1969 yılında başlayan Milli Görüş ün siyasi hayatı o

kadar çileli ve çetrefilli oldu ki anlatılması zor gerçekten. Milli

Görüşlülerin davalarına olan bağlılıkları taraflı tarafsız herkesin

hayranlığını kazanmıştır.

En zor şartlarda bile yılmayan azimleri onları yaşayan

birer efsaneye çevirdi bile şimdiden. Hangi oyunlar oynanmadı ki yıllardır

sevdalarından vaz geçsinler diye. Karşılarına sürekli benzerleri çıkarıldı.

Bakın bu da sizin gibi, sizden biri dendi. Olmadı sürekli partileri kapatıldı.

Yılmadılar yeniden kurdular o da kapatıldı. Oy oranları sürekli değişken oldu.

Zirveyi de gördüler 1-2 leri de.

Her zaman doğruyu ve Hakkı söylediklerinden seferle

emrolduklarını bilirlerdi. Onlar inanıyordu ve zafer inananlarındı. Birinci

çıktıkları seçimden; sonuçların üzüntü verici olduğu seçimden hemen sonra aynı

gayret ile çalışmalarına devam ettiler. Üzüldüler, kırıldılar ama yılmadılar.

Kimlerle mücadele etmediler ki; alnı secde görenler,

görmeyenler, ben de sizdenim diyenler, demeyenler, hele içlerinden kopup

gidenler belki de en sıkıntılı süreci yaşattı onlara. Ama onlar yılmadılar ve

her zaman Hakkı anlatmaktan ve haklının yanında olmaktan geri kalmadılar. Hep

zaferleri yaşadılar. Onlar biliyorlardı ki bu yolda mağlup olunmaz. Onlar

biliyorlardı ki eğri cetvelle doğru çizilemez. Ve onlar biliyorlardı ki keser

döner sap döner bir gün gelir hesap döner.

İnanıyorsan her zaman üstünsün ve yarınlar hep

inananların olacaktır.

Dini Yayınlar Kitap Fuarı

Gelişen teknoloji ve eğitimdeki önlenemez düşüş sebebiyle

midir yoksa nesillerin başkalaşmasında mıdır bilinmez ama ülkemizde okuma

oranları her geçen gün düşmekte. Okuryazar oranı geçmiş yıllara göre çok

artmasına hele üniversite mezunu sayımız oldukça yüksek olmasına rağmen kitap

okuma alışkanlığını bir türlü edinemedik milletçe.

Okuma alışkanlığı olanlar için bulunmaz nimetlerden biri

de kitap fuarlarıdır. Hele bu konuda her Ramazan a ayrı bir anlam katan

Diyanet in dini yayınlar fuarı bir başka güzeldir. Okul yıllarında Sultanahmet

Camii nin avlusunda kurulan fuarı gezmek için can atar, kitapları bir arada

görünce hepsini alasım gelirdi. Zamanla Sultanahmet te restorasyonu bahane edip

fuarı Beyazıt a taşıdılar.

Bu sene Diyanet farklı bir uygulama başlattı. Anadolu

yakasında yeni ibadete açılan Ataşehir Mimar Sinan Camii nde de kitap fuarı

yapılıyor.

Her iki fuarı da gezdim ve incelemelerde, sohbetlerde

bulundum. Gördüm ki ne yayıncı ne de okur halinden memnun değil. İftarın geç

saatlerde olması, okulların kapalı olması, Beyazıt ın tadilatta olması,

Ataşehir in ulaşımının zor olması vb. nedenlerle fuar artık maksadı hasıl

etmemekte. Diyanet seneye buna mutlaka bir çözüm bulmalı. En uygunu fuarın yine

Sultanahmet e alınması ya da yaz aylarına denk gelen Ramazan süresince

tarihinin değiştirmesi kanımca. Mesela Mayıs uygun olabilir böyle bir durumda.

Ve tabi sadece fuarın düzenlenmesi ile yetinilmemeli tanıtıma da önem

verilmeli. Hatta Tüyap ta olduğu gibi İstanbul un çeşitli yerlerinden fuar

alanına otobüs seferleri konulmalı. Bu özellikle Ataşehir için mutlaka

yapılmalı. Tabi bir daha orada fuar düzenlenecekse! Ben ihtimal vermiyorum

doğrusu.

Minik bir tebessüm

Allah a sığın

Keçecizâde İzzet Molla, bir iftarda obur bir adamın

yanına düşmüştü. Adam kıtlıktan çıkmış gibi yemeklere saldırdıkça, İzzet

Molla yı sıkıntılar basıyor, midesi bulanıyordu. Obur adam bir ara elmasiye

tatlısına öyle bir kaşık salladı ki, koca bir parça sıçrayıp İzzet Molla nın

kucağına kondu ve titremeye başladı. İzzet Molla dayanamadı:

Mübarek tatlı, şu obur adamın hışmından bana değil,

Allah a sığın

Kıssadan hisse: Ramazan ın açlık ve susuzlukla imtihan

olduğunu unutmamalıyız. Özellikle iftar saatlerinde fazla yemek hem sağlık

açısından uygun değil hem de sünnete aykırıdır.

İlgilisine notlar:

Ebrehe nin fillerine Ebabilini gönderen Mevla nın

Firavun un tanklarına bir şey göndermeyeceğini mi sanıyor bu zalimler

Seni yoran, önündeki tırmanacağın dağ değil,

ayakkabındaki çakıl taşıdır. - Muhammed Ali