Pakistan ın büyük düşünürü Muhammed İkbal, Yüce Rasulümüz Hz.Muhammed (SAV) hakkında şu ifadeyi kullanır: "Yol kesenler, O nu tanıdıktan sonra yol gösterici oldular."

O öyle bir Rasül (SAV) ki, O na gönderilen ilahi mesajın hayata tatbik edilmesi sonucu, dünyanın en vahşî ve en acımasız toplumu, en medenî ve en şefkatli bir toplum haline geldi. O, karanlık dünyamızı aydınlattı, her türlü güzellik ve iyiliklerin öncüsü oldu. İfsadın her türlüsünü sona erdirdi, kâinat çapında bir ıslah hareketi başlattı. Her dönemde olduğu gibi, bugün de insanlık O nun Allah tan getirdiği ilâhi prensiplere muhtaç. Yaşanmaya değer hayat, O nun sünnetinde en güzel ifadesini buluyor.

Rahmet Peygamberi

Yüce Rasulümüz (SAV) "Alemlere rahmet" olarak gönderildi. Anadolumuzda "rahmet" kelimesinin özel bir anlamı da vardır. Yağan yağmur "rahmet" kelimesi ile tabir edilir. Çünkü yağmur, toprağa can veriyor, her türlü sebze, meyve, çiçek ve bitkilerin yetişmesine vesile oluyor. Ayrıca su, insan için vazgeçilmez bir hayat kaynağı...

Nasıl ki, yağmur "rahmet" oluyor, tabiatı canlandırıyor ve insanın hayat bulmasına sebep oluyorsa, Peygamber Efendimizin (SAV) Allah tan getirdiği bilgiler de öyle... İnsan ve toplumlar "ilahi mesaj" sayesinde diriliyor ve hayat buluyor, insanı mutlu eden ideal bir hayat tarzı, Yüce Rasülümüzün (SAV) sünnetine uymakla gerçekleşiyor.

Çünkü, o Yüce Rasülü (SAV) Allah seçti. Bütün insanlığa örnek gösterdi. Biz kulların, o Yüce Rasül e (SAV) uymasını emretti:

"Andolsun ki, Rasulüllah, sizin için, Allah a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah ı çok zikredenler için en güzel örnektir." (Ahzab:21)

"(Ey Rasulüm! Onlara) De ki: Eğer Allah ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Âl-i İmran: 31)

Dünya ve ahiret mutluluğunun yolu, Yüce Rasulümüzün (SAV) Allah tan getirdiği emirlere inanmak ve o rahmet Peygamberinin izini takip etmek, yolunu yol edinmektir. İnsanlık hangi çağ ve hangi dönemde yaşarsa yaşasın, O nun sünnetinden daha mükemmel bir hayat tarzı bulamayacaktır.

İdeal bir örnek

Yüce Rabbimiz (CC) emirlerinin nasıl uygulanacağını göstermek için Yüce Rasülümüzü (SAV) seçmiştir. O da, sahabesiyle birlikte İslâm ın nasıl yaşanacağı konusunda nümune olmuştur. Sevgili Peygamberimizin (SAV) hayatı, Kur ân ın canlı bir örneğidir. Kur ân ın hayata uygulanışı, O nun hayatında ifadesini bulmuştur.

"Peygamber size neyi getirdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.Allah tan korkun. Çünkü Allah ın azabı çetindir." (Haşr:7)

O, her alanda insanlığın rehberidir. Ferdi hayattan toplum hayatına kadar her konuda... Aile hayatından sağlık kurallarına, eğitim hayatından devlet yönetimine, ahlâk prensiplerinden ticaret hayatına kadar her alandaki en ideal örnekler o Yüce Rasül ün (SAV) sünnetinde mevcuttur. Bütün iş, sevgili Peygamberimizi iyi anlayabilmekte.

Sahabe-i kiram, Peygamber Efendimize (SAV) hürmet ve muhabbet besler, "Anam, babam Sana feda olsun Ya Rasulallah!.." diyerek emirlerini yerine getirmekte titizlik gösterirdi. Sadıklar, O nun sünnetini takip ederdi. Aşıklar O na hayrandı. Şehitler O nun yiğitlik ve kahramanlığını örnek alır, Allah yoluna baş koymayı en büyük rütbe olarak kabul ederlerdi. Salihler, Allah a ibadet ve kulluk zevkini O nun hayatında bulurlar, O nu rehber edinirlerdi. Bütün mü minler, O nun ümmetinden olmayı en büyük şeref bilirler.

İdeal bir toplum

Yalnız dostları mı Müslüman olmayan vicdan sahipleri bile O na hayrandı. Alman Prensi Bismark ın şu sözleri buna örnektir: "Ey Muhammed! Senin döneminde yaşamış bir insan olamadığım için çok üzgünüm. Çünkü insanlık, Senin gibi seçkin bir insanı bir kere görmüş, bundan sonra göremeyecektir."

Bismark ın Müslüman olmadığını biliyoruz. "Peygamberin dönemi"nden söz ettiğine göre, onun hayranlığı, Yüce Rasul ün (SAV) oluşturduğu "ideal toplum" yapısınadır. Tarih şuna şahittir ki, Yüce Rasul e (SAV) uyan toplumlar, insanlığın öncüsü ve efendisi olmuşlardır.

Evet, Peygamber Efendimiz (SAV) vefat etmiştir. Fakat, O nun tebliğ ettiği Kur ân-ı Kerîm, bir harfi bile eksik olmamak üzere elimizdedir. O nun sünneti her zaman ideal bir hayat örneğidir. Hep öyle kalacak, değerinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.

"O hâlâ kırk yaşındadır.

Hâlâ ümmetinin başındadır."

Sanki, Yüce Rasul (SAV) Hira dan biraz önce inmiş gibi, ilahi mesaj canlılık ve tazeliğini korumaktadır.

Hâlâ "Bir elime ayı, bir elime güneşi verseler bile dâvâmdan vazgeçmem" diyen sebat ve kararlılığı kulaklarımızda çınlamaktadır.

İnsanlık, O nun sunduğu hayat modeline tabi olduğu oranda saadet ve mutluluğa, huzur ve barışa ulaşmış olacaktır.

Bugün ve her dönemde                 ideal model

Bir örnek olması bakımından Yüce Rasulümüzün (SAV) sünnetinde ideal örneğini oluşturan aile hayatı"nı ele alalım:

Bugün, dünyada, boşanma oranı yüzde 80 in üzerine çıkmış ülkeler var. Yuvalar yıkılıyor, çocuklar perişan oluyor, insanlar aile ortamının verdiği sıcaklık ve mutluluktan uzak yaşıyorlar. Yolsuzluk, soygunculuk, vurgunculuk, mafya, çete, öldürme, uyuşturucu, alkol, kap-kaççılık gibi toplumun huzur ve güvenliğini yok eden her türlü kötülüğün önemli bir kısmının dağılmış ailelerin çocukları tarafından işlendiğini bilmeyen var mı

Allah ın emri ve Peygamber Efendimizin (SAV) sünneti üzere kurulmuş olan aile hayatı, bütün insanlık için en büyük nimet... Aile ortamı, kadın, erkek, çocuklar, akraba çevresi ve toplum için öylesine ulaşılmaz bir nimet ki... Sevgi, şefkat, huzur, sıcaklık ve temiz bir hayat modelinin ideal bir örneği... Bunu, ancak Yüce Rasulümüzün (SAV) hayat modelinde görüyoruz. İnsanlık bu hayat modeline muhtaç... Kurtuluş ve her türlü güzellikler, O nun hayat modelinde... "Yaşanmaya değer hayat"O nun getirdiği prensiplerde... Çünkü O "Rahmet Peygamberi..."