Son günlerde siyasette farklı gelişmeler yaşanıyor.

Kimi siyasi partiler kendilerini söylem değişikliğine gitmek zorunda hissediyor olmalı.

Özellikle Külliye ile İmralı arasında yaşanan gelişmelerin zorda bıraktığı partiler bulunuyor.

Bu partileri Külliye ile İmralı arasında kalan partiler olarak tanımlamak mümkün!

Bu partiler dün söylediklerini bugün unutmuş gibiler!

Dün söylediklerinin bugün tam tersini söylerken elbette çok zorlanıyorlar.

Ama bunu basit kelime oyunları ile geçiştirmeye çabalıyorlar.

Dün verdikleri mücadeleyi bugün de sürdürdüklerini, sadece yöntem değişikliğine gittiklerini ileri sürüyor ve kendilerini mazur göstermeye çalışıyorlar.

Ancak bu söylem değişikliği hiç kimsenin gözünden kaçmıyor.

Özellikle de böyle partilerin tabanlarında ciddi tartışmalar ve sorgulamaların başladığı görülüyor.

Şimdi “Ne oldu ne bitti de biz böyle yöntem değiştiriyoruz?” sorusuna cevap aranıyor.

Tatmin edici bir cevabın bulunduğunu söylemek mümkün değil.

Tamam, Ortadoğu’da dengeler altüst oldu.

Tamam, Suriye’de Esad rejimi devrildi ve yerine Şara hükümeti kuruldu!

Tamam, Şara hükümeti Mazlum Abdi ile mutabakata vardı.

Ama bunların hiçbiri siyasi partilerdeki söylem değişikliğini açıklamaya yetmiyor.

Bugün Suriye’de gerçek patronun kim olduğu tartışılıyor!

Bugüne kadar sırtlarını ABD’ye dayayarak bölgede güç haline geldiklerini düşünenler de yarınlarından emin değiller.

ABD ile birlikte hareket ederek bağımsız devlet kurma hayalleri kuranlar da kendilerine yeşil ışık yakılıp yakılmayacağından emin değiller.

Yani bölge çok bilinmeyenli bir denklem halini almış durumda!

Dün söylediklerinin bugün tam tersini terennüm edenler yarın bambaşka söylemler ile karşımıza çıkabilirler.

Bölgede taşlar henüz tam olarak yerine oturmuş değil!

Ve ummadık taşların baş yarma ihtimali oldukça yüksek.