Bir çocuğun anne babadan talep edeceği iki şey vardır, biri oyuncak diğeri çikolata. Biri hayallerini diğeri damağını tatlandırır. Çocuk ne çikolatadan ne de oyuncaklardan vazgeçer. Selma için de öyleydi ama artık değil… Son bir yıldır hiç çikolata yemiyor ve annenin getirdiği çikolataları açmadan çöpe atıyor. Marketin önünden geçerken çikolatalara baktıkça sinirleniyor. Selma artık çikolata sevmiyor. Anlatılanlara göre geçtiğimiz yıl, yani Selma okula başladığında babanın da teşvikiyle anne işe başlamış. O gün Selma evde hiç konuşmamış, yememiş içmemiş bebeğini almış, bütün gece ağlamış. Kulaklarında annenin teyzesine sarf ettiği “tamam ihtiyacım yok ama evde oturup ta ne yapacağım, üç beş kuruş da ben kazanır, daha rahat yaşarım” sözlerini çocukça duyguları ile anlamlandırmaya çalışmış fakat işin içinden bir türlü çıkamamış. Sonunda kararını vermiş “annem beni sevmiyor eğer sevseydi okulun ilk günü beni okula kendi elleriyle teslim ederdi, okula başladığım yıl işe gidip beni yalnız bırakmazdı” diye düşünmeye başlamış. Küçük kızın içinde fırtınalar esse de hiç belli etmiyor ve sessizliğe gömülüyormuş.

Bir sabah anneye yaklaşmış “anne neden çalışıyorsun, ben okuldan geldiğimde evde yalnız kalıyorum, neden beni bırakıyorsun” diye sormuş. Annenin buna tek bir cevabı olmuş, “ Sana çikolata almak için, eğer çalışmazsam çikolata alamam” demiş. Selma minik başını yere eğmiş ve hıçkırarak anneye yapışmış “artık senden hiç çikolata istemeyeceğim, bana çikolata alma, ben seni çok özlüyorum “ diye yalvarmış. Ama anne çocuğun içinden kopan fırtınaların farkına varmadan ortamı terk etmiş.

Selma o günden sonra annenin getirdiği çikolataları çöpe atmaya başlamış. Ne zaman çikolata görse içinde bir acı belirmiş ve çikolata sevmez olmuş. Hafta sonu büyük anneye gittiklerinde kendisine uzatılan çikolataları da çöpe atmış. Ama onun sessiz çığlığını ne gören ne de işiten olmuş.

Selma en son anneler gününde annesine şöyle bir not yazmış. “Anneciğim artık senden hiç çikolata istemiyorum, sen bana ciklet alsan da olur ama yeter ki okuldan geldiğimde evde ol ve bana sarıl, beni sevdiğini söyle…” Fakat anne küçük kızı anlamak yerine, ben onun için çalışıyorum bir gün anlar diye düşünüp geçiştirmiş.

(Not: Bir okurumuzun paylaştığı anekdottur)