Tezkerenin gündemi oluşturduğu bir zamanda doğalgaz zammı ya da ihracattaki artışa rağmen dış ticaret açığının büyümesi üzerinde durmak eleştiri konusu olabilir. Ancak,tezkere konusunda söylenebilecek ne varsa arkadaşlar manşetten dün en iyi şekilde vermişlerdi. O manşetin üzerine fazla bir şey söylemeye gerek yok. Çünkü,anlamak isteyen için  söylenmesi gereken her şey söylenmişti.

Dünden itibaren yürürlüğe giren doğalgaz zammının açıklanması sırasında Bakan Yıldız’ın yapılan yüzde 9’luk zammı savunmak anlamında Avrupa’da en ucuz gazı kullandığımız yönündeki sözleri siyasetçinin zorda kaldığında baş vurduğu taktiği hatırlattı.. Sayın Yıldız’ı dinlerken siyaset erbabının benzer taktiğe sıkça müracaat ettiğini düşündüm. Zam her zaman ve zeminde sevimsiz bir haberdir. Özelliklede yapılan zam yüzde 9’larla ifade ediliyorsa ister istemez dar ve sabit gelirler için gider kaleminde ciddi bir artışa sebep olacaktır. Soğukların bastırdığı şu günlerde ısınma giderlerinde meydana gelecek muhtemel artış ciddi bir sıkıntıya yol açacaktır. Sayın Bakan işte bu sıkıntıyı biraz olsun gizlemek adına olsa gerek, doğalgaza yapılan zamma rağmen Avrupa’da en ucuz gazı kullandığımızı söyleme ihtiyacı duyuyor. İster istemez bu açıklama insanın aklına, ”Sayın Bakan. Avrupa en ucuz gazı kullandığımız doğru olabilir. Ama, insanımızın gelir seviyesi Avrupalının gelir seviyesi ile aynı mı Söz gelimi Avrupalı asgari ücretli bir işçi ya da emekli ile Türk emeklisinin gelir seviyesi birlikte düşünüldüğünde yine de Avrupa’nın en ucuz gazını kullandığımızı söylemek mümkün olabilir mi ” gibi sorular geliyor.

Hemen belirteyim ki,gaz zammı zorunlu hale gelmiş olabilir. Özellikle dolardaki artış ithal edilen gaz fiyatlarına yansıdığı için maliyetler yükselmiş, bununda zam yoluyla karşılanması mecburiyeti doğmuş olabilir.. Bu bakımdan zammı allayıp pullamaya gerek yok. Çünkü,zam zamdır, dünden itibaren ısınma için harcanan paranın miktarı artacaktır. Tüketiciyi de işin bu yönü ilgilendirmektedir. Geliri artmadan gideri artan bir insana “Zam yaptık ama, Avrupa’nın en ucuz gazını kullanıyorsunuz” demenin anlamı olur mu Kaldı ki, emekli, işçi ve memura yapılan zam sadece gaza yapılan zam ile geri alınmış durumdadır.

***

Geçtiğimiz günlerde Ağustos ayı dış ticaret rakamları açıklanmıştı. Açıklanan rakamlarda öncelikli olarak ihracat rakamındaki artış veriliyor, ardından da dış ticaret açığının büyüdüğü vurgulanıyordu. Yani,sattıklarımızda ciddi artış olurken,aldıklarımızda bunun çok üzerinde yükselme olduğu için dış ticaretteki açık büyümeye devam ediyordu.Olaya düz bir mantıkla bakıldığında insanın kafasının karışmaması mümkün değil.Mademki ihracatımız artıyor öyle ise dış ticaret açığımızın daralması gerekmez mi . Ama, ihracattaki artışı verip ithalattaki artış görmezden gelinince ortaya anlamsız bir durum çıkıyor.Zammı izah etmek için Avrupa’nın en ucuz gazını kullandığımızı söyleyip Avrupalı tüketicinin gelirini görmezden gelmek gibi ir şey.Kısacası,rakamlarla oynamak kolay ama,bu oynayış insanımızın ekonomik bakımdan rahat nefes almasına yetmiyor.