İman edenler, Allaha olan güçlü sevgileri ve samimi bağlılıkları nedeniyle, Allahın yarattığı varlıkları da çok sever, bunların her birinde Allahın sıfatlarının tecellilerini görürler. Kur anın "Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, Onun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren müminlerdir." (Maide Suresi, 55) ayetiyle bildirildiği gibi, iman edenler, Allahın insanlara doğru yolu göstermeleri için gönderdiği peygamberlere ve salih müminlere karşı da derin bir sevgi beslerler. Peygamberler, Allahın tüm insanlar için örnek kıldığı, derin bir imana sahip olan, üstün ahlâklı kimselerdir. Allahın "Andolsun, sizin için, Allahı ve ahiret gününü umanlar ve Allahı çokça zikredenler için Allahın Resulünde güzel bir örnek vardır." (Ahzab Suresi, 21) ayetiyle haber verdiği gibi, Peygamberimiz Hz. Muhammedin hayatında ve ahlâkında iman edenler için güzel örnekler ve hikmetler vardır. Peygamberimiz (sav)in Allaha olan derin bağlılığı, takvası, sabrı, müşfikliği, aklı, cesareti, temizliği, merhameti, sadakati, şevki ve daha birçok güzel özelliği, tüm Müslümanlara örnek olmuştur.
Peygamber Efendimiz, Allaha ve peygambere karşı duyulan sevginin önemini bizlere şöyle hatırlatmıştır: Resulullah buyuruyor ki: "Allah-u Tealayı ve Resulünü herşeyinden çok sevmeyenin imanı sağlam değildir." İman nedir diye sorduklarında: "Allah ve Resulü, senin için başka herşeyden daha sevimli olmaktır." buyurdu. Yine buyurdu ki: "Kul, Allah ve Resulünü, çoluk çocuğundan, malından ve bütün mahlukattan çok sevmedikçe mümin olmaz."
"Hz. Enesin rivayetine göre, Resulullah (S.A) buyurmuştur ki; üç haslet bir kimsede bulunsa o kimse imanın lezzetini bulur. Birincisi, Allah ve Resulü o kimseye herşeyden daha sevgili olmak. İkincisi, başkasına muhabbetinde de Allah için sevmek. Üçüncüsü de küfre dönmeyi ateşe atılacakmış gibi kerih görmektir."
Allahın tüm elçileri ve peygamberleri, Allah Katında seçkin kılınmış, Rabbimizin rızasını kazanmış üstün ahlâklı insanlardır. Allah, Kur anda peygamberlerin güzel ahlâklarına dair örnekler vermiş ve onlardan övgüyle söz etmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. İbrahim, Hz. Harun, Hz. Yahya, Hz. Yusuf, Hz. Yunus, Hz. Yakup, Hz. İsmail, Hz. Süleyman, Hz. Davud ve diğer tüm peygamberler ve elçiler, Allaha olan samimi imanları, saygı dolu korkuları, takvaları ve güzel ahlâklarıyla insanlara örnek olmuşlardır. Kur anı rehber edinerek elçileri bu üstün özellikleriyle tanıyan tüm müminler, onların ahlâkına ulaşabilmek, onlar gibi Allahın dostluğunu kazanabilmek ve cennette onlarla birlikte olabilmek için hayırlarda yarışır ve ciddi bir çaba gösterirler. Müminlerin peygamberlere karşı duydukları bu derin sevgi, onların sevgi anlayışlarını da ortaya koymaktadır. İman edenlerin bir başkasına duydukları sevgi, tümüyle o kişinin imanından, güzel ahlâkından ve takvasından kaynaklanmaktadır. Bir insanın bu özelliklerini bilmek, o kişiyle hiç görüşülmese dahi, ona karşı derin ve coşkulu bir sevgi duyulmasına neden olur.
İman edenler hiç görmemiş, tanışmamış ve yanlarında bulunmamış olsalar da, Allahın elçilerine karşı böyle içli bir sevgi, saygı ve bağlılık hissi duyarlar. Allahın, onları tüm inananlara bir rahmet olarak göndermiş ve pek çok Kur an ayetinde onlardan sevgi ve övgüyle bahsetmiş olması, iman edenlerin elçilere olan sevgilerinin coşkusunu daha da artırır.
Peygamberler, Allahın en sevdiği, Kendisine en yakın dost kıldığı, en salih müminlerdendir. Allahın en sevdikleri, müminlerin de en sevdikleridir. Dolayısıyla müminler de peygamberlerimize olan sevgilerini, onları Allahın Kur anda selamladığı gibi, sevgiyle överek ve anarak göstermeli, onların yoluna ve ahlâklarına tam olarak uymak için çalışmalıdırlar.