Artık hiçbir şey bizi eskisi gibi etkilemiyor! Ne bir felaket olarak yorumlanan yargı bildirileri etkiliyor ne de telekulak olayları!
Aslında hepsinin kendi başlarına ülkemiz açısından birer felaket olduğunun farkındayız!
Ama bu felaketlere müstehak olunduğunu da düşünüyoruz.
Hiçbir suçu olmayan insanları akıl almaz yöntemlerle suçlayıp saf dışı bırakanlar başka ne bekleyebilirler ki!
Sistemin çarkları masum insanları ezerken seyirci kalanların bugün başlarına gelenlerden şikayete hiç hakları olmasa gerek!
Erbakan hocanın başına örülen çorabı herkes biliyordu ama aynı herkes olaya seyirci kalmaktan başka bir şey yapmadı!
Hatta kimileri seyirci kalmakla yetinmeyip bir de çorap örenlere yardımcı oldular!
Sandılar sistem Erbakan hocanın başına çorap örmekle yetinecek ve başka kimsenin kılına dokunmayacak!
Elbette böyle bir şey mümkün değildi!
Sistem kendini koruyabilmek için sürekli birilerinin başına çorap örmek durumundaydı ve bu eylemini sürdürüyor!
Ancak her biri başlı başına birer felaket olan bu gelişmelerin hiçbiri bizi etkilemiyor!
Değil mi ki Erbakan hocamızı evine hapsederek kimileri muradına(!) erdi, bundan sonraki gelişmeler artık bizi hiç ırgalamıyor!
"Tuttuğu yerden kopsun" diyor ve olayları seyretmekle yetiniyoruz.
Biliyoruz ki masumların ahını alanlar abad olmazlar!
"Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" diye boşuna dememişler!
Hepsi ağızlarını açtıklarında Erbakan hocanın dürüstlüğüne toz konduramıyorlar, yolsuzluklara bulaşmadığını itiraf ediyorlar.
Ama gelin görün ki Erbakan hocamız hazine yardımının üstüne oturmak gibi abes bir suçlama ile cezalandırılıyor!
Ve evine hapsediliyor!
Bu ceza kimilerine çok ciddi bir rakipten kurtuldukları için hoş geliyor!
Kimileri ise kendi siyasi ikballeri(!) açısından önlerindeki çok önemli bir engelden kurtulmuş oldukları için seviniyorlar!
Belki bizim neslimiz tam tamına öğrenemeyecek ama bizden sonraki nesiller bu cezanın ne menem bir ceza olduğunu tüm ayrıntıları ile öğrenecekler!
Çünkü gerçekleri uzun süre saklamak mümkün değildir!
Her şey gün yüzüne çıkmaya mahkumdur!
Erbakan hocayı evine hapsederek cezalandırdıklarını sananlar aslında kendilerini cezalandırdıklarının farkında bile değiller!
Bu cezalandırmaya bir şekilde seyirci kalanlar ya da yardımcı olanlar yaptıkları zulmün bedelini bir şekilde mutlaka ödüyorlar! Felaketlerin, musibetlerin ardı arkası kesilmiyor! Hakk-Batıl mücadelesi bütün hızı ile devam ediyor! Batıl davanın sahipleri bu kavgada her şeyi mübah sayıyorlar! Ne var ki kendi başları da dertten bir türlü kurtulmuyor!