21. yüzyıl yetkinlikleri üzerine düşünmeye devam ediyoruz. Üzerine düşündüğümüz şeyler hayatımıza yön veren şeyler olduğu için neyin üzerine düşünmemiz gerektiğini, neyi okuyup, hangi alanlarda çalışmamız gerektiğini dikkatle seçmek durumundayız. İnsan haliyle okuduklarından etkileniyor, okudukları düşüncelerini şekillendiriyor, dolayısı ile nitelikli düşünce, kaliteli yaşam için çok seçici davranmakta fayda var. Hele hele günümüz dünyasının karmaşası içerisinde her şey, eskisinden daha fazla gayret etmeye muhtaç.

Artık iş dünyasına hazır olup olmadığınızı birbirinden ayıran öğrenme yetkinlikleri var. Bu öğrenme yetkinliklerine sahip olmanız, sizin tercih edilebilirliğinizi artırıyor ya da ortadan kaldırıyor. İletişim, medya ve teknoloji dünyasında yaşadığımızın artık farkında olmamız lazım. Bu durum bizlere iletişim, medya ve teknoloji kapsamındaki her şeye asgari düzeyde hâkim olmamız gerektiğini gösteriyor. Artık, “Ben Office programlarını çok iyi kullanamıyorum” deme gibi bir lüksünüz yok. Telefondan maillerinize bakabilmeli, sosyal medya hesaplarınızı etkili bir şekilde kullanabilmelisiniz. Ayrıca teknoloji üzerinden iletişiminizi yönetebilmelisiniz. Sosyal medya hesapları deyip geçmeyin, artık konuya hâkim işletmeler sosyal medya hesaplarınızı, CV’lerinizden daha fazla önemsiyor ya da sosyal medya hesaplarınız sizin işe alınıp alınmayacağınız noktasında belirleyici unsur oluyor. Buna benzer daha birçok teknoloji aletini biliyor, kullanabiliyor ya da en azından kısa sürede hâkim olabilecek durumda olmanız gerekiyor.

Eskiden sadece yüz yüze iletişim vardı, artık sadece yüz yüze iletişim yok. Artık çok farklı iletişim yöntemleri var. Online toplantılar, görüntülü görüşmeler, sosyal medya iletişimi bunlardan bazıları. İletişim dediğimiz şey artık işbirliği ile birlikte anılıyor. İletişim becerileriniz konuşulduğunda kolektif çalışma kültürü üzerinden de değerlendiriliyorsunuz. Bu ne demek, güçlü bir iletişime, bu vesile ile kolektif çalışma kültürüne hâkim olmanız lazım demek.

Güçlü bir iletişimin ve kolektif çalışma kültürünün içerisinde sayılacak birçok madde var ama en önemlilerinden biri kritik yani eleştirel düşünme, diğeri de problem çözme yeteneğidir. Eleştirel düşünme dediğimiz şey biraz mantığa dayanır. Duygulardan ziyade akılla hareket etmeyi gerektirir. Eleştirel düşünme yeteneği, 21. yüzyıl yetkinlikleri açısından çok önemli bir madde iken bizim açımızdan büyük bir eksikliktir. Yaşadığımız coğrafyada maalesef eleştirel düşünce kültürü çok fazla gelişmemiştir. Bu ve önceki saydığımız eksiklikler bir araya geldiğinde ise doğal olarak ciddi bir problem çözme sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu özelliklerin eksikliği ya da yetersizliği, sadece problem çözme yeteneğinin değil aynı zamanda kreatif ve inovatif olabilmenin de önüne bir engel olarak geçmektedir.

Özetlemek gerekirse, yeniliklere açık ve üretken olma, yeni şeyler söyleyebilme ve yeni şeyler söyleyecek bir kafa yapısı için okuma, eleştirel düşünce kültürünü benimseme ve problem çözme yeteneğini geliştirme, güçlü bir iletişime sahip olma, işbirliği içerisinde çalışmaya yani kolektif çalışma kültürüne hâkim olma, bilgi, medya ve teknoloji temelli yetkinliklere sahip olma 21. yüzyılın insanından asgari beklenen yetkinliklerdendir.