

kesintisiz izne gönderilen Ergun Babahan ı neden zikretmediniz

TRT de bir rezalet daha

TRT1 de bir diziye şans eseri denk geldim.

Dizinin adı Osmanlı Tokadı .

Konusu ise şöyle;

2 saf, aptal asker var. Bu askerlere Fatih Sultan Mehmet,

esir ettiği bir kişinin çadırdan kaçmaması için çadırda beklemesi görevi

veriyor. Askerler İstanbul u fethetmek için bu görevi bırakıyorlar, orduya

katılıyorlar.

Neyse, esir adamın kızı Fatih e suikast vs. düzenliyor.

Fatih kıza âşık oluyormuş havası veriliyor.

Sonra

Çadırdan kaçan esir adam Fatih yerine kızını yanlışlıkla

vuruyor.

Buna sebep olan 2 askeri, Akşemseddin Hazretleri,

1453 den 2013 yılına gönderiyor.

2 asker kendilerini ölmüş, polisleri de cehennem zebanisi

sanıyor.

Bu arada din ve manevi değerlerle, cennet ve cehennem ile

alay ediyorlar.

Bir alkol kontrol sahnesi var ki tam anlamıyla evlere

şenlik

Sonra 1453 yılındaki adamların 2013 yılında da benzerleri

var.

Fatih Sultan Mehmet in 2013 kişiliği beceriksiz, saf,

aptal, geçimsiz, yardımsever olmayan birisi şeklinde tasarlanmış.

1453 yılındaki esir adamın kızı ile 2013 de buluşuyorlar

vs...

İki saf yeniçeri tam bir bölüm boyunca kızlara

sarkıntılık yapıyor. Onlara şeker vs. veriyor.

Bunun gibi rezilliğin, kepazeliğin dik âlâsı yapılıyor,

dizide.

İzlediğim diziyi yazıya dökmek çok zor. Sizler de bunu

gördüğünüzde işin vahâmetini anlayacaksınız.

Muhteşem Rezalet dizisinde Kanuni ye saldırmışlardı şimdi

Fatih imize saldırıyorlar.

Belki bu dizi Muhteşem Rezalet ten daha tehlikeli.

Dizi komedi şeklinde tasarlanmış

Peygamber Efendimizin methettiği komutan düdük gibi

birisi, asker ise aptal! Komutanı ise sevimsiz bir kişilik (K.Y.)

NOT: Bugün 17 Nisan 2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de

grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine

getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Dubakalin olacak

Takipçisiyiz