* Milli Nizam Partisi (MNP) Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı, Milli Selamet Partisi (MSP) Adana Merkez İlçe Başkanı, Refah Partisi (RP), Fazilet Partisi (FP)  Genel İdare Kurulu (GİK) üyeliği ve Saadet Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi.

* İnşaat mühendisi ve İlahiyatçı.

* İlahiyat okuduğu dönemde arkadaşları arasında, çevresinde çok ateşli konuşmaları ile nam saldı. Bu dönemlerden arkadaşları Ali Rıza Demircan, Ali Bulaç, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ve Prof. Dr. Zekeriya Beyaz.

* Kısa süre öğretmenlik ve Mühendislik yaptı (Toplam 2 yıl).

* Kendisini üç kelimeyle ifade etmek gerekirse; İstikrar, kararlılık ve teslimiyet.

* Kararlıdır; En çok bilinen özelliklerinden biri Türkçeyi düzgün kullanma ısrarıdır.

* İstikrarlıdır; Normalde sorumlu olunan İl’e ayda bir kez gitmek yeterli iken, O sorumlu olduğu Gaziantep, Mersin’de her hafta kesintisiz İl Yönetim Kurulu toplantısına katıldı, yıllarca.

* Teslimiyet sahibidir; dava bağımlısıdır.

* Bildiği doğruyu dünya karşısına dikilse savunmasını bilir.

* Mütevazıdır... Düzgündür… Dimdiktir…

* İlkesiz karaktersiz adamlardan hiç hoşlanmaz…

* “Allah’ın dediği olur…” cümlesi en zor anlarda kullandığı teslimiyet cümlesidir, bu cümleyi sık kullanır. 

* Tüm insanların fikirlerine değer verir. İlginçtir; bazen en önemli kararı 8 yaşındaki bir çocukla istişaresi sonucu almıştır…

***

Süleyman Çalışkan’dan söz ediyorum.

Binlerce aileye iş, aş, istihdam imkânı sağlayan Süleyman Çalışkan, Adana’nın en sevilen ve sayılan işadamlarından. Milli Gazete yazarlarından Yard. Doç. Dr. Necmettin Çalışkan’ın babası. Biliyorsunuz, Necmettin bey, 7 Haziran seçimlerinde Saadet Partisi Hatay milletvekili adayı.

***

Geçtiğimiz Pazar günü, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’la birlikte, Milli Gazete Adana Bürosu tarafından düzenlenen programa katıldım.

Süleyman beyle burada tanıştık.

Türkiye’nin böyle işadamlarına o kadar ihtiyacı var ki!..

İyi ki de Adana’ya gitmişim, iyi ki de Süleyman Çalışkan’la tanışmışım.

(Program ve sonrasında yakın ilgilerini esirgemeyen, Milli Gazete Adana Temsilcisi Süleyman İnci’ye, Cuma Şahin, Murat Salsan, Cengiz Ölmez, Mehmet Nurgun, Abdurrahman Alcan ve Fatih Beyaz’a çok teşekkürler…)

MİLLİ GAZETE İŞTE BÖYLE BİR GAZETE!

Adana’da iken yanıma biri yaklaştı.

“Ben Ahmet Sönmez. Adana, Kozan’dan!”

- “Buyurun!” dedim.

“Okul Müdürü iken Saadet’ten aday oldum. Daha sonra görevime iade etmediler. Size mektup yazdım, köşenizde yer verdiniz….”

- “Peki, sonra ne oldu ”

- “Mektup Milli Gazete’de, köşenizde yayınlandıktan sonra mağduriyetim giderildi. Eski görevime iade ettiler. Çok teşekkür ederim…”

***

Ben de bu mağduriyeti gideren Adana/Kozan Milli Eğitim yetkililerine buradan teşekkürlerimi iletiyorum…

***

1 Ekim 2014 tarihli Milli Gazete’de o mağduriyetin mektubunu yayınladım.

Peki, o mektupta neler vardı Hatırlayalım mı; “Selamün Aleyküm

Ben Ahmet Sönmez.

Adana/Kozan Bucak Mahallesinde Bucak Ortaokulu Müdürü olarak görev yapmaktaydım

30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nden aday oldum…

Adaylık sürecinde AKP ile ilgili söylediğim sözlerden dolayı, okuldaki değerlendirilmemde 40 puan almama rağmen ilçeden 15,5 puan verilerek elendim.

“Niçin ” diye İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne sorduğumda “Benim suçum yok, seni siyaset eledi. (Eğer Ahmet Sönmez’in görevini uzatırsanız Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazarız.) dediler” dedi.

Politik bir kararla gelen İlçe Milli Eğitim Müdürünü etkilemişler.

Ben aynı zamanda adaylık için istifa etmeden önce Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi olarak da faaliyetimi sürdürüyordum. Bununla birlikte Anadolu Gençlik Dergi temsilcisi olarak da çalışmalar yapıyordum.

Şunu ifade ettim; “Milli Görüş Mahkemede yargılanmış ve hiç bir suç unsuru taşımadığı tescillenmiş bir görüştür.” 

Milli Gazeteyi ben üniversiteye benzetiyorum.

Milli Gazete’yi İlahiyat Fakültesi, İktisat Fakültesi, Siyasal Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Fakültesi olarak değerlendiriyorum, okula varınca ilk işim Milli Gazeteyi okumak.

Şimdi, “Biz de Milli Görüşçüyüz” diye palyaçoluk yapanlar yakayı ele verdi.

Kozan’da bu durum gündem oldu. “Saadet Partisinden aday oldun müdürlük elden gitti.” dediler. Bense Saadet Partisinden aday olmakla şeref madalyası aldım diye düşünüyorum.

Selamün Aleyküm.”

***

Milli Gazete işte, böyle bir gazete.

Bu durum esasen bir hakkın iadesidir. Bizim burada yaptığımız sadece ve sadece aracılık etmek, o mağduriyeti gerekli makamlara duyurmak.

Şunu da bu vesile ile iletmek istiyorum; bu mağduriyetleri gerekli makamlara iletirken asla ve kat’a “düşmanca, hasmane” bir tutum ve tavır içinde olmadık. Onun için de burada yazılanlar samimi dilek ve gayretler olduğundan etkili oluyor. Bir mağduriyetin giderilmesi bile çok ama çok önemlidir… Elhamdülillah…

BAŞKAN HÜSEYİN SÖZLÜ’YE TEŞEKKÜR!

 

Geçtiğimiz gün şunları yazdım;

"MHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ne yapmak istiyor, anlamak güç!

Neden mi

Milli Görüş Lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın adını taşıyan Adana’daki bir bulvarın tabelası, Büyükşehir Belediyesi tarafından her nedense kaldırıldı.

Aradan uzun bir süre geçmesine rağmen bu mermer blok yerine takılmadı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’ye sosyal medya üzerinden büyük tepki yağıyor.  Tüm bu tepkilere karşın, Başkan Sözlü’nün kendilerine dönüş yapmaması da ilginç. Adanalıların şimdi en büyük beklentisi, Adana Büyükşehir’in bu büyük ayıbı ortadan kaldırması ve mermer tabelanın en hızlı şekilde yeniden yerine konulması.

Bu çok mu zor, Sayın Başkan!”

***

Bu satırlardan sonra Adana Büyükşehir Belediyesi harekete geçti.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı yazılı mermer tabela yerine ikame edildi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’ye buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

NOT: Bugün, 22 Nisan 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!