Fenerbahçe, Lazio’yu eleyerek bence çok büyük iş yapmıştır. Her ne kadar çöküşte de olsa bir İtalyan takımını hiç yenilmeden elemek bir Türk takımı için bir zamanlar hayal bile edilemeyecek başarıydı. Galatasaray’ın 2000’deki eylemleri hariç tabii ki...

Ülke bayram ederken teknik direktör Aykut Kocaman tuttu, “Bizi Şampiyonlar Ligi’ne almayan, aldırtmayanlara ders verdik. Oralara gitseydik acaba ne olurdu” demez mi

Şimdi bu ülkede hele hele böyle bir ortamda kimse çıkıp da benim yazacaklarımı, söyleyeceklerimi yazamaz. Ey Aykut hoca; acaba Türkiye’deki federasyonlar da Batı’daki, hatta hatta Çin’deki, Japonya’daki gibi çalışsa, elindeki statüleri uygulamaya koysa sen şimdi hangi ligde ne mücadelesi veriyordun UEFA Avrupa Ligi’nde yarı final hesabı mı yapıyordun, yoksa şimdiki adıyla PTT Ligi’nden direkt çıkmak veya play-offa kalma savaşı mı veriyordun Otur oturduğun yerde, kimseye çatma! Senin takımına yaşatılanların bedelinin ne olduğunu, ne olacağını bir sor bakalım. Kimlere mi Hemen yanındaki Yunanistan’a... Dün elediğin Lazio’nun kuzeyindeki Juventus’a... Biraz daha uzağa git. Bak bakalım koca Glaskow Rangers’in yerinde neler esiyor Onun için yat kalk federasyonuna ve UAFA’ya dua et...

TRABZON BU MU

Trabzonspor kader maçında Orduspor’u yenerek rahat nefes aldı. Ama Trabzonspor bu olamaz. Ne futbol olarak, ne oyun düşünce tarzı olarak. Kadro olarak ciddi bir revizyona ihtiyacı olduğunu dün bir kere daha gösterdi. Yazık! Başkan Sadri Şener’in kongre kararı alması belki de kurtuluş olacak ama yeni gelenlerin de akıllarından bir an önce “Zehirli kupayı” çıkartmaları gerekiyor. Benden söylemesi... Orduspor’a gelince. Hector Cuper’i yollayıp yeni bir aşı yapmaları gerekir. Tebdili mekânda hayır vardır diye boşuna söylememişler.

BENFİCA

Kuralar çekilmeden en çok Benfica’dan korkarım demiştim. Korktuğum başıma geldi. Konuyu teknik olarak daha geniş açacağım. Yine de maç oynanmadan sonuç alınmıyor. Tıpkı bundan önceki turlarda olduğu gibi...