1912 de patlayan ve koskoca Rumeli yi kaybetmemize yol
açan Balkan Harbinde biz galip gelemez miydik
Savaşı kazanmamız mümkündü ama Müslümanlar olarak,
Osmanlılar olarak vazifelerimizi yapmadık.
İçimizdeki bazı din ve devlet düşmanlarının, hainlerin
hıyanetlerine engel olmadık.
Ordu, gırtlağına kadar siyasete batmıştı.
Ordu ve asker siyasetle uğraşmaya başlarsa savaş
kazanamaz.
Emanetler yani kumandanlıklar, makamlar, mevkiler
ehliyete göre değil, partizanlığa göre veriliyordu.
Sultan Abdülhamid zamanında 1897 te Yunanistan ile
aramızda savaş çıkmış ve ordumuz galip gelmişti. Kuvvetlerimiz Atina yı bile
alabileceklerdi ama Rus Çarı İkinci Nikola araya girmiş, ilerlemeyi
durdurmuştu.
Osmanlı Yunan savaşını niçin kazanmıştık
Ordu siyaset yapmıyordu, Padişaha ve Halifeye bağlıydı.
Ülkede ama şöyle ama böyle İslami bir rejim vardı.
Sultan Abdülhamid i Farmasonlar, Yahudiler, Dönmeler, Jön
Türkler devirdi. Selanik ten İstanbul a gelen Hareket Ordusu içinde bir Yahudi
Lejyonu bulunuyordu.
Hürriyet ilan edilince İslam a, mukaddesata hakaretler,
hıyanetler, ihanetler başladı. Sultan Abdülhamid dindar bir padişahtı, böyle
kötülüklere izin vermiyordu. Ondan sonra Pandora nın kutusu açıldı, bütün kötü,
çirkin, münker şeylerin bağları çözüldü.
Aradan yüz sene geçtikten sonra Türkiye Müslümanları
Balkan Savaşı faciasından ibret almalıdır. Sadece ibret değil, tedbir de
almalıdır.
İslam düşmanları Müslümanları parçalamıştır Bin türlü
fitne fesat nifak tefrika çıkartmıştır Ülkemizde futbol kulübü çılgınlarının,
holiganların yaptığı gibi siyaset yapılmaktadır.
Hizipçilik, fırkacılık, parçacılık o hale gelmiştir ki,
Müslümanlar birbirleriyle savaşmaktadır.
Dinî kökenli bir sekt sivil darbe yoluyla devleti ele
geçirmek istemektedir.
Balkanları, küçük bir Doğu Trakya dışında kaybetmiştik
ama elimizde Anadolu kalmıştı. Şimdi onu da parçalamak, Türkiye yi daha da
küçültmek isteyenler var.
Bütün ziyalı, Nurlu Müslümanların halkı uyarması gerekir.
Balkan harbi patlamadan önce, birtakım gafiller yaşasın
hürriyet, adalet, müsavat, uhuvvet edebiyatı yapıyordu.
Gafiller, bir Balkan savaşı çıkarsa bunu Türkiye nin
kazanacağını sanıyordu.
Zamanımızda da, bendenize Fazla abartıyorsun Bir şey
olmaz Türkiye parçalanmaz Her şey düzelecek Felaket dellallığı yapma
diyenler var.
Dışişleri Bakanımızın beyanlarını dikkatle okursanız,
ülkemizin içi ateş dolu uçurumların kenarında olduğunu anlarsınız.
Güney sınırlarımızın hemen ötesinde bir Irak Şam İslam
Devleti kuruldu. Bu yüzden bir savaş çıkartılabilir.
2013 yılında çok önemli, çok vahim hadiseler oldu. 2014
senesi ise daha vahim, daha önemli günler görebilir.
Vesayet rejiminin kolu kanadı kırıldıktan sonra ülkemize
az buçuk serbestlik, demokrasi, çoğulculuk, hürriyet geldi. Biz Müslümanlar
bunları iğtinam edemedik, ganimet olarak değerlendiremedik.
Kur an a, Sünnete, Şeriata, hikmete, ahlaka uygun
hizmetler yapacağımıza; içimizden birtakım mâyesi bozuklar, kötü bozuk çarpık
düzenin ve sistemin haram ve kirli rantlarına saldırdı.
Ansızın bir depremle sarsıldık. Dinî bir cemaat, İslamcı
iktidarı sivil bir darbe ile devirmeye teşebbüs etmişti.
Uyanmaz, en kısa zamanda İslami değerlere sarılmaz,
onları hayata geçirmezsek, büyük facialarla karşı karşıya gelebilir, Suriye ve
Mısır Müslümanlarının durumuna düşebiliriz.
Balkan harbinden önce çok fitne fesat kaos anarşi nifak
tefrika siyaset holiganlık vardı. Bugün olduğu gibi
(İkinci yazı)
Kâmil Mürşid Arayan Liseli
bir Gence
SORU: Selamun Aleyküm Hocam Size bir konuda danışmak
istiyorum. Hocam, tarihe yön vermiş kişilere baktığımızda küçüklükten itibaren
bir mürşidin yanında yetişmişler. Sizin de yazılarınızda sürekli bir mürşid-i
kamille beraber olmaya vurgu yaptığınızı görüyorum. Fakat hocam günümüzde
bahsettiğiniz mürşitler bildiğiniz gibi bayağı az, olanlara da ulaşmak son
derece zor. Bizim bu durumda ne yapmamız lazım
CEVAP:
Üstadsız, mürşidsiz alim, fakih, uzman olunamadığı gibi,
kamil Müslüman da olunamaz. Bilhassa Müslüman gençlerin mürşide ve üstada
mutlak ihtiyacı vardır.
Dünyada her devirde, her asırda kamil mürşidler, gerçek
üstadlar olagelmiştir. Lakin zamanımızda bunlar gizlenmiştir.
Kamil mürşid ve üstad, öyle tatlıcı, lokantacı, berber,
boyacı tarif eder gibi tanıtılamaz, tanınamaz.
Bunları bulmanın birinci yolu istiharedir. Kısmeti olana,
niyeti temiz olana rüyada bildirilebilir.
Kamil mürşid kimdir
1. İtikadı sahih bir zattır.
2. Şeriata sımsıkı bağlıdır.
3. Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona)
Sünnetine bağlıdır.
4. Beş vakit namazı dosdoğru kılar ve diğer ibadetleri
yerine getirir.
5. Fasık-ı mütecahir değildir, yani açıkta, açıkça,
küstahça günah işlemez.
6. İnsanlar onunla ülfet ve ünsiyet etmekten,
sohbetlerinden zevk ve haz alırlar.
7. İhlaslıdır, kendisini sevenlerden, bağlılarından para
istemez ve almaz.
8. Din ilimlerinde fakihtir.
9. Kendisini Resulullaha bağlayan iki icazeti ve
silsilesi vardır, biri zahir ilimlerinde icazet, diğeri tarikat icazeti.
10. Mütevazıdır.
11. `Âbid, zâhid, yüksek ahlaklı, yüksek karakterli,
mürüvvetli bir kimsedir.
12. Kendisini övmez ve övdürmez.
13. Keramât füruş değildir, yani kendisinden keramet
zuhur ederse bunları söylemez ve reklamını yapmaz.
14. Ehl-i Kur an, Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Cemaattir.
15. Mürşid-i kâmilin bir tarikati olur ama o asla
tarikatçılık yapmaz.
16. Gelmiş, geçmiş, edebî aleme intikal etmiş bazı büyük
mürşidlerin irşad ve terbiyeleri biiznillah ölümlerinden sonra da devam eder.
İmamı Rabbanî, İmamı Gazalî, AIbdülkadir Geylanî, Ahmed er-Rufaî gibi. Bunların
kitaplarını okumak, nasihatlerini hayata uygulamak şartıyla kendilerinden
istifade edilir.
17. Kamil mürşidlerin hepsi itikatta ve amelde Ehl-i
Sünnet mezhebindendir.
18. Onlar bu devirde Resulullah Efendimizin vekilleri,
varisleri, halifeleri durumundadır.
19. Mürşidlerin hepsi bilge kişilerdir.
20. Mürşid-i kamil olmamakla beraber bazı üstadlar da,
talebelerine, bağlılarına, kendisini sevenlere çok faydalı olur, doğru yolda
ışık tutar.
Evet, sevgili kardeşimiz İnsan evinde kitap okumakla
nasıl doktor, uçak mühendisi, gemi kaptanı, hukukçu, veteriner olamazsa; sadece
kendi başına din kitapları okumak suretiyle iyi, vasıflı, olgun, güçlü Müslüman
olamaz.
Kendinize kamil bir mürşid arayınız, yukarıda beyan
ettiğim gibi istihare yapınız, kısmetiniz varsa bu nimete nail olursunuz.
Köfteci veya muhallebici tarif eder gibi isim ve adres
vermemi beklemeyiniz.
Kamil mürşidler, herkesi kabul etmezler. İstidatlı,
ehliyetli, liyakatli, kısmet ve nasibi olanlara el verirler.
Kâmil mürşidlerin duaları üzerimize sâyeban olsun.
Selamlarımla
10.2.2014