AKP döneminde neler yaşandı

* AB için zina suç olmaktan çıkarıldı: AKP’nin iktidara

geldiği 2002’den itibaren suç oranlarında ciddi artışlar meydana geldi.

* Fuhuş suçu 8 yılda yüzde 220 oranında arttı: Fuhuş

suçundan 2002 yılında 2669 kişi hakkında dava açıldı. Bu sayı daha da arttı.

* Çocuk istismarları 8 yılda yüzde 125 artış gösterdi:

Cinsel saldırı ve çocuk istismarları 2010 yılı sonu itibariyle de 35 bin 760’a

ulaşarak 8 yılda yaklaşık yüzde 125’lik bir artış gösterdi.

* Domuz yönetmeliği: AB uyum yasaları çerçevesinde Gıda,

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelikle domuz,

kasaplık hayvanlar statüsüne alındı.

* Alkol tüketimi 4 kat arttı kullanım yaşı düştü: Devletin

resmi kayıtlarına göre 2010 yılı itibariyle Türkiye’deki içki tüketimi 2 milyar

litreye ulaştı.

* Boşanma oranı zirve yaptı: 2011 yılının 2. döneminde 33

bin 702 çift boşandı. Boşanma sayısında en fazla artış yüzde 8,3 ile Doğu

Marmara Bölgesinde gözlendi. Manevi erozyon had safhaya ulaştı.

Buraya dikkat!

Yukardaki icraatlardan sonra şimdi de, AKP’li İstanbul

Büyükşehir Belediyesi cami yapılmasına onay vermedi.

Üstelik de Başbakan Erdoğan’ın çocukluk ve gençliğinin

geçtiği bir bölgede..

Olay şöyle gelişti;

Beyoğlu Dolapdere Piyalepaşa Bulvarı ve çevresiyle ilgili

uygulama planı değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşüldü.

Burası ilginç!

Görüşmeler sırasında, CHP Grup Sözcüsü ve Nurettin Sözen’in

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde İmar Daire Başkanı olan Mimar

Mehmet Yıldız bir önerge verdi.

Önergenin içeriği şu:

“Bölge, çok boş alanın bulunmadığı bir yer. Gelecekte nüfus

artışıyla birlikte cami ihtiyacı olabilir. İlerde yeşil alanın camiye

ayrılmaması için  bu plana cami alanı

koyalım..”

Önerge beklendiği gibi kabul edilmedi.

AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Piyalepaşa-Dolapdere-Kurtuluş

bölgesine cami yapımını engellemiş oldu.

AK Partili Meclis Başkanvekili Ahmet Selamet’in, AKP

Grubu’na yönelerek söyledikleri ise manidardı:

“Bence camiye karşı geldiniz.”

AKP Grup Başkanvekili Ergün Turan da, “Planı onaylarsak, bu

camiye karşı olmamız anlamına gelir.” cümlesini sarfetti.

İyi de adama sormazlar mı; Bu ne perhiz, bu ne lahana

turşusu

Yeni yılda yeni gazeteler

Hakkını yemeyelim..

Taraf Gazetesi Türkiye’de yeni bir dönemi başlattı.

Attığı bazı haber ve manşetler derin yapıları ortaya

çıkardı, bazıları iktidarı müthiş kızdırdı, bazıları da bizim mahalle’nin büyük

tepkisine neden oldu.

Hatta öyle ki, bir noktaya kadar Taraf’ı el altından

destekleyen bazı kesimler bile o manşetlere gına getirdi.

Ben, üstlendiği ileri sürülen misyon’dan ziyade, habercilik

anlamında söylüyorum, bunları…

Bir defa şunun adını koyalım;

Bavul içinde belgeyi bir gazeteye, gazeteciye kim getirirse

getirsin, kim verirse versin, o belgeler gerçeklere dayanıyorsa, o haberdir.

Hani, bir zamanlar, “Büyük balığa büyük, küçük balığa küçük”

paylaşımı, mantalitesi vardı, ya!

Yani, devlet ya da devletin bir yanı “Asıl atlatma haberleri

büyük gazetelere, daha küçük çaplı haberleri de küçük gazetelere verirdi” ya,

hani!

Ergenekon, Balyoz, odatv (vb.) operasyonlarında, generaller

gözaltına alınıp tutuklanırken, Taraf’ın manşetlerine “Bu mu gazetecilik ”

diyenler, bu dengenin –konjoktürel de olsa- bozulmasına isyan edenler, esasen.

Ben inanıyorum ki, bavul içinde o belgeler kendilerine de

gelse üzerine atlarlardı!

Her neyse…

Taraf’ta bir dönem kapandı.

Ahmet Altan’ın, Yasemin Çongar’ın ayrılmasıyla Taraf çöktü.

Ahmet Altan, Taraf için başlangıçta hedef koymuştu: 40

binlik bir tiraja oturtabilirsek bu bize yeter..

Buysa, hedefine ulaştı ve ayrıldı, Ahmet Altan.

Attığı twitten anladığım kadarıyla, gazetenin bel kemiği

isimlerden Mehmet Baransu da, bir süre sonra gazete ile yollarını ayıracak.

İstifalardan hemen sonra, “Çok yoruldum. Gemiyi sağ salim limana ulaştırmaya

çalışıyorum.” demesi de bundan…

Gelelim, en can alıcı noktaya;

Ahmet Altan ve arkadaşları bundan sonra nereye kulaç atacak

Altan’lar bilir işini…

Ahmet Altan her ne kadar “Beni bekleyen romanlarıma

döneceğim.” dese de, fazla inandırıcı değil..

Baba Çetin Altan, oğulları Mehmet ve Ahmet Altan, 3.

kuşaktan Sanem ve Kerem Altan zaten başlı başına bir gazete çıkarmaya yeter de

artar bile!

Yakında bu ekibin yeni bir günlük gazete ile karşımıza

çıkması sakın şaşırtmasın!

Zira Türkiye’de konjoktür değişiyor ve bu değişikliği en iyi

koklayan birkaç aileden biri hiç kuşku yok ki Altan ailesi..

Diğer aileleri zaten biliyorsunuz…

***

Tam da bu yazıyı yazarken telefonum çaldı..

Ankara’dan bir dostum..

“Günlük bir gazete çıkarıyoruz, haberin var mı ”

“Yok.” dedim.

Meğer hemen her şey hazırmış.

Yeni yılda düğmeye basacaklarmış…

Anlayacağınız 2013 yılında birkaç günlük gazete start’

verebilir…

Yeni günlük gazete demek iş arayan meslektaşlar için aş,

maaş..

Keşke tüm telefonlardan böyle haberler alabilsem.

NOT: Bugün 17 Aralık 2012 Pazartesi... Uyan da balığa gidelim...

İktidarın “2012 yılında yeni Anayasa vaadi”ni sıcak tutmak adına... 2012’den 11

ay 17 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlanalı çok oldu, ilk

cümleler ortaya çıktı... Ama sene sonuna geldik, sonuç yok. Başbakan Recep

Tayyip Erdoğan, “Umutlar tükenmek üzere...” demeye başladı. Siviller, bu kez

başarabilecek mi Takipçisiyiz...