12 Eylül askeri darbesinin ardından 28 Şubat darbesi de nihayet yargı önünde...
Milyonlarca insanın yasa dışı bir biçimde fişlenmesi, binlerce memur hakkında ilginç gerekçelerle soruştırma açılması, sırf dindar-inançlı diye bir takım firma ve şirketlerin yeşil sermaye adı altında kara listeye alınması...
Ve...
Hepsinden öte...
Seçimle gelmiş bir Başbakanın, merhum Necmettin Erbakanın antidemokratik bir biçimde koltuğundan alaşağı edilmesi...
Bütün bunlar hayal değil, gerçekti...
Hepimizin gözleri önünde yaşandı...
Fadime Şahinler, Kalkancılar...
En önemlisi de nereden, ne zaman, nasıl çıktıkları hâlâ soru işaretleri taşıyan, Başkentin göbeğinde bir sabah ansızın arzı endam eden, elleri kocaman değnekli Aczmendiler...
Hepsi ama hepsi o sürece su taşıdı...
O sürecin önemli isimlerinden biri de Onbaşı Kadir Sarmusak idi...
Kimdi Kadir Sarmusak
Türkiyede olay yaşatan Köstebek Davasında dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkan Vekili Bülent Orakoğlu ve Yardımcısı Hanefi Avcı ile birlikte yargılanan Sarmusakın, Deniz Kuvvetlerindeki Batı Çalışma Grubu belgelerini Emniyet İstihbarat Dairesine sızdırdığı öne sürülmüştü.
Askeri Mahkemede yargılanan ve dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir tarafından işkence gördüğünü söyleyen Sarmusak bu davadan beraat etti.
Şimdi ise İstanbulda kariyerine polis olarak devam ediyor.
Sarmusak, 15 yıl sonra Vatandan Burak Bilgeye konuştu ve çarpıcı bilgiler verdi..
Ne dedi, Kadir Sarmusak
"Şu anda Icebergin görünen yüzünü açıyorlar. Soruşturma ilerledikçe hepsinin hakkında yakalama kararı çıkartılacağına ben eminim. Eğer konuşursak çok şeyin aydınlığa çıkacağına eminim. Ben bu zamana kadar hiç konuşmadım. 15 yıl geçti! Siz askeri sorgunun ne demek olduğunu biliyor musunuz 11 günüm kayıp benim. Nerede olduğum belli değil. Hiçbir kaydım tutulmadı. Beni öldürmeyi de düşündüler. Ama adamlar o kadar emin şekilde pazarlık ettik ki, eğer ben ölseydim bugün saklı kaldı dediğiniz birçok şey piyasada olacaktı. Aczmendilerin durumu neden sorgulanmıyor. O dönem Aczmendilerin yüzde 40ı asker kökenliydi. Bunlar fotoğraflarla tespit edilmişti. O başörtü eyleminde halkı galeyana getirmek isteyenlerin 20sinin rütbeli asker olduğu tespit edildi. Hanefi Avcı cezaevine girdiği gün bu askerlerin ismini açklayacağını söylemişti. Ertesi gün serbest kaldı."
Sarmusak dönemin önemli aktörlerinden Süleyman Demirel hakkında da çok tartışılacak bir açıklamada bulundu;
"Beni ihbar eden Sayın Demireldir. TSK kuvvetleri içinde faaliyet gösterdiğimi ihbar edip, beni yakalatan, onca çileyi çekmeme, 4 ay hapis yatmama, onca işkence görmeme asıl sebep kişi Demireldir. Biz o dönem bu belgelerin yasa dışı olduğunu kabul edemedik. Neden, çünkü eğer kabul ederseniz siz suçu kabul etmiş oluyorsunuz. Yani oradan belge çıkartmayı kabul etmiş oluyorsunuz. Halbuki çıkan belgelerin nereden nasıl çıktığı hâlâ daha keşfedilmiş değil."
Bunlar Kadir Sarmusakın dile getirdikleri...
Bir de bilinmeyenler var...
Mesela;
Darbe olacağı söylenerek korku salınan o sıcak Haziran gecesi İstanbulda bazı büyük gazetelerin yazı işlerinde Ordu yönetime el koydu!, Askerler dur dedi manşetlerini ihtiva eden gazete maketleri hazırlandı mı, hazırlanmadı mı
Bunun araştırılması gerekmez mi
O gazete maketlerini hazırlayanların da mahkeme karşısında hesap vermeleri icap etmez mi
TAKSİCİDEN AL HABERİ
En isabetli seçim sonuçlarını onlardan öğrenebilir, en yakası açılmamış dedikoduları, en taze piyasa bilgilerini yine onlardan edinebilirsiniz...
Taksiciler...
Geçenlerde çok ilginç bir duyumunu anlattı bir taksici; "İstanbulun neredeyse tüm sokaklarını, caddelerini yeniliyor belediyeler. Hemen her ilçede. Asfalt sökülüyor, yerine parke taşlar döşeniyor."
- Peki, sizce neden
- "Denilgelere göre depreme hazırlık için yapılıyormuş tüm bunlar. Zira, deprem esnasında yerden yükselen hava malum asfalttan kolay çıkamaz, hasar daha büyük olur. Oysa parke taşların arasından bu hava rahatlıkla dışarı çıkar ve hasar da o boyutta küçük olur..."
Biz hep bu türden çalışmaları "Belediye yine birilerini zengin etme peşinde..." diye yorumlardık...
Bu da çok farklı bir açıdan bakış...
İlginç değil mi
NOT: Bugün Maltepe AGDnin düzenleyeceği Kahvaltılı sohbette medyayı konuşacağız... Dostlarla hasbihal edeceğiz. Yolu Maltepeye düşenleri beklerim.
NOT: Bugün 15 Nisan 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni, Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 3 ay 15 gün eksildi. Oysa, yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir adım henüz yok. Şaka gibi... Takipçisiyiz...