Türkiye siyasasında iktidara gelenlere, getirilenlere hep
Amerikancı kuşkusuyla bakılır. Amerika nın onayı ve desteği olmadan iktidara
gelinemez. Bunda haklı ve doğru bir bakış var. Hele hele uzun süreli iktidarda
olanlar için bu daha geçerli bir bakış.
1990 lı yılların başında Kadıköy de Sahaf Ahmet in
kafesinde bir oturum düzenlendi. Oturuma katılanlardan biri de bendim. Alpay
Kabacalı, Hürriyet gazetesinden de biri vardı. Şu an adını anımsamıyorum.
RP nin de yükseliş dönemiydi. O sırada 1960 darbesi de gündeme geldi. Onlar 60
darbesinin özgürlüklerin önünü açtığını devrim niteliğini taşıdığını ileri
sürdüler. Sol açısından özgürlüklerin açılımı anlamına geliyordu. Ben de, o
sıralarda Hürriyet te yayımlanan bir habere göndermede bulundum ve anımsattım.
1960 darbesi yapıldıktan sonra Amerika da Bizim çocuklar darbe yaptı deyince
hemen tepki verdiler. Erbakan da Amerika nın adamıdır deyiverdiler. Bu,
hiçbir dayanağı olmasa da bir çamur atmaydı. Zaten siyasada bir gerçek ifade
edilince hemen karış tarafa çamur atılır.
1970 yılların
başında Ecevit in yükselen grafiği sıralarında, Ufuk Güldemir bir haber
aktardı, bu, sonra da kitabında yer aldı. CNBC televizyonunda ki bir oturumda
Alaksander Haig in, pentagon ve Amerikan Hariciyesinden bir yetkilinin de
bulundu biri oturuma Ecevit e telefonda bağlanılır. Sayın Başkan, doğuda bir
ada ülkemiz var, oranın kralını biz göreve getirdik. Kendisinden memnunuz.
Ancak çok yıprandı ve gözden düştü. Onun yerine sosyal demokrat, geçmişi temiz
birini getirmek istiyoruz denilince, Ecevit: Biz demokratız, demokrasiye
inanıyoruz. Kendi olanaklarımızla çalışır iktidara geliriz karşılığını verir.
Oturumdakilerden biri: Sayın başkan sizin bir şey yapmanıza gerek yok, biz
koşulları hazırlarız siz kendinizi orada bulursunuz demişti.
Bu ara Wikileaks yeni belgeler açıkladı. Ecevit ile
ilgili ilginç sonuçlar açıklandı. Buna göre: Enflasyon, işsizlik, Almanya daki çok sayıda işçinin geri gelme
ihtimalinin olması sorunlara dikkat çekiliyor. Amerika ile ilişkiler konusunda
da: ABD çıkarlarına ilişkin olarak, Ecevit bu ülkede iç istikrarın sağlanması
açısından kilit önemde enerjik bir imaja sahip, dinamik, genç ve çekici bir
lider. İlginç bir kişilik olan Ecevit, bir şairin hayal dünyası ile pragmatik
bir liderin özelliklerini bir araya getiriyor. Ulusal liderlik konusunda
deneyimsiz olarak görülüyor. Abede ile ilişkiler hakkında içinden geçenleri
bilmenin pek mümkün olmadığı yorumu yapılıyor. MSP ile ortaklık konusunda da:
Abede ile ilişkiler konusunda kayda değer bir değişikliğe gitmesine ordunun
izin vermeyeceği vurgulanıyor. Erbakan Hoca ile ilgili: İşlenmemiş bir
elmasın halka uyandırdığı bir tuhaf ilgiyi çekerken bile en kötüsünden bir
fırsatçı gibi görünüyor. ( )Erbakan ın Suudi Arabistan a yaptığı ziyaret ile
ilgili de Türkiye nin Araplar ile ilişkilerin arttığına dikkat çekiliyor, bunula
ilgili olarak da: William Macomber Ecevit ile yapacağı ilk görüşmede,
Türkiye nin ABD ye ve Batı ya yönelik politikalarının değişmeyeceği konusunda
şahsi talip edeceği ifade ediliyor. Bu gelişmelerin ardında Kıbrıs Barış
Hareketi Acil koduyla bildiriliyor. [Hürriyet gazetesi, 9 Nisan, 2013]
Kriptolarda başka bilgiler parça parça elimize ulaşıyor.
Bütün olarak ortaya dökülse hem Türkiye siyasal yapısı, hem de Erbakan Hoca nın
Türkiye siyasasındaki önemi ve rolü daha belirginleşecek.
Bunlardan biri de: MSP ve CHP üzerinde anlaştıkları
protokol bugün saat 09.00 da imzalanacak. Bu arada dış işlerini uyarmalıyım ki
protokolde petrol ve bor madenlerinin millileştirilmesi ve afyon ekiminin
yeniden düzenlenmesiyle ilgili pek çok madde bulunuyor. ( ) Bor madenlerinin
millileştirileceği protokolde genel olarak bakıldığında Türk dış politikasında
önemli bir kaymanın yaşanmayacağı görülüyor. Sadece protokolde Kıbrıs ta
federal bir devlet çağrısı dikkat çekiyor. [Milli Gazete, 11 Nisan, 2013].
Bu bilgelere bakıldığında Erbakan Hoca ile ilgili
Abede nin kaygıları ve bakışı belirginleşiyor. İlerleyecek olan zamanda bakalım
daha ne gibi bilgiler kamuoyuna yansıyacak. Merakla bekliyoruz.