Mustafa İslamoğlu’nun görüşlerine yönelik eleştiriler yapılmaktadır.
Bu eleştirilerin olması doğaldır. Çünkü görüşler kamuoyuyla paylaşınca olumlu ve veya olumsuz tepki olacaktır.
Fakat bu tepkilerin ve Müslümanların kavga ediyor görünmesinin yeri medya veya sosyal medya değil, ilim meclisleridir.
Tez elden tarafların haftalık/aylık ilmi meşveret meclisleri kurmaları gerekir.
Buna rağmen M. İslamoğlu’nun bazı konularda kamuoyunu net bilgilendirmesi gerekir.
Yani onu ikinci elden bilgilerle eleştirmek yerine kendisi bazı konulardaki fikir ve yaklaşımlarını net beyan etmesi gerekir. Böylece biz de onu öyle değerlendirir, tartışmayı ilmi seviyeye taşımaya çalışırız.
İslamoğlu’nun cevaplaması gereken sorular benim tespit ettiğim kadarıyla şunlardır:
Mustafa İslamoğlu’nda fikir kayması yaşanmakta mıdır
Sünnete bakışı net olarak nedir
Hadisleri inkâr etmekte midir
Sohbetlerinde niçin hadislere pek yer vermemektedir
Mütevatir hadislere bakışı nasıldır
Kur’an İslam’ı derken kast ettiği nedir Kur’an’ı onun içtihatlarına göre mi yorumlayacağız Onun mezhebinde olmayan uydurulmuş dinde mi olacak
Tasavvuf ve cemaatlere yönelik eleştirileri nelerdir
Bu eleştirilere karşılık çözümleri nelerdir
Mezhepleri nereye oturtmaktadır
Mezhep imamlarına ve ehli sünnetin imamlarına neden saldırmaktadır
Eleştirilerini saldırı ve hakaret içermeden ilmi olarak yapamaz mı
Neden kamuoyunun önünde ve videolarda sürekli eleştirilerde bulunuyor da, katılmadığı görüşlere ilmi reddiyeler yazmıyor Sürekli konuşuyor ama eleştirilerini bir ilim adamının yapması gerektiği gibi, delilleriyle birlikte reddiyeler halinde yazmıyor
Şiaya ehli beyt mektebi derken neyi amaçlamaktadır
Mutezili mi Şii mi Sünni mi Usul ve yönetimi nedir
Bazı kavramlara zorlama/orijinal yorum getirmeden vaz geçecek midir
Kendisini eleştirenlere niçin uygun olmayan sözlerle mescid ortamında ve televizyonunda cevap vermektedir
Kaderi gerçekten inkâr etmekte midir Yoksa İslam tarihinde örneği bulunan fırkalardan bazılarının görüşlerini mi benimsemektedir Bu konuyu net bir şekilde anlatması gerekir
Şii oldu mu Kendi mezhebini mi kurmak istemektedir
Bir cemaat kurmuş veya bunu düşünmekte midir
Enaniyet dozajı artmakta mıdır
Âlimlere karşı eleştirilerinde ölçü bazen kaçmakta mıdır
Mealini yazarken neden şaz görüşleri benimseyip, ümmetin ittifak ettiği görüşleri dipnotta vermektedir Bunu yaparken amacı polemik mi oluşturmaktır
Amaç tartışma ve eleştiri alarak reklam mı yapmaktadır
İnsanların saygı duyduğu kişilere saldırarak o kişileri sevenlerin tepkisiyle karşılaşıp bundan bir mazlumiyet payı çıkararak insanları etkilemeye mi çalışmaktadır
Abese ayetinin mealinde “kibirli adam” ifadesini yalın yazarak, burada kimi kast ettiğini belirtmeyerek insanların yanlış düşünmesine yol açtığı halde, gelen eleştirilere cevap yetiştireceğine bu konudaki uyarıları haklı bulup hatasını kabul etmemesini nasıl açıklar Sonuçta bir hata yapılmış ve bu ortaya çıkmışsa bir ilim adamına, meal yazan birisine bunu kabul edip teşekkür etmesi gerekmez mi Çünkü üzerinde konuşulan Allah kelamıdır… Halbuki hatasını kabul edip eleştirenlere saldırmak yerine teşekkür etseydi daha da büyür ve saygın olurdu. Hayatı kabul etmek de erdemliktir.
Sorular uzar ama İslamoğlu’nun iddiaları ya ciddi cevaplaması gerekir ya da eleştiriler geldiğinde oturup ağlamaması ve herkes bana saldırıyor diyerek taraftarlarına kendisinin ne kadar önemli ve büyük olduğunu anlatma ya da bu eleştirilerden kendisinin haklı olduğunu çıkarmaması gerekir...
Yani eleştirilen kişi/kurum/görüş sahipleri cevap vereceklerdir. Vermezlerse zaten yanlış yapmış olmaktadır.
MUSTAFA İSLAMOĞLU KİM BUNU KENDİSİNDEN DUYMAK VE ONA GÖRE KONUMLANMAK İSTERİZ. YANİ SÖZ HAKKI-SAVUNMA HAKKI VERİYORUZ. Suizan etmek istemiyoruz. Müslüman bir kardeşimizi rencide etmek gibi bir niyetimiz de yok… Adam harcamak ve dışlamak gibi bir yanlışlığa da düşmek istemiyoruz. Onu bizden gördüğümüz için kardeşane uyarmak istiyoruz. Kendisinden istifade etmek istiyoruz. Ama önce tanımak istiyoruz. Üslubundaki saldırganlığını almasını istiyoruz…
Sonuç Olarak
Tartışma, bir ayetin iyi anlaşılmasına vesile olduğu için hayırlı olmuştur.
Fakat Müslümanların ilmi bir mevzuyu bile ilmi bir şekilde tartışmak yerine tribüne hitap etmeyi, taraftarlarının tezahüratlarını işitmeyi tercih edip medyanın önünde münakaşa etmeyi tercih etmelerinden dolayı da iyi olmamıştır.
Bir an önce tarafların el sıkışıp ilmin ulaştırdığı yere birlikte yürümeleri gerekir. Sonuçta zan ve fikir değil, delillerin bizi ulaştırdığı yere gitmeliyiz. Bahsettiğimiz Kur’an başka bir şey değil.
Birbirimizi taraftarlarımızın önüne atıp parçalattırmayalım. Hatalarımızda uyaralım… Hatalarımızı kabul edelim. Yanlış anlaşılmaları düzeltmek de bir erdemliktir.
Abesle iştigal etmeyelim. Sorunu ortaya koyup tartışıp muhabbetle bitirelim diyorum.