Muhterem Baba beyefendi, muhterem Anne hanımefendi

Ramazanınızı tebrik ve selamlarımı hürmetlerimi arz

ettikten sonra:

Mektubumun konusu oğlunuz Metin i ve kızınız Sevgi yi

İslam kriterlerine ve evrensel bilgeliğe göre iyi yetiştirmediğinizdir.

Onlara, kendilerine yetecek ve kendilerini kurtaracak

miktarda ilmihal, temel din ve ahlak bilgileri öğretmediğiniz için büyük

sorumluluk altında olduğunuzu bilmenizi isterim.

Onlara beş vakit namaz kılmalarını emr etmediğiniz için

de günahkarsınız.

Onları dünyaya yönlendiriyorsunuz, ahiretlerini gereği

gibi/kadar düşünmüyorsunuz, büyük vebal altındasınız.

Siz muhterem Anne hanımefendi, kendiniz tesettürlüsünüz

ama kızınız açık veya yarı açık. Böyle Müslümanlık olur mu

Evinizde aynı çatı altında birlikte yaşadığınız müddetçe

onlardan sorumlu olduğunuzu unutmayınız.

Çocuklarınız konusunda rüzgâr ekerseniz ileride fırtına

biçeceğinizi iyi bilmeniz gerekir.

Çocuklarınız, ölümünüzden sonra, sizin için ya sadaka-i

cariye olacak, onların yaptıkları hayırlar sizin defterlerinize de yazılacak;

yahut onları iyi yetiştirmemişseniz size de günah yazılacaktır.

Bir Müslüman aile olarak oğlunuzu küçük bir beyefendi,

kızınızı küçük bir hanımefendi olarak yetiştirmek zorundasınız.

Devir bozukmuş. Olabilir. Siz bütün gücünüzle evladınıza

hizmet etmekle yükümlüsünüz.

Onları hoppa, züppe, şımarık, bencil yetiştirmeye

hakkınız yoktur.

Onları deccalî pagan kültürünün fenalıklarından korumak

sizin vazifenizdir.

Onlara yalan söylememeyi, gıybet etmemeyi, söz verince o

sözden dönmemeyi öğretiniz.

Onları lüks, gösteriş, saçıp savurma delileri yapmayınız.

Dost düşman onların kültürüne, ahlakına, yüksek

karakterine, olgunluğuna, vatanseverliğine hayran kalmalıdır.

Onlar Allahü Teala hazretlerinin sizlere birer

emanetidir. Emanete riayet ediniz, sakın hıyanet etmeyiniz.

Çocuklarınızı öyle yetiştirin ki, yerdeki gökteki

melekler dua etsinler size.

Onların iyi bir doktor veya mühendis yahut eczacı

olmalarından önce iyi insan, iyi Müslüman, iyi vatandaş olmalarına çalışmamız

gerekmez mi

Benim bu açık mektubum benlik ve gurur damarınıza

dokunursa, hoş görün afvedin, küstahlığıma verin lütfen,

(İkinci yazı)

Tokatlar Silleler

Önce şefkat tokatları geldi, tınmadılar, aldırmadılar,

toparlanmadılar.

Sonra azap tokatları gelmeye başladı ama bunun da

farkında değiller.

Bir toplum bozulmayınca, azmayınca tokat yemez.

Müslüman bir fert (birey) yahut toplum niçin tokat yer

Allah ile ezelde yapmış olduğu ahd ü misaka hıyanet

ederse tokat gelir.

Müslüman Kur ana iman eden kimsedir. Kur anın yap dediklerini

yapmaz, yapma dediklerini yaparsa tokat gelir.

Allah Kur anda öğüt veriyor, bu öğütlere kulak verip

tutmayanlar tokat yer.

Allah Resul (Salat ve selam olsun ona) göndermiştir, onu

dinlemeyenler tokat yer.

Allah din göndermiştir. O dinin ahkamını ve ahlakını

hayata uygulamayanlar tokat yer.

Allah ribayı ve zinayı haram kılmıştır. Bu iki büyük

günahı yaygın şekilde işlerse bir toplum onun üzerine tokatlar iner.

Allah israf etmeyin buyuruyor. Müslümanlar israf

ederlerse tokat yerler.

Allah sınırlar, hadler koymuştur. Bu hadleri çiğneyenler

tokat yer. Kur anda Kısasta sizin için hayat vardır buyruluyor. Kısası

kaldıranlar kan dökmelerin, cinayetlerin, adam öldürmelerin çoğalması tokadını

yer.

Allah bize iffet ve hayâyı emr ediyor. İffet şişelerini taşa

çalanlar tokat ve sille yer.

Ekmek Rabbimizin bize aziz nimetidir. Ekmeğe saygısızlık

edenler, günde milyonlarca ekmeği çöpe atanlar tokat yer.

Azan bir toplumun üzerine azap inince genel gelir,

kurunun yanında yaş da yanar.

Dinimizin temel farzlarından biri emr-i mâruf ve nehy-i

münkerdir. Yâni iyiliği emr etmek, kötülüğü yasaklamak ve engellemek. Müslüman

bir toplum bunu terk ederse azap iner tepesine.

Azaptan, tokatlardan, sillelerden kurtulmak için

azgınlıktan salâha, günahtan sâlih amellere, israftan kanaate, isyandan itaate,

bid atten Sünnete, câhillikten ilme, ahlaksızlıktan fısktan fücurdan ahlaka ve

fazilete, tefrikadan birliğe, gurur ve kibirden tevazua, namazsızlıktan namaza,

bozuk akidelerden sahih inançlara dönmek gerekir.

Azgınlıkla kurtuluş, felah, huzur, sükunet, iç barış,

selamet, afiyet bir arada olmaz.

Doğru yol da belli, bozuk yol da bellidir. Seçim bize

aittir.

KİTAP FUARI İMZA

GÜNÜ

(18 Haz. Cumartesi saat 15-18 arasında)

ÖNÜMÜZDEKİ 18 Haziran cumartesi günü öğleden sonra saat

15 ile 18 arasında, BEYAZIT kitap fuarı BEDİR Yayınevi 147 numaralı standında

yeni yayınlanan EHL-İ SÜNNETİ SAVUNUYORUM isimli kitabımı imzalayacağım.

(Kitapta indirilmiş İslam ın doğru yorumu olan Ehl-i Sünneti yıkıp, yerine içi

boş Şeriatsız ve fıkıhsız light ve ılımlı uydurulmuş bir din getirmek isteyen;

reformcu, değişimci, yenilikçi, mezhepsiz, bid atçi, bozuk, sapık akımlar

tenkit edilmekte, Müslümanlar bu konuda uyarılmaktadır.)

 17.06.2016