Seçimin yenilenmesi konusunda halka kumpas mı kuruldu dersiniz 7 Haziran sonrası cumhurbaşkanının teamüllere aykırı olarak ilk defa Deniz Baykal’la görüşmesinin gerekçesini kimse anlayamadı. Hükümeti kurma çalışmaları başlarken Sayın Baykal’ın “Oynanan tiyatro, Kasım’da seçim var” sözünün iç yüzünü araştıran oldu mu
Halk, 7 Haziran’da “uzlaşın” mesajı verdiği halde, sorumlu mevkideki AKP baştan beri erken seçimi benimsedi. Devlet imkânlarını diğer partilerle paylaşmak istemedi. Tek başına iktidar olmanın şartlarını oluşturmaya çalıştı. 45 günlük hükümet kurma sürecinde bir şeyler yapıyormuş gibi görünerek siyasi tiyatronun baş aktörlüğünü yaptı.
4 parti hükümet kuruluşuna destek veriyormuş gibi yaptı. Fakat birbiriyle ağız dalaşını, gerilimci ve ayrıştırıcı üslubu bırakmadılar. Diğer 3 parti AKP’ye figüranlık yaptı.
35 günde 35 saat AKP ile koalisyon görüşmesi yapan CHP’nin genel başkanı 35. gün “Bize koalisyon kurma teklifi gelmedi, seçim hükümeti önerisi geldi” sözünü etti. “Arkadaş, siz bu kadar sürede çelik çomak mı oynadınız” demezler mi adama Milletin verdiği emanet konusunda bu kadar büyük ciddiyetsizlik olur mu
Ahmet Davudoğlu, 35 günlük sürenin sonunda, “Tek seçenek erken seçimdir” sözünü etti. Geri kalan 10 gün niçin büyük bir sorumluluk içinde kullanılmadı dersiniz Hani siyasette 1 gün uzun bir süreydi. Birkaç günde hükümet kurma işinin tamamlandığı örnekler hep geride mi kalacak Bu, 4 partinin birbirini ötekileştirdiğini göstermez mi
SORUMLULUĞUNUZU KUŞANIN!
Bu manevralar hangi atmosferde yapılıyordu biliyor musunuz Kapı dibi komşumuz Suriye’nin iç çatışma yaşadığı, ABD ve Rusya’nın pusuda bekleyip savaşı Türkiye’ye sıçratmak istediği, bu boşluktan faydalanarak terörün her gün 3-5 can aldığı, ülkenin yangın yerine döndüğü bir atmosferde.
Siyasi partiler sorumluluğunu bilmeli. Hayret! 550 milletvekili içinden hiçbiri, “Gelin, asgari müştereklerde birleşelim, yangını birlikte söndürelim, problemin çözümünü Meclis’te arayalım, güvenliğimiz her şeyin önünde” diyemedi. 4 partinin birbirine söylediği çirkin sözler onlarda birbirine bakacak yüz bırakmadı. Türkiye tıkandı, hükümet kurulamadı, Meclis karar mercii olmaktan çıkarıldı.
13 yıllık ağız dalaşından sonra bu 4 partiyle buraya kadar! Gerilim üslubunu dağıtacak, normalleşmeyi sağlayacak yeni bir yaklaşıma ihtiyaç var. 46 yıldır yerli ve milli duruşunu koruyan Saadet Partisi her zaman halkın seçtiklerini önemsemiş, uzlaşmacı bir tutum izlemiştir.
Milli Görüş partileri Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Turan Feyzioğlu, Tansu Çiller gibi farklı görüşlerin temsilcileri ile koalisyon kurmuş; Kıbrıs Zaferi, ekonomik istikrar, denk bütçe, havuz sistemi, D-8’ler gibi nice hayırlı hizmetlere öncülük etmiştir. Sorumlu siyasetin adresi Saadet Partisi’dir.
Türkiye’yi tıkayan, seçimin yenilenmesine sebep olan 4 partiye verilen oylar boşa gitmiştir. 102 kişinin hayatını kaybettiği Ankara’daki patlamadan sonra, yine çözümde birleşmeyip ağız dalaşını sürdürenlere verilecek oyların bundan sonra da boşa gideceği anlaşılmıştır.
TERTEMİZ KADROLAR GÖREV BAŞINA!
Önümüzde bizi bekleyen hassas süreçte Türkiye tek başına bu 4 partiye emanet edilemez. Güvenliğimizin tehlikeye sokulduğu bir dönemde Saadet Partisi’nin ağabeylik yapmasına ihtiyaç vardır.
AKP, Doğu ve Güneydoğu sorununu çözümsüz hale getirmiştir. 2003’te çıkardığı İkiz Yasalar, ABD ve Batılı ülkelerle yaptığı istihbarat paylaşımı, çözüm sürencinde PKK’yı zaman kazandırıp yeniden yapılanmasına fırsat vermesi Türkiye’ye büyük zarar vermiştir.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak daha işin başında uyarmıştı: “Bu yaptığınız çözüm süreci değil, çözülme sürecidir. Bu, Türkiye’yi bölünme veya çatışmaların içine iter.”
Nitekim süreç PKK’yı güçlendirmiş, İsrail’in etrafının boşaltılmasına hizmet etmiştir. Küresel güçler bölgede yeni oyunlar sergilemeye başlamıştır.
Bu nasıl bir seçim kampanyasıdır ki, Türkiye’nin başına çorap ören partilerin lehine işletilmektedir. TV’lerde 4 parti 7/24 evlere misafir olmakta, çözümün adresi olan Saadet Partisi sinsice görmezlikten gelinmektedir. Bu 4 partinin ayrıcalığı uzlaşma kültürüne yabancı oluşları mı Birbiriye anlaşıp çalışamaması mı Seçime girmeye hak kazanan siyasi partilerin eşit şartlarda mücadele etmesi gerekmez mi
Saadet Partisi’nin bulunmadığı bir Meclis’in tıkandığını hep birlikte gördük. Ülkesini düşünen herkes Saadet Partisi’nin güçlü bir grupla Meclis’e girmesi için çalışmalıdır. Hatta yüreğinin sesini dinleyip adil davranmanın büyük bir meziyet olduğunu anlaması gereken söz konusu 4 parti bile!