Osmanlı nın son dönemleridir. İçeride ve dışarıda onlarca

problem ülkeyi ve hükümdarı ciddi sıkıntılara sokmaktadır. Gün geçmiyor ki bir

kötü haber, bir işgal ya da isyan duyurusu saraya ulaşmasın. 1876 senesinin bu

zor ve buhranlı dönemecinde abisi 5. Murat ın doktorlar tarafından akli

melekelerinde sıkıntı görüldüğü ve ülkeye hükümdarlık yapamaz raporu verildiği

için 93 gün sonra indirilmesi üzerine Ağustos 1876 da 34. Osmanlı padişahı

olarak tahta oturur.

Halletmesi, altından kalkması gereken onlarca hatta

yüzlerce sıkıntı vardır. 33 sene 7 ay 27 gün sürecek olan saltanat süresi

sıkıntılı, hatta çok sıkıntılı geçecektir. Ben bu yazımda Ulu Hakan ın nasıl

insanüstü gayretler içerisinde çalıştı Neler yaptı Hangi imkânsızları

başardı Bunlardan bahsetmeyeceğim. Zira bu yazımın tek gündem maddesi,

Osmanlı nın canı ile uğraştığı bu son senelerinde, bu ülkeden nasıl ve kimler

tarihi eser kaçırdılar Kimlerden yardım aldılar ve bu işi nasıl başardılar

Nereler hangi tarihi kurum ve binalar hırsızların uğrak yeri oldu

Bu soruya cevap olarak ilk sıraya İstanbul un fetih

nişanesi, kültür mirasımızın göz bebeği Fatih in bizlere emaneti Ayasofya

Camii ni koyalım. Evet, ne yazık ki yanlış okumadınız. Ayasofya Camii bir

dönemler hırsızların uğrak yeri idi. Üstelik çok profesyonelce bir hırsızlığın

uğrak yeri

Şimdi isterseniz bu hırsızlığın yapıldığı ve Ayasofya

Camii ve türbelerindeki çini-mozaiklerin çalınıp ülke dışına götürüldüğü

günlere gidelim;

Abdülhamid Han döneminde bir hayli yıpranan Ayasofya

Camii ve türbelerinin çini-mozaik ve boya işlerinin yapımı meselesi sultanın

gündemine oturdu. Yapılan ön incelemede bir kısım seramik ve çini üstelik her

biri 16. yüzyıl Osmanlı sanatının eşsiz örnekleri olan ve Mimar Sinan

tarafından seçilerek yerlerine konan bir kısım seramik ve çininin tamir,

tadilat ve restorasyonun yapılmasına karar verildi. Ama kim yapacaktı bu

kapsamlı ve titiz çalışmayı Derken Abdülhamid Han ın da yakından tanıdığı biri

bu işe talip oldu. Fransız asıllı ama sanat tarihine de ilgisi olan ve Avrupa da

bu konuda çevre sahibi bir diş hekimi. Albert Sorlin Dorigny

Abdülhamid Han döneminde saray dişçiliği yapan Fransız

asıllı Albert Sorlin Dorigny, 1895 te saraydan Ayasofya Müzesi nde restorasyon

izni aldı. 4 yıl süren restorasyonda Dorigny, pek çok çiniyi yerinden söktü,

inceledi ve temizleme çalışması yapılacak bahanesi ile güzel ambalajlara koyup

Fransa ya kaçırdı; II. Selim Türbesi nin kapısında bulunan sol taraftaki

panonun bir benzerini o dönemin Fransa daki ünlü seramik fabrikası Choisleroi

Seine de yaptırdı ve temizlendikten sonra Fransa dan geri gelen orijinal

çinilermiş gibi yerlerine taktı.

Seneler sonra orjinalleri ile değişip şu an bulundukları

yerlere konan sahte Fransız malı çiniler türbe kapısının sağ tarafındaki

orijinallere renk değiştirip matlaşmaya, bulanıklaşmaya başlayınca sökülüp

tamir edilmesine gerek duyuldu. Çiniler söküldükçe bir sanata ve tarih

katliamına şahitlik yapıldı. Zira renkleri diğer panodaki çinilere göre daha

mat ve soluk olan bu sahte çiniler söküldüğünde her birinin arkasında bir

Fransız fabrikası olan Choisleroi Seine in çini fabrikasının imzası

bulundu. 

Gazeteci Ömer Erbil tarafından ortaya çıkartılan bu

tarihi sahtekarlık yerinde tespit edilip ispatlandıktan sonra sıra, çalınan bu

orijinal 16. asır Mimar Sinan dönemi çinilerin nerede bulunduğunu ve kimlerin

elinde olduğunu ortaya çıkartmaya kaldı. Bu konuda yapılan ve tüm Avrupa nın

müzayede ve müze sergi salonlarını kapsayan geniş bir araştırma neticesinde bir

zamanlar 2. Selim Türbesi nin kapısının sağ tarafındaki duvarda pano olarak

varlığını sürdüren ve 60 adet çiniden oluşan gerçek çini panolarının Louvre

Müzesi nde sergilendiği anlaşıldı. Evet, bizim yüzyıllar boyu türbe kapımızı

süsleyen 60 çininin nihayet izine rastlanmıştır. Dünyaya insanlığı öğreten daha

doğrusu öğrettiğini zanneden küstah Avrupa nın orta yerinde Paris te bulunan

Louvre Müzesi nde.

Çalınan bu çiniler müzede Ayasofya Müzesi nin

haziresinde bulunan Sultan II. Selim Türbesi nin çinileri ibaresiyle

tanıtılıyor. Louvre Müze Müdürü Henry Loyrette 2008 de Ayasofya yı ziyaret

ettiğinde kendisine bu çinileri soran Türk yetkililerine; Kesinlikle kaçırma,

çalma ve saklama söz konusu değil. Eserlerin restorasyonda çalındığına dair

söylentiler var. Ancak bunlar ispatlanamaz, belgelenemez. Ayrıca bizi

ilgilendiren, bizim kanuni yollarla satın almış olmamızdır. Bu eserler Fransız

dişçiden satın alındı ve konu ile ilgili faturalar arşivimizde bulunmaktadır

demişti.

Ayasofya nın bahçesinde yer alan  Sultan 2. Selim Türbesi nden kaçırılan İznik

çini panonun iade edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı hem kişisel hem de

kurumsal bağlamda resmi-gayri resmi uzun ve meşakkatli bir uğraş verdi. Ancak

girişimler sonuç vermeyince benim de fakülteden hocam olan Doç Dr. Haluk

Dursun un müze müdürlüğü esnasında 2. Selim Türbesinin sol tarafında bulunan

sahte çini panonun önüne ve türbenin girişine;

Osmanlı Devleti döneminde 1882 - 1896 yılları arasında

Fransız uyruklu Albert Dorigny tarafından yapılan restorasyon çalışmaları

sırasında burada bulunan ve 60 karodan oluşan 16. yüzyıl İznik çini pano

şaheseri, restorasyonunun yapılması amacıyla Fransa, Paris e götürülmüş ancak

Sevr de taklidi yapılarak geri getirilmiş ve aslının yerine monte edilmiştir.

Bu durum tamamen güveni kötüye kullanma ve bir sanat hırsızlığı örneğidir. Şu

an önünde bulunduğunuz bu çiniler asıllarının bir kopyasıdır. Orijinal

çinilerimiz Fransa - Paris Louvre Müzesi nde İslam Eserleri Seksiyonu nda

3919/2 -265 envanter nosu ile Ayasofya Müzesi nin haziresinde Sultan 2. Selim

Türbesi nin çinileri bilgisiyle sergilenmektedir. Çinilerimiz hakkında Fransa

Devleti Kültür Bakanlığı na yapılan tüm iade taleplerimize rağmen bugüne kadar

maalesef olumlu sonuç alınamamıştır. ibaresi yazan ve beş altı dilde

ziyaretçilere hitap eden bir uyarı tabelası konuldu. Üstelik ilgili turist

bilgilendirme yazısının sonunda;

Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerince yeni

başlatılan bu uygulamanın diğer çalınan eserler için de yapılacağı da

belirtilmektedir.

Bu aleni ve büyük çaplı hırsızlığın ortaya çıkması üzerine

Ayasofya Müzesi nin topyekûn her binasında ve her santiminde derin araştırmalar

yapıldı. Elde edilen netice yürek burkan cinstendi. Zira binanın hırsızlar

tarafından ellenmemiş, dokunulmamış tarafı kalmadığı anlaşıldı ve araştırmalar

iyice derinleştirildi.

Ayasofya nın mihrabının iç kısmında bulunan ve 501 geçit

duvarı diye adlandırılan kısmında yer alan İznik Çini Panosunu çevreleyen

bordürün sağ alt köşesinde bulunan parçanın da çalındığı ne yazık ki anlaşılmış

ve tüm birimlere bu hırsızlık bildirilmiştir. 16. yüzyıla tarihlenen ve mihrap

kısmının içinde bulunan bu çini plaka 25x12 cm ebadında. Mavi zemin üzerine

kenarları tırtıllı bir büyük ve bir küçük rozet ile üsluplanmış yapraklardan

oluşmaktaydı ve yapraklar rozetlere beyaz renkte kıvrık dallarla bağlanmış.

Motiflerde beyaz, mercan kırmızısı ve firuze renkler hakimdi... Bu envanter

bilgisi çini panonun mevcut kenar bordüründeki parçalara göredir.

Belki iki yüz yıldır kimi arkeolog, kimi mimar, kimi

sanat tarihçisi, kimi bilmem ne kılığında gelip ülkemizi talan eden Avrupalı

soyguncular o kadar pervasız davranmışlar ki, inanılır gibi değil! Milli

Saraylar Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan sanat, tarih ve mimarlık

dergisi Milli Saraylar ın dokuzuncu sayısındaki Ayasofya Haziresi nde Bulunan

Türbelerdeki Çinilerin Kaçırılma Öyküsü başlıklı yazıda anlatılan hikâye bu

bakımdan ibret vericidir. Burada verilen bilgilere göre;

Aynı türbenin içindeki bordür çinileri, ulama çini

karolardan oluşan panoların bir kısmı, III. Murad Türbesi nin güneybatı

duvarındaki kitabe, çini panonun üst sırası ve bordür çinileri... Durun,

bitmedi! I. Mahmud Kütüphanesi kitaplık bölümündeki ulama çini karo ve

bordürlerden oluşan panolar, süpürgelik çinileri, koridor bölümünden kitaplık

bölümüne geçişte sağ ve sol duvarda bezeli servi motifli panolar, bunların

etrafındaki çini karo ve bordürler, okuma salonunun girişinde sağda bulunan

ulama çini karo ve bordürlerden oluşan çini pano... Evet, hepsi imitasyondur,

yani sökülüp yerlerine sahteleri yerleştirilmiştir.

SEVGİLİ OKUYUCU, NE VAHİM BİR DURUM DEĞİL Mİ AYASOFYA

CAMİİ NE BAĞLI PADİŞAH TÜRBELERİNİN TÜMÜ HIRSIZLAR TARAFINDAN SOYULMUŞ!!!!!

Muhabbetle...

Sultan 2. Selim Türbesi nin kapı kenarlarında bulunan 60

çiniden oluşan her iki panodan ilk bakışta bile rengindeki matlığa göre hangisi

sahte anlaşılır.

Ayasofya nın mihrap kısmında çalınan ve yeri boş

bırakılan çiniler...

Fransa nın başkenti Paris teki

Louvre Müzesi nde sergilenen çinilerimiz...

BU FOTOĞRAF YAKLAŞIK 3 BIN PARÇA ESERİN SERGİLENDİĞİ VE

100 MİLYON EURO YA MAL OLAN İSLAM SANATLARI BÖLÜMÜ NDEKİ ÇİNİLERİN ÇALINTI

OLMASINI KÜLTÜR BAKANLIĞI DA YAPTIĞI İNCELEMEDE DOĞRULAMIŞTI.

  Ayasofya dan çalınan çini mozaiklerin Louvre Müzesi nde

sergilenen seksiyonu.

Savaşta bile hırsızlık düşünen bir zihniyet barış

zamanında neler yapmaz ki Çanakkale savaşı sürerken Truva kazı alanından

çıkartılan ve İngiltere ye kaçırılan bir heykel.