Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, dünyayı ve Türkiye’yi saran Covid-19 virüsünün beklentilerin üzerinde hızlı yayılmasının ardından Kulüpler Birliği ve federasyon başkanlarını (futbol, basketbol, voleybol ve hentbol) bir kez daha topladı. Bu kez telekonferans sistemiyle iletişim kurdu. Otoriter tarafını gecikmeli de olsa bir kez daha gösterdi. Uyarı dozunu bir tık daha sertleştirdi.

Virüsün Çin’den çıkıp yayılma sürecine girdiği ve Uluslararası Sağlık Örgütü’nün uyardığı günlerde bu otoriter tavrıyla kurmaylarını ve uzman sağlık kurulunu toplayıp, inisiyatif alıp, hatta bu toplantıdan çıkan fikir ve önerileri FIFA, UEFA, FIBA, IOC gibi ilgili kuruluşlar ile paylaşıp ortak kararlar çerçevesinde derhal uygulamış ve uygulatmış olsaydı Türkiye sportif alanda dünya sporuna alınacak tedbirler konusunda öncülük etmiş olacaktı. Ve bu alınan tedbirler sayesinde ligler, maçlar, müsabakalar seyircili veya seyircisiz(!) oynanmayıp hızlı yayılma, insandan insana bulaşma süreci daha az seviyede yaşanacak sporcuların ve ailelerin dolayısıyla önemli sayıda nüfusun evde kalması ve hayatta kalması sağlanacaktı.

Neyse biz şimdi günümüze odaklanalım. Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu’nun etrafındaki bazı birim üst düzey kişilerin iyi niyetle ve samimiyetle çalıştıklarını çok iyi biliyorum. Tabi bu yetmiyor. Çünkü akla uygun, bilimsel, doğru kararlar alabilecek ekip kurulamayınca ileriye dönük, insanları rahatlatacak, sporculara yönelik projeler de çıkmıyor. Bununla birlikte federasyonlardan, kulüplerden, sporculardan ve yönetim kurullarındaki yetkili ve etkili kişilerden, “Raporlarınız nelerdir? Neler yaptınız? Bir fikriniz var mı? İleriye dönük A, B, C planlarınızı hazırladınız mı?” sorularına da Sayın Bakan cevap alamıyor. Eh haliyle uyarıların dozu da biraz daha yükseliyor.

Biz spor medyası olarak gerekli uyarıları bu sütunlardan dile getirdik.

Kulüpler seyircisiz oynamak istemediler. Erteleyin dediler. TFF dilekçeleri reddetti. Seyircisiz oynattı. Gençlik ve Spor Bakanı olarak siz otoriter kimliğinizi kullanın dedik. TFF’nin açıklamasını beklerken siz erteleme kararı aldırdınız. Teşekkür ettik.

Sayın Bakan’ım siz federasyonları toplayıp plan ve rapor istediniz, hiçbiri o toplantıya hazırlıklı gelmemişti. Haklı olarak sitem ettiniz.

Biz spor medyası olarak ligler, müsabakalar, şampiyonalar için adil bir karar alınmalıdır. Oynanmayan ligler tescil edilemez. Bitmemiş liglere sonradan kural koymak adaletli olmaz. Eğer kural konacak ise gelecek sezonlar için düşünülmelidir. UEFA, FIFA, FIBA, IOC ile birlikte hareket edelim, çünkü tüm ligler ertelendi. EURO2020 ertelendi. Olimpiyatlar ertelendi. Diye yazdık. Görüyoruz ki ortak karar almak için geçtiğimiz günlerde UEFA tüm futbol federasyonlarıyla telekonferans toplantısı düzenledi. Süreç beklemeye alındı. Çünkü öncelik evde kalmak ve hayatta kalmaktı. Tabi virüs hızlı ve hızla yayılınca her insan kendi karantinasını uyguladı ve uyguluyor.

Biz yine bu sütunlardan bu korona illeti çıkmadan önce “Bakan Kasapoğlu’na Açık Mektup” başlıklı yazılarımızda bazı önerilerde bulunmuştuk. Spor Çalıştayı sonrasında izlenimlerimizi de aktarmıştık. Şimdi bu pandemi ile birlikte o proje çok daha önemli hale gelmiştir.

Tekrar edelim. Öncelikle geçtiğimiz günlerde telekonferans sistemi ile görüştüğünüz 4 popüler sporun federasyon başkanları ve kulüpler birliği başkanı yerine olimpik olmayan federasyonlar ile olimpik, paralimpik federasyonlar ile acil kararlar almanızı tavsiye ederim. 4 popüler, özerk ve sponsorları daha rahat bulan federasyonlara kulüpler ve sporcu bazında iç işlerine müdahale şeklinde algılanabilecek sorular sormayın o sorunlara girmeyin derim. Bırakın o tür sorunları kendi içlerinde çözüm arasınlar. Haaa A, B, C planlarını, hazırlıklarını, tesis, salon, stat bazında isteklerini sorun. Gerekli uyarılarınızı yapın. Siz Sayın Bakan’ım bakanlık olarak ileriye dönük projelere geçin derim. Olimpik Spor Federasyonları’nın olimpiyat kotası kazanmış sporcuları, elit sporcular için her branşın yapılabileceği büyük bir kompleks inşa etmenizi önermiştim. İçinde sadece sporcu sağlığı branşında uzmanlaşmış uzman doktorların da ve sporcuların eğitim düzeyinin yarım kalmaması için de alanlarında uzman eğitmenlerin de yer alacağı bir Olimpiyat Köyü formatında bir kompleks yapılmalıdır. Burada olimpiyatlara en az 6 ay kala tüm sporcuları bir araya getirilip disiplinli bir şekilde uzmanlar eşliğinde olimpiyatlara hazırlanmalıdır. Şimdi bu komplekse doping kontrol laboratuarları, sporcu sağlık merkezi ile birlikte pandemi hastanesi ve laboratuarlarda araştırma yapabilecek önemli bilim adamları, kimyagerler, profesörler, psikologlar burada bulundurulmalıdır.

Olimpik Olmayan Federasyonların özerklikleri ise alınmalı, olimpik oldukları zaman tekrar iade edilmelidir diye görüş belirtmiştim. Hatta başkanlık ve yönetim kurulu seçimleri de iptal edilmelidir diye eklemiştim. Zaten dijital ve e-imza sistemi ile artık bu federasyonları bakanlık bünyesine bağlayıp yönetmek daha rahat hale getirilmiştir. Federasyonlardaki kulüpler birliği ve federasyon çalışanlarıyla atadığınız genel sekreterler bu işi gayet güzel yapacaklardır.

Özetle Sayın Bakan’ım, dediğiniz çok doğru. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalıdır. Gün tasarruf günüdür. Önce liyakatli, alanlarında uzman, genç, dinamik, atılgan, sporu bilen, sporu ve ülkesini seven bir kurula, ekibe ihtiyaç vardır. Bu beyin takımı arge çalışmaları yapmalıdır. Çünkü yıllar sonra bir başka virüs gelebilir ve gelecektir.