Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Bir ülkede hakka dayalı adil bir düzenin kurulması
zanlarla, abes işler ve nefsin havası peşinde koşarak olmaz. Adil bir nizamın
kurulması, bir iman, cihad ve şuur işidir. İman: Allah a bağlanmak, İslam a
sarılmak ve uymaktır. Cihad ise, Adil düzen ile insanlar arasına konulmuş
engelleri kaldırmak, hakkın hâkim, batılın zail olması ve bütün insanlığın
saadeti için ittifak halinde mücadele etmektir. Şuur ise, hakkı hak, batılı
batıl olarak bildikten sonra hakta karar kılmaktır. İslamsız saadet olmaz,
cihadsız İslam yaşanmaz, şuursuz cihad yapılmaz. Müslümanlar için İslam bir
hayat düzendir. İnananlar, İslam ın hem şekil esaslarına, hem de ruh ve mana
esaslarına uymak zorundadırlar.
Toplumun saadet bulması ve adil bir düzenin kurulması
için dört görevin yapılması gerekir. Bular: 1- Tebliğ ve Davet, 2- Tanıtma, 3-
Eğitim, 4- İktidar gücünün İslam a hürmet ve hizmet etmesi, siyasi şuurlandırma
görevleridir. Gayemiz, toplumun Mili Görüşe dönmesi için çalışmak ise, o zaman
yukarıda belirtilen dört görevi yapmak zorundayız. Bu görevleri birlikte
yapmanın dışında saadete ulaşmanın yolu da yoktur, imkânı da yoktur.
Milli Görüş bu topraklar üzerinde inanan insanların
başlattığı asrın en mühim harekettir.
Bu hareket kırk küsur yıldır bu ülkeye hizmet etmektedir.
Bu hareketi anlamlı kılan en önemli özellik, hakkı temsil eden bir topluluk
olarak, Siyonizm e, Irkçı Emperyalizme ve batıla karşı yürüttüğü mücadeledir.
Bu bir hak batıl mücadelesi olduğundan, hareketin başına gelenler, verilen
mücadelenin doğal bir sonucudur. Yaşadığımız dünya hayatı bir hak batıl
mücadelesi imtihanıdır. Önemli olan bu imtihanda doğru yerde bulunmak ve
başarılı olmaktır. İmtihanda başarılı olmak ise cihad görevimizi yapmak ve
Allah ın rızasını kazanmaktır. Bu imtihanı bu şekilde tanzim eden de Allah tır.
İmtihanımız, iman ve cihad imtihanıdır.
Milli Görüş varlığı ile bugüne kadar beş büyük hizmeti
başarıyla tamamlamıştır.
Bu görevler şunlardır: 1- Milletin aslını, özünü ve
kimliğini temsil. Milli Görüş varsa millet var yoksa yok olur. 2- Milletin
kurtuluş tohumu ve ilacını temsil. Adil Düzensiz saadet olmaz. 3- Uygulamadaki
gayri milli tahribatı önlemek. Milli görüş varlığı ile İşbirlikçi yönetimlerin
daha fazla yıkım yapmasına engel olmuştur. 4- Hayım Nahum Doktrini İle
Türkiye nin İsrail e vilayet yapılması planlarına engel olmak. 5- Bir römorkör
gibi Türkiye yi aslına çekmek. Milli Görüş çalışmalarıyla millet aslına dönüyor.
Milli Görüş şu iki hizmeti de yapmanın gayreti
içerisindedir. İki hizmet ise şudur: 1- Milli Görüş- Saadet Partisi iktidarı
ile Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye nin Kurulması, 2- Hâlihazır
Zulüm Dünyası Yerine Yeni Bir Saadet Dünyasının (D 8, D 60, D 160)
kurulması. Bunun için 2. Yalta
toplantısının yapılmasını sağlamak ve yeni bir saadet dünyasını kurmak Milli
Görüşün önemli bir görevidir.
MİLLİ GÖRÜŞ; İSTİKAMET SAHİPLERİNİN MECRASIDIR
Suyun akıp gittiği yere mecra denir. Milli Görüş, istikamet
sahiplerinin mecrasıdır. İstikamet sahibi insanlar, Milli Görüş mecrasında
doğal ve suni engelleri aşarak rıza denizine kavuşmak için akmaya devam
ederler. Nehirlerin mevsimlere göre, bolluk ve kıtlık halleri olur. Suları
çoğalır, azalır, ancak bir düzen içerisinde ummana doğru akmaya devam ederler.
Kâinatta hesapsız, düzensiz hiçbir şey yoktur. Dünya hayatı, ilahi takdirin
çizdiği genel sınırlar içinde yaşanmaktadır. Ancak kul, sorumlu olduğundan
fiiline yönelir, Allah ise yaratır.
Mecrasını Arayan Su başlıklı Saadet Partisi ile ilgili
bir yorum yazısı okudum. Saadet Partisi nin kurulduğundan buyana genel
başkanlık sorunu vardır önermesi altında can alıcı cümle şudur: Sn. M.
Kamalak ise mevzuatta olmasa da pratik olarak icat olunan ve tam olarak
anlaşılmayan bir lider veya yüksek istişare heyeti başkanlığı gölgesinde duruma
göre genel başkanlık yapmaktadır
SP nin Milli Görüş ideolojisini taşıyacak güncel bir
program sorunu vardır önermesi altında dikkat çeken cümle şudur: Ancak SP
sürecinde böyle bir güncel program önerisi yoktur. SP nin yaptığı eleştirileri
dinleyen halkın, pekiyi siz ne yapacaksınız sorusu karşısında yetkililer,
geçmiş programlardan örnek vermekten başka bir şey yapamamaktadırlar.
SP, kadrolarını gençleştiremediği için içine doğru
kapanıyor önermesi altında dikkat çeken cümle şudur: SP Genel İdare Kurulu na
baktığımızda yaş ortalamasının 55 olduğunu görüyoruz. En genç üye 31 yaşındadır
ki bu Türkiye ortalamasından 5 yaş daha büyük bir şahıs demektir. En yaşlı üye
90 yaşının üzerindedir... Ancak bu zamana kadar yenilenme ve gençleşme
talepleri hep temel ilkelerden sapma ve ideolojik ayrım tartışmaları gölgesine
itilmiş ve beklenen yenilenme/gençleşme gerçekleştirilememiştir. Bunun sosyal
yansıması, partinin içine doğru çökmesi olarak ortaya çıkmaktadır...
Mecrasını Arayan Su kimdir Bu ifade ile kastedilen SP
ise bu bir haksızlıktır. Çünkü SP, mecrası hakkı üstün tutmak ve adil düzen
olan Milli Görüşün önemli ve en etkin kuruluşudur. Milli Görüş kırk küsur kuruluşuyla
sadece Türkiye de değil, dünyanın har tarafında faaliyette bulunan büyük bir
camiadır. Bu camianın kurumsal yapısının gereği olarak bir liderliğe sahip
olması bir zarurettir ve inancımızın gereğidir. Mevzuatta olmasa da pratik
olarak icat olunan ve tam olarak anlaşılmayan bir lider veya yüksek istişare
heyeti başkanlığı yorumu ile Milli Görüşün ve SP nin kurumsal yapısı hafife
alınmaktadır. Sanki Üstün bir akıl ile camia, yasal olmayan bir kurumsal yapı
kurmakla itham ediliyor. Yazar, bu kurumsal kimliğin ve liderliğinin nasıl
oluştuğunu bildiği halde, bilmiyormuş gibi davranarak kendisi için buradan bir
istikbal arıyor olması üzüntü vericidir.
SP de genel başkanlık sorunu olarak ileri sürülen,
özellikle mevcut Genel Başkan hakkında yüksek istişare heyeti başkanlığı
gölgesinde duruma göre genel başkanlık yapmaktadır kanaati sözün bittiği
yerdir. Bu kanaatler onur kırıcıdır ve helalleşmeyi gerektirir. Temel
esaslarımıza uygun olarak seçilmiş bütün genel başkanlar önemli kimselerdir.
Görevlerini disiplin ve ciddiyet içerisinde canla başla yapmışlar ve yapmaya da
devam etmektedirler. SP de Genel Başkanlık sorunun varlığından söz edenler,
sanki ulaşamadığı ete murdar diyorlar. SP nin görüşlerini açıklayan güncel bir
programının olmadığı da doğru değildir. SP nin güçlü bir parti programı vardır.
Bu program insan haklarından aileye, sosyal hizmetten güvenliğe, eğitimden
ekonomiye, iç politikadan dış politikaya devlet yönetimiyle ilgili olarak
kaleme alınmış kapsamlı bir programdır. Bu programı topluma aktarmada yaşanan
eksiklikler böyle bir programın varlığını yok saymayı gerektirmez.
Gençleşme meselesine gelince bu bir projedir. Yazarın
böyle bir projenin varlığını bildiği halde buradan SP ye bir zafiyet izafe
etmesi manidardır. Bu konu, Milli Görüşü bölüp parçalamak için rakiplerin
kullandığı bir stratejidir. SP kadrolarının ihtiyar gibi gösterilmesi bir
zorlamanın ürünüdür. SP nin aktif kadroları incelendiğinde görülür ki,
Türkiye nin en genç partisi SP dir. Milli Görüş ahlakına sahip olanlar bu tür
şeylere takılmazlar ve iltifat da etmezler. Çünkü onlar genciyle, orta
yaşlısıyla, ihtiyarıyla ittifak halinde kınayanın kınamasına rağmen bütün
insanlığın saadeti için cihad ediyorlar. Hacı bey, ölüm var, ahiret var ve
Allah hepimizden, dünya hayatının hesabını soracaktır. O gün kimseye
zulmedilmez.
DAVA ADAMI OLMAK
Dava adamı olmak, Allah eri olmak demektir. Kimi insanlar
Allah a kul olacağına, zanlarını, bana görelerini, hevalarını, rüyalarını,
dünyalarını esas kabul edip, arzularına köle olmayı adamlık sayıyorlar. Akıllarını rüyalarının, nefsin arzu ve
isteklerinin emrine verenler Allah eri de, dava adamı da olamıyorlar. Dava
adamı olabilmek bir nasip ve hidayet meselesidir.
Dava adamlığı, Ben bunları bana oy versinler diye değil,
Allah rızası için yapıyorum şuurunda olmaktır. Dava adamlığı Batılda zirve
olmaktansa hak yolda zerre olmayı tercih ederim hidayetine, iman ve sadakatin
gereği olarak batıl karşısında Bana ne Amerika dan dirayetine sahip olmaktır.
MÜCADELE 22: Allah a ve ahiret gününe inanan bir toplumun, babaları, oğulları,
kardeşleri yahut akrabaları da olsa, Allah a ve Resulüne düşman olanlarla
dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve
katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan
cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah, onlardan razı olmuş,
onlar da Allah tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Hizbullah olanlardır. İyi
bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Hizbullah olanlardır vesselam.