Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlığı seçimini geçen hafta kazanıp,
Perşembe günü Rum Meclisi nde yapılan devir-teslim töreninden sonra başkanlık
görevini teslim alan Nikos Anastasiades, dakika bir, gol bir misali başkan
olarak yaptığı ilk konuşmada, iki bölgeli iki toplumlu federasyonu acı uzlaşı
olarak niteleyerek, Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulmak için yapılacak
müzakereler konusunda ne düşündüğünü açık ve net olarak ortaya koyuverdi.
Bu müzakerelerin geleceğine ışık tutacak söylemin ilk gün
heyecanı ile ağzından kaçmadığı kesin. Dervişin fikri neyse zikri de odur
misali Anastasiades in yürüteceği müzakerelerden herhangi bir sonuç
çıkmayacağını, başkanlığının daha ilk gününde yaptığı bu açıklamadan sonra
rahatlıkla söyleyebilirim.
Anastasiades in, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için yapılacak
müzakerelerde çizdiği yol haritasında nereye gideceği ve ne istediği belli
olmuş durumda. Aklındaki Kıbrıslı Rumların adanın egemenliğine ve yönetimine
mutlak hâkim olduğu, önemli mevkilerin ve çoğunluğun Rumlar tarafından
doldurulduğu, iki devletli değil ama belediyeler gibi hayali sınırları olan iki
bölgeli göstermelik bir federasyon ve Kıbrıslı Türklere de bu idarenin altında
belli bir takım muhtariyet düzeyinde hakların lütfedildiği bir yönetim tarzı.
Resmin içinde de ne garantör olarak Türkiye var ne Türk ordusu, ne de Kıbrıslı
Türklerin yaşam garantisi
Zaten daha seçim döneminde, DISI olarak biz 2004
referandumunda Evet oyu verdik ama Başkan seçilirsem Hayır diyen yüzde 75
çoğunluğun bu kararına sadık kalacağım diyerek Kıbrıs konusunda aklında
olanların ipucunu veren yeni başkan Perşembe günü bunu iyice açığa vurdu.
Anatasiades ten çözüme yönelik yeni adım beklemek abesle
iştigal olacak. Kıbrıs Rum tarafında başkanın değişmesiyle ne hamam değişti, ne
tellak, ne de tas. Sadece havluyu tutan kişi değişti. Daha evvel havluyu
Hristofyas tutuyordu şimdi de Anastasiades. Gerisi gene hep aynı Ulusal Konsey,
aynı Meclis, aynı Başpiskopos. Ekip aynı kaldı, değişen havlucu oldu sadece.
Üstelik Rum Meclisi nde yer alan siyasi partilerin başkanlık
seçimlerindeki tutumlarından dolayı Rum Temsilciler Meclisi nde de dengeler çok
hassas bir hale geldi. Anastasiades in seçilmesi yönünde işbirliği yapan DİSİ,
DİKO ve EURO.KO nun Rum Meclisi ndeki toplam sandalye sayısı 29, yani yarıdan bir fazla. Büyük bir
olasılıkla da ilk Meclis Başkanı seçiminde EDEK Başkanı Omiriu görevden
alınacak, yerine DIKO lu bir milletvekili, büyük bir olasılıkla da Marios
Karoyan seçilecek ve oy dengesi de 28 27 seviyesine gelecek.
Kıbrıs Rum tarafında ekonomi berbat mı berbat. Üstelik
iyileşeceğine her gün daha da kötüye gidiyor. Troyka heyeti bu hafta içinde
geliyor. Bu sefer KİT leri didik didik edecekler. Bugün ise Eurogroup
toplantısı var. Mart sonuna kadar memorandum imzalanamazsa memur maaşları son
kez ödenecek ve sonrası için Rum hükümetinin maaşları ödeyecek parası yok.
Bırakın maaşları ödemeyi, kamu araçlarının benzin giderlerini ve kamuya ait
binaların elektrik parasını bile ödeyebilecek tek kuruşları olmayacak.
2012 yılı Aralık ayı enflasyon oranı yüzde 1 buçuk iken,
2013 yılı Ocak ayı enflasyon oranı yüzde 2 ye çıktı. Nüfusun dörtte biri, AB
kriterlerine göre Yoksul sınıfında, onda biri ise, Yoksulluğun da altında.
İşsizlik oranı ise ortalamada yüzde 14, gençler arasında ise yüzde 27. İhracat
ise neredeyse durmuş durumda. Havayollarında ve havaalanlarında ise işler
bayağı kesat.
Anastasiades, Rum Temsilciler Meclisi nden Troyka ile
imzalayacağı Memorandum u geçirene kadar, ekonomik sorun var gerekçesi ile
Kıbrıs konusuna çözüm getirmek amacı ile sürdürülmek istenen müzakerelere pek
bir ağırlık ve önem veremeyecek. Zaten bugüne değin hiçbir Rum lider
müzakerelerin sonuçlanması için çaba harcamadığı gibi müzakerelere de gerekli
önemi vermedi. Memorandum bahanesi ile müzakerelerin geciktirilmesine veya
Rumlar tarafından ipe un serilmesine gerek BM, gerekse de AB ile ABD pek bir ses
çıkarmayacaklar her zaman olduğu gibi.
Adaya gelmesi beklenen barışın hangi bahara kaldığını
kestirmek bile artık çok güçleşti.